Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '19

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
24
 

Farkındalık Senin Farkında mı?

Can, neyi farkındasın?

Farkındalık, içinde sıkışıp kaldığın enerjiden seni çıkarandır.Yalnız bu farkındalığı başkalarına veya herhangi bir durumun farkındalığı zannetme.Senin kendinle ilgili farkındalığından bahsediyorum. Kimsin sen? Yolun ne? Nereye gidiyorsun? Nereden geldin? 

Duygusallık... Sana bu zamana kadar duygusalsın denildi mi? Etrafında duygusal olarak addettiğin, addedilen kaç kişi var? Duygusal dediğimiz insanlar belki de farkında ve farklı olanlardır? Ne dersin?

Dünyayı değiştiren tek şey yargılar, eleştiriler ve başka bakış açıları yerine kendileri olmayı arzu eden ve bildiklerini seçen kişilerdir.

Bu hikayenin kahramanı da onlardan biriydi, farkında olanlardan. Oysa bunu hikayenin başında kendisi bile bilmiyordu...

Sabah olmuştu. Uzun zamandır beklediği haberi bugün alacaktı nihayet. Oysa beklemek ve ummak enerji alanını sıkıştıran bir şeydi. Seren bunu bilmiyordu. Yatağından kalkıp yere basar basmaz ayağına batan cam kırığıyla bağırdı. Bu da neyin nesiydi şimdi?

Gece açık bıraktığı camdan gelen rüzgarın haşmetiyle karşılaşmıştı oysa sadece.

Bir ayağıyla seke seke banyoya yöneldi. Cam batan parmağını yara bandıyla sarıp aynaya baktı.Göz altları çukurlaşmıştı. Neyse aman, takılma devam et Seren dedi kendi kendine.Son zamanlarda kendiyle ne çok konuşur olmuştu. 

Kahvesini içip giyindikten sonra bir eliyle makyaj yapıp diğer eliyle o gün yapacaklarının listesini inceliyordu. Yapılacaklar listesi hiç bitmezdi Seren'in. İki eli birden boş kaldığında nereye koyacağını da bilmezdi ellerini belki ondandı bu sürekli meşguliyet hali. Hızlıca evden çıktı. Arabasına yöneldiği sırada arabanın anahtarını evde unuttuğunu fark etti. Hay ya, bugün de böyle başladıysa diye söylenmeye başladı yine kendi kendine. Anahtarı alıp sitenin otoparkına geldiğinde 10 dakika kaybetmişti bile. Oysa zaman göreceli bir kavra değil mi? Bugün velayet davası vardı. Kızının. Beş yıldır ondan köşe bucak saklanan kızının. Onun için önemliydi bugün, çok önemli. Ofiste masasının üzerinde duran fotoğrafa sarılmak yetmiyordu ona. Adliye binasına geldiğinde avukatıyla buluştu. Ozan yani eski eşi gelmemişti davaya, avukatı vardı sadece. Nasıl bu kadar rahat olabiliyor bu adam ya? Bana yaşattığı bu durum karşısında utanıyor belli ki, benimle yüzyüze gelmek istemiyor diye düşündü. Onu bu kadar yıpratan şey bu zihin konuşmalarına inanmasıydı. Dava görülürken şahit diye çağırılan adamın adını duyunca kulaklarına inanamadı. Babası, evet evet kendi öz babası eski damadına kızı çocuğunu alamasın diye şahitlik yapmak için gelmişti; ben gelemem orası çok uzak dediği memleketinden kalkıp bunun için gelmişti. Seren hayatında birçok durumla karşılaşmıştı onu alt üst eden yine de buna hazır değildi. Böylesini hiç düşünmemişti. Babasının anlattıkları sıradan şeylerdi. Anlaşmazlıklar, kavgalar vs... 

Dava bitti . Kızının velayeti babasının şahitliğine rağmen Seren'e verildi. Böyle hayal etmemişti bugünü, kızına kavuşacağı günü varoluşundaki sonsuz şükürle alıp kabul edeceğini düşünmüştü. Oysa alıp kabul etmesi gereken başka şeyler bekliyordu onu. Siz kolay alıp kabul eder misiniz peki? Neyi mi? Her şeyi?

Mesela sizi hiç tanımayan insanların sizinle ilgili yaptığı  kendi bakış açılarından oluşan yorumlarını?

Takdir etmeyi ve takdir edilmeyi? İhtiyaç duyar mısınız buna? Ben duymam,çünkü bakış açıma göre gerçek takdir kişinin kendine olan takdiridir. Bunu kibirle karıştırmayın lütfen.

Alıp kabul eder misiniz, bu beni çok mutlu etti veya bu beni çok üzdü dediğiniz herhangi bir durumu ya da kişiyi?

Zihin boş kaldığında seni peşi sıra sürükler. Zihnini ve bilincini fark edip kullanmak senin elinde bunu biliyorsun değil mi? Bunu yapmak için kendini başkalarından ayrı tutmaman hepimizin bir ve bütün olduğunu alıp kabul eder misin?

Tanımlar mısın kendini kolayca veya başkaları seni tanımlar mı kolayca? Senin için bunun değeri nedir?

Başka zihinleri ve hayatları gözlemlemeye çalışmanın senin için değeri nedir? Bizler, insanoğlu sadece zihinden ibaret değiliz. Kendine ruh koyman ve ruhunla başka ruhlara da ilham olman dileğiyle. 

 

Kemal Alkan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 90
Kayıt tarihi
: 25.09.17
 
 

Bu dünyayı gücünün güçsüzlüğünde saklı olduğunu fark edebilenler ile  inandıklarıyla, hissettikle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster