Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '12

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
238
 

Farkında olmak

Farkında olmak
 

Farkındalık çalışmasından...


“Durup dururken iş çıkartıyorsun” dedi içimdeki ses. Öyle ya, bir düzen kurmuştum. Haftanın gidişatı belliydi. Kendime ayıracak zamanım da vardı. Ne diye yeni bir çalışma hazırlıyordum ki?

Uzun yıllar yoga yaptıktan sonra, bana iyi gelen başkalarına da iyi gelsin diye yoga eğitmenliğine başlamıştım. Öğrencilerimin gelişimi beni teşvik ediyor ve dersleri daha bir heyecanla hazırlıyordum. Hamilelerin daha sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmeleri, sağlıklarla bebeklerine kavuşmaları ne büyük mutluluktu. Yetişkinlerin hem özel yaşamlarında hem de iş yaşamlarında gelişim göstermeleri de öyle.

Bir yandan dersler devam ederken, diğer yandan da yazılarımı yazıyordum. Çeşitli mecralara hazırladıklarım ve bir gün kitap olma hayali ile kaleme kuvvet yazdıklarım.. Ayrıca kendi gelişimim için katıldığım sohbet toplantıları, okuduğum kitaplar, çalışmalar.

Zamanın akışının hızlandığı, kayıpların sıkıntıların ve soruların arttığı bir döneme girmişken, “ne yapalım herkes kendi bacağından asılır” diyemedim. Gerçi bu söze sonuna kadar katılıyorum. Gerçekten de öyle. Ancak koyunun bu durumun farkında olması gerektiğine de inanıyorum.

İçinde yaşadığımız dönemin oluşturduğu girdaplara kapılıp yok olmamanın da şimdide kalmaktan geçtiğini biliyorum. Velhasıl bu konuyu anlatabilmek ve henüz farketmeyen ya da bilip de uygulayamayanlara ve de çok iyi bilenlere de hatırlatma amaçlı bir çalışma hazırladım.

Bu tip çalışmaların gereği duyurular yapıyor ve anons edilen tarihlerde de farkındalığa açılan kapıyı katılımcılara gösteriyorum. Soruyorlar, “neden kapıyı siz açmıyorsunuz” diye. “Olmaz” diyorum, “ bunu sadece siz yapabilirsiniz. ”Aslında koyunun seçimi burada devreye giriyor işte. Çünkü hiç birimiz hazır olmadığımız bir başlangıç çizgisine adım atamayız.

Seçenekleri bildikten sonra da iki yol açılıyor önümüzde. Ya kendi sorumluluğumuzu yüklenip yola devam edecek ve farkında bir hayata geçeceğiz, ya da sorumsuzluğu seçip, başımızı kuma gömeceğiz. Konu şu; “Uyanmak ya da uyanmamak. İşte bütün mesele bu.”

Bir de önüne gelen kapıyı açmak varken öylece görmezden gelerek duranlar ya da arkasını dönüp gidenler var. Tabii iş bununla da bitmiyor. Kapının varlığını fark ettikten sonra,  onu sadece aralayanlar ya da ardına kadar açanlar da söz konusu. Hepsi katılımcının elinde. Bana düşen kapının yerini göstermek. Gerisi neye hazır olduğunla ilgili.

Anlayacağınız kapılar çok önemli. Ne çok yol ayırımı var bu kapılarda. Her koşulda size bir yol gösteren varsa, bunun kıymetini bilin derim. Bu çalkantılı dönemlerde uyanan, farkına varan, şimdiyi yaşayan ancak ayakta sapasağlam kalabilecek.  Tüm çabam da bu yüzden zaten.

Bu aralar hem bu farkındalık çalışmasına yoğunlaşıp hem de kapılarla ilgili öyküler yazınca, ortaya böyle sonuçlar çıkıyor işte. Herkesin kendi kapısını fark etmesini, açabilme cesareti göstermesini ve getirecekleriyle şimdide kalmasını diliyorum.

Çimen Erengezgin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 167
Toplam yorum
: 42
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 597
Kayıt tarihi
: 08.09.11
 
 

Yazar ve Yoga Eğitmeni ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster