Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1336
 

Fareleri temizlemek,

Fareleri temizlemek,
 

Görsel internetten alıntı


Henüz  civan yaşımda Sayın Demirel'i ve Rahmetli  İsmet İnönü'yü Meclis kürsüsünde birbirinin yüzüne bakarak yiyilir, içilir, cinsten olmayan söz ve söylemlerini dinlemiş, biraz sonra Meclis koridorunda candan, içten tokalaşıp hal hatır sormalarına bizzat şahit olmuştum. İşte o günden beri siyaseti sevmemiş, adeta siyasetten nefret etmiştim.

Aslında varlığı hayli eski olan ancak esas 1946 doğumlu olan siyaset pek yaşlı sayılmaz. Siyaset doğduğu günden bu güne kadar, o rolü oynayan figüranlar esas özü ve görevi olan, Devlet işlerini düzenleme, yürütme, sanatından ayrılmış, hep çamurlu ve bulanık sulu göllerde bir birine çamur atmakla, söz düellosu yapmakla zaman  ve güç kaybetmiştir.  

İktidar olma arzusu ile Türkiye ve Türk halkını yönetmeye talip olan politikacılar, bütün fiil ve faaliyetlerini karşılıklı bir birini yıpratmakla geçirmişlerdir. Böyle siyaset anlayışı artık iflas etmiş. Bu siyaset yoğun bakımdadır. Artık iyileşmesi, şifa bulması mümkün değildir. Ruhuna Fatiha okunmalı.

Geçmişten günümüze kadar, halen hayatta olan siyasetçilerin bazı sözlerini hatırlayalım.

Bunlardan ne köy olur, ne kasaba. Ben ona iki keçi teslim etmem.( Rakibin biz halk çocuğuyuz demesi üzerine ) O halk çocuğu da biz  o.........çocuğu muyuz?  Kerhaneleri kapatalım da bizi mi s.......ler. Ege ne bir Türk gölüdür, ne bir Yunan gölüdür. Ege bir göl değildir. ( S.Demirel )

Özal'ı onursuzca indiririz. Kaybedersem Rodos'a kadar yüzerim. ( D.Baykal )

Kayseri'ye liman  kuracağız. Trabzon'u Akdeniz'in incisi yapacağız. Ablanızın bıdığı hepinize feda olsun. ( T.Çiller )  

Satıyoruz, satıyoruz bitmiyor ( K.Unakıtan )

Otuz beş idam imzalarken bile elim titremedi. Asmayalım da besleyelim mi?. Çoktandır idam olmuyordu, bazı kişilerin idam edilmesi gerek. Çankaya'yı artık bırakıyorum. Heveslileri gelsin biz hevesimizi aldık. ( K.Evren )

Sahte MİT çinin tutuklanma haberi kendisine bildirilince " Mert Çiller tutuklandı". Ben terör örgütüne yardım ve yataklık yapıyorum diyorsam, bir bildiğim vardır  herhalde. ( K.Kılıçdaroğlu )

Seçim vakti geldi, şimdi seçim sırası, ya teslimiyetçilik ya milliyetçilik. Allah'a şükür, Bush  ve Barzani ağzıyla  konuşmuyoruz. ( D.Bahçeli )

Askerlik yan gelip yatma yeri değildir. Sizi gidi geziciler sizi. ( T.Erdoğan )  

On, on beş yılda bir fidan bile ağaç olur, dal verir, yaprak verir, gölge meydana getirir. Meyve verir bağ ve bahçeyi gülistan'a çevirir. Fidan sonra çınar olur köşesine çekilir. Bu siyaset anlayışı ile, yıpranmış denenmiş, pörsümüş artık kendini tekrar eden, çeyrek asır önceki dünyayı yaşayan, değişen ve gelişen dünyadan habersiz. Kendisini emekli edebilme ve yenilere yol açma faziletini gösteremeyen, uzak görüşü, basireti, meselesi, davası, çilesi, endişesi, Büyük rüyası, Metafizik ürperişi, esprisi, nüktesi olmayan parti liderleri normal demokraside hiçbir zaman liderlik yapamazlar. Ülkede iç ve dış politikayı, ekonomiyi, güvenliği yürütemezler. 

Zaten o yüzdendir Ülkemize demokrasi getirilmek istenmiyor. Demokrasi gelse söyledikleri sözlere, söylemlere dikkat ederler. Böyle siyasetle idare edilen bir ülkede, ülke başbakanı idam edilmiş. Başbakanlık yapmış bir diğeri yüce divanda yargılanmış, bir başkası altı kez gönderilmiş, yedinci kez getirilmiş. Birlikte çalıştıkları Genelkurmay Başkanı ve diğer yüzlerce komutan için Silivri kampı inşa edilmiş, neden kaldırdığını kendilerinin de bilemedikleri idam ile yargılanmışlar ve ömür boyu hapis cezası ile cezalandırılmışlar.  

Bu gün Türkiye'nin yönetimini sevk ve idare eden siyasetçilerden biri; “ Biz on yılda ancak fareleri temizledik “ sözleri acizliğin belirtisi değilmi? Aradan on yıl geçmiş halâ çamur atma, mazeret bildirme siyaset  ise o siyaset komaya girmiştir. Sormazlar mı insana  “temizlediğiniz farelerin yerine hangi sinekleri yerleştirdiniz" Bir başka siyasetçinin; " Arkadaşlar biz zam yapmıyoruz, Biz benzine ayarlama yapıyoruz" sözleri halka hangi gözlerle bakıldığının delil ve emaresi değil miBu siyaset yolunda yolculuk yapanlar önünü ufkunu göremez. Pusulayı şaşırırlar umutsuz, hayalsiz  ve yorgun düşerler. Böyle siyasetçi yolculardan ülkeye, ve ülke halkına  fayda gelmez.

Bir düşünürün veciz ifadesiyle;

"Bir işçi gömleği üzerinde bir yağ lekesi dikkat çekmeyebilir, fakat bir frak üzerinde bir tebeşir tozu hemen belli olur “ Bazı Makamlar, bazı mevkiler, bazı şahsiyetler hafife gelmez, acizliği ve pişkinliği kabul etmez. Vatandaş seçmen kendi idarecilerini, vekillerini, siyasetin iplerini elerinde tutan yöneticilerin her türlü söz ve söylemlerinde ciddiyet arar.Toplumu uyutan sözlerden, halkı koyun gören gözlerden ve zihniyetten uzak görmek ister.

Yeni bir görüş, yeni bir anlayış, yeni bir ruh, yeni bir siyaset anlayışı aranmalı ve bulunmalı. Onunla yola devam edilmeli.Türkiye ve Türk halkı bu siyaset anlayışı ile sevk ve idare edilemez. Her parti ve parti lideri Türkiye ve Türk halkının 10, 15, 20  yılını  gem vurulmaz  istek ve arzuları yüzünden heba etmemeli.

Bu yıpranmış, eskimiş, çürümüş, yozlaşmış ve erozyona uğramış siyasetin çizgileri, sınırları, mevkisi, adası ve paftası yeniden belirlenmeli. Siyasete yeni kural ve kaideler getirilmelidir.

Siyaset hizmet sanatıdır. Kalkınmada, ilerlemede , yenilemede çağdaş ülkeleri yakalama ve onları geçme yarışıdır. Siyaset mazeret bildirme, senlik, benlik yapma, karşılıklı çamur atma ve söz düellosu yapma sanatı değildir.

O nedenle bu siyaset anlayışı eskimiş, yeni bir siyaset anlayışı  arama zamanı gelmiştir. Yeni bir siyaset anlayış yolu bulunmaz ise, Türk halkı artık bu siyaset anlayışı ile yönetilmek istemez. Kendi kendini yönetmek ister.

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN                  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Saygıdeğer Burakgazi, gerçeklerin oturduğu çerçeveyi bu kadar kalın ve belirgin çizgilerle dile getiren kimse olmamıştı. Sarfedilen sözler, yerine getirilmeyen vaatler ayan beyan, herkesin bildiği bir ses oluştururken, sizin ifadenizi tekzip edecek birilerinin çıkmayacağı vakıadır. Siyasetin, Türk halkının birlik ve beraberliğinin tehlikeye girdiği bir ortamda yürütülür olması da ayrı bir endişe kaynağıdır. Siyaset yürütülürken, yandaşların alkışlarına değil, muhaliflerin yürek yakan iniltilerine de ses verilmesi ve onlarla dialog kurulması, iktidarların yücelmesi için bir fırsattır. Temenni ederim, bu gidişat düşüş tirendinden, yükselişe geçer. Selam ve saygılarımla. Refik Başdere

Refik Başdere 
 08.09.2013 23:41
Cevap :
Kıymetli Refik Başdere : Sayın Refik Başdere'nin tüm okurlarımızın yazılarına yaptığı yorumlar paha biçilmez yorumlardır.Böyle yorumlar insanın ufkunu genişletiyor,mesele mahiyetinin derinliklerini ortaya çıkarıyor.Kendisini tanımakla şanslı olduğumu görüyorum.Zahmet,zaman ve paha biçilmez bu yorumunuza teşekkür ediyorum.Selam ve saygılar sunuyorum.Her daim size ve tüm aile fertlerine sağlık ve mutluluk diliyorum.  09.09.2013 10:51
 

Elinize emeğinize sağlık sayın Mehmet Bey, bizim ülkemizde yalan söz söyleme sanatı...Bunların kendilerini düşünmekten başka ne halkı ne devleti ne de ülkeyi düşündükleri var. O koltuklarda ki esrar nedir bilinmez. Oraya oturan çok şeyinden feragat ediyor. Çok doğrusunuz artık bu ülkenin genç dinamik bilinçli eğitimli ülkeyi hak ettiği çağdaş uygarlık seviyesine gerçekten taşıyacak buna yürekten inanan gençlere ihtiyaç vardır. Hem de acil. Yoksa," dün dündür bu gün bu gündür " zihniyetiyle yönetmeye kalkanların güzel ülkemi getirdikleri durum ortada. Elinize emeğinize bilginize gönlünüze sağlık. Selam ve saygılarımla.

Hanife MERT 
 08.09.2013 15:05
Cevap :
Kıymetli Hanife MERT: Sizin bu yorumunuz bu biçarenin yazısını tarifi imkansız güzellikte nakış etti.Bizim Türkiye çok güzel bir ülkedir.Ne çare ki "bağ güzeldir, bağ güzeldir,Bağban ile bağ güzeldir,bağ kötüdür, bağ kötüdür, Bağbansız bağ kötüdür.Bu sözler bizi uyandırmalı,Yazdığınız gibi özellikle genç nesil ortaya çıkmalı.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   09.09.2013 11:20
 

Yeni siyaset anlayışını da bir çerçeve içine alarak,hayırsızlığın hayra nasıl dönüştürüleceğini de belirtmişsiniz,sayın Burakgazi dostum.Dediğiniz gibi: Alalede uslubun hücumları siyasete çok zarar vermiştir.İstikbali hazırlayıp düzenleyecek yeni zekâların yeni yollar açmasına izin verilmeli artık.Cins cins kötü niyetlerin siyaseti ele geçirmesine de karşı çıkılmalı ve bu yanlışlıklara ve keyfiliğe fırsat verilmemelidir.Barış,demokrasi ve özgürlüğü öne çıkarayan siyaset siyaset değildir,sadece bir aldatmacadır... Bilgilendirmeniz güzeldi.Eski yüzünden yeni kurulamıyor.Yeniyi gerçeğin ışığına tutmak herkese görev olmalı sanırım.Selam ve saygılarımla sağlıcakla kalınız.

Abbas Oğuz 
 07.09.2013 21:27
Cevap :
Kıymetli Öğretmenimiz Abbas Oğuz : Biçarenin yazısını bu güzel yorumunuzla nakış ettiniz.Mevcut siyasetin çizgilerini, sınırlarını,Türk halkı çizmeli.Yeni bir elbise edip beğenen siyasetçilere giydirmeli.Zahmet,zaman ve çok önemli yorumunuz için teşekkür ediyorum.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  08.09.2013 22:02
 

Gerçekleri dile getiren insanı düşündüren hatta zaman zaman üzen kahrettiren gerçekler bunlar Sayın Burakgazi ne yazık ki.Makam mevki ne olursa olsun koltuklara yapışıp kalmamalıyız,ardımızdan gelenleri vatan millet aşkıyla yetiştirmeli ve gerçekleri görmeleri konusunda çaba harcamalıyız ama gelin görün ki sizinde belittiğiniz gibi yıllar yılı süren egolu davranışlar insanı soğutuyor malesef.Bu anlamlı paylaşıma teşekkürler selam ve sevgiler.

Şennur Köseli 
 07.09.2013 19:31
Cevap :
Kıymetli Şennur : Siyasetçiler,Siyasetin bütün çizgilerini,bütün sınırlarını kendi menfaatlerine uygun hazırlıyorlar.Bakınız Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir dönem hatta bir dönemden de az Millet vekilliği yapanlar ömür boyu Maaşa bağlanıyor.Bunu hazırlayanlar, oyları ile kabul edenleri kendileri.Bu ve benzer bir çok konuları artık Türk halkı düzenlemelidir.Yoksa ömür boyu ve bizden sonraki nice nesiller koyun kuzu olur çorak yerlerde otlatılır. Zahmet,zaman ve paha biçilmez yorumunuz için teşekkür ediyorum.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  08.09.2013 22:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 607
Toplam yorum
: 7049
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1756
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster