Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '07

 
Kategori
Ankara
Okunma Sayısı
772
 

Farklı bir kent...

Farklı bir kent...
 

İlginç bulduğum yerlerden bir yer Ankara. Büyük caddelerinden geçerken benim gibi geçenlerin benim geçtiğimden haberi olmadan onlarında geçip gitmesi hep ilginçlik duygusu uyandırır. En ilginç olanı da yanımdan geçip gidenleri bir daha göremeyecek oluşum.

Bu günlerde çok şenlenmiştir cadde ve sokakları. Sakarya caddesin de bir kahve içimi sürede gördüklerimi yazsam yüzlerce kitap ederdi. Gördüklerim arasında yanımdan geçenlerin geçip gitmelerine bakmaz, konuşurdum onlarla tabi. Ne hayat hikayeleri vardır onlarda gün yüzüne çıkmamış. Ne konular vardır hiçbir kitap yazmamış...

Farklı yürüme taktikleri vardır mesela geçip gidenlerin. Sağa sola bakmadan yürüyenler, bakanlar, yol verenler, vermeyenler, birbiririn üstüne yürüyenler, geçtikten sonra üstüne yürüdüğü kişiyi tanımadığı halde onun hakkında saatlerce iç yorumu yapanlar, yorum yaparken kendi asıl işini unutanlar, yürümeyi sevenler, sevmeyenler, vitrinciler, evde sıkılıp sokağa çıkanlar, oyalananlar, işi olanlar, mekanı olanlar, olmayanlar, binalara girip çıkanlar, yüksekten bakanlar, köşede bekleyenler, tüm gelip geçenleri tarayarak tanıdık birini arayanlar, tüm gelip geçenlerin onun göreceği uzaklıktan geçerlerken o bölgenin tek bakıcısının kendisi olduğunu sanıp başka bakanlara sert bakış yollayanlar, hepsi var sakarya caddesinde sadece yarım saat kalmakla gözükenler arasında. En çok da kimseye ihtiyacım yok havası yapanlar var bu caddelerde. Ama nafile... Oradan geçenler olmasa kimseye ihtiyacım yok havasını kime atacak acaba bu tipler. Gözlüklüler gözlüksüzler, temizler, kirliler, uzunlar, kısalar, güzeller, çirkinler... Güzeller?boşverin onlar ayrı bir alemdeler.

Hastaneler, parklar, kurumlar, bakanlıklar, genel müdürlükler, alt müdürlükler, okullar, mahalleler, alışveriş ve aynı zamanda gezinti merkezleri, mağazalar, metro ankaray yolcu peronları, arabalar, otobüsler-birde kaptanları var ki onların sormayın, işi sadece aracı vitese takıp direksiyon çevirmek olmasından başka bişey olmadığını bildiğim kişilerden olan insanların otobüsün ön camından bakıldığında aya gitmeye hazlanan uzay aracı kaptanı görüntüleri, hostesleri, hemen üstlerinde uçan helikopterler, onların üstünde yolcu uçakları, kurumlar-kurumlar... Tarihi kişilikler, anıtlar, resimler, üst-alt geçitler.

Resmii kurumlarda kurum içi ilişkiler, vatandaş ilişkileri, sadelikler, saygı, kültür. Kendini beğenmişlik edaları. Öğleden sonra ucuzlayan simitten yemek için öğleden sonra ucuzlayan simitin yolunu gözleyenler, üretenler, tüketenler, dar alanlarda yer bulamayıp yürüyüp geçerken kendilerinden sonra gelenlerin oradan geçinceye kadar ki süreye kadar akılda kalanlar yada hiç kalmayanlar.

Kısaca her süliette bir hikaye, her hikayeyi okuyacak kadar imkanın olmadığını bilmek. Ankarada yaşayan herkesi tanımak isterdim ama hayalden öte bir şey değil tabi ki.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1178
Kayıt tarihi
: 17.06.07
 
 

1974 Ankara doğumluyum. Üniversite mezunuyum. Evli iki çocuk babasıyım. Halen Antalya'da yaşıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster