Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mart '07

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
574
 

Fark yaratmak..

Fark yaratmak..
 

Okulun ilk gününde 5' nci sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu ögretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Ancak, bu imkansızdı, çünkü ön sırada, oturduğu yerde bir yana kaykılmış, ismi Teddy Stoddard olan küçük bir oğlan vardı.

Bayan Thompson bir yıl önce Teddy’yi izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. İlave olarak, Teddy tatsız olabiliyordu. Bu öyle bir noktaya geldi ki, bayan Thompson onun kağıtlarını büyük kırmızı bir kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (X) yapmaktan ve kağıdının üstüne büyük “F” (en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu.

Bayan Thompson’un okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Teddy’nin kayıtlarini en sona bıraktı. Ancak, onun hayatını gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karşilaştı.

Teddy’nin birinci sınıf öğretmeni söyle yazmiştı, “Teddy gülmeye hazır parlak bir çocuk. Ödevlerini derli toplu ve temiz yapıyor ve çok terbiyeli. Onun etrafta olması çok eğlenceli.

İkinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı, “Teddy mükemmel bir öğrenci, sınıf arkadasları tarafından çok seviliyor, ama annesinin ölümcül bir hastalığı oldugu için sıkıntı içinde ve evdeki yaşamı mücadele içinde geçiyor.”

Üçüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı, “Teddy’nin annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Teddy elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor, ama babasi ona ilgi göstermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evdeki yaşamı yakında onu etkileyecek.”

Teddy’nin dördüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı, “Teddy içine kapanık ve okulda derslere çok fazla ilgi göstermiyor. Çok fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor.”

Bayan Thompson problemi kavradi ve kendinden utandi. Öğrencileri ona güzel kurdelelerle ve parlak kağıtlarla sarılmış Noel hediyeleri getirdiğinde bile çok kötü hissetti, Teddy’nin ki hariç. Teddy’nin hediyesi bir marketten aldigi kalın, kahverengi ambalaj kağıdı ile beceriksizce sarılmıştı, Bayan Thompson onu diğer hediyelerin ortasinda açmaktan acı duydu. Bayan Thompson paketten taşlarından bazıları düşmüs yapma elmas taşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şisesi çıkarınca çocuklardan bazıları gülmeye basladi… Ama o bileziğin ne kadar güzel oldugunu haykırdığında çocukların gülmesini engelledi, bileziği takti ve parfümü bileklerine sürdü. Teddy Stoddard o gün okuldan sonra ögretmenine sunu söylemek için kaldi, “Bayan Thompson, bugün aynı annem gibi kokuyordunuz”. Çocuklar gittikten sonra, bayan Thompson en az bir saat ağladı.

O günden sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeyi birakti. Bunun yerine, çocukları eğitmeye başladı. Bayan Thompson Teddy’e özel dikkat gösterdi. Onunla çalışırken, zihni canlanmaya baslıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu. Yılın sonuna kadar, Teddy sınıftaki en zeki çocuklardan biri oldu ve tüm çocuklari ayni derecede sevdiği yalanına rağmen, Teddy onun gözdelerinden biri idi.

Bir sene sonra, Bayan Thompson kapısının altında Teddy’den bir not buldu, ona hala tüm yaşaminda sahip oldugu en iyi öğretmen olduğunu söylüyordu.

Altı yıl sonra Teddy’den bir not daha aldı. Liseyi bitirdiğini, sınıfında üçüncü olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi öğretmen olduğunu yazmıştı.

Bundan dört yıl sonra, bazı zamanlar zor geçmesine rağmen okulda kaldığını, sebatla çalışmaya devam ettigini ve yakında kolejden en yüksek derece ile mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı. Yine Bayan Thompson’un tüm yaşamindaki en iyi ve ne favori öğretmen olduğunu yazmıştı.

Sonra dört yıl daha geçti ve başka bir mektup geldi. Bu kez fakülte diplomasını aldıktan sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini açıklıyordu. Mektup onun hala karsılaştığı en iyi ve en favori öğretmen olduğuyla sona eriyordu. Ama simdi ismi biraz daha uzundu. Mektup şöyle imzalanmıştı, Theodore F. Stoddard, MD. (tıp doktoru).

Öykü burada bitmiyor, görüyorsunuz.. Ortaya çıkan baska bir mektup var. Teddy bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyordu. Babasının birkaç hafta önce vefat ettigini açıklıyordu ve evlenme töreninde Bayan Thompson’un damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu.

Şüphesiz Bayan Thompson bunu kabul etti. Ve tahmin edin ne oldu? Taşları düşmüş olan o bileziği taktı; dahası, Teddy’nin annesinin süründüğü parfümden sürdü.

Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Stoddard, Bayan Thompson’un kulağına şöyle fısıldadı, “Bana inandığınız için teşekkür ederim Bayan Thompson. Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark yaratabileceğimi gösterdiginiz için çok teşekkür ederim”

Bayan Thompson, gözlerinde yaşlarla fısıldadı, şöyle dedi, “Teddy, yanlış şeylere sahiptin. Bir fark yaratabileceğimi bana öğreten sensin. Seninle tanışıncaya dek, nasil öğreteceğimi bilmiyordum”.

(Bilmeyenler için, Teddy Stoddard, Des Moines’teki Stoddard Kanser Binası olan Iowa Methodist’te doktordur.)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 2076
Kayıt tarihi
: 12.02.07
 
 

Hayatla doğrudan ilgiliyim, hemen hemen her konu ilgimi çeker, ancak mistik, metafizik, tarih ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster