Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
242
 

Farklı cins ortak iş

Öncelikle kadın ve erkek yine aynı terazide , ayrı kefelerde değerlendirme yada sentezleme durumuna geldi ne yazıkki. Nedir bu kadınların erkeklerden çektiği, erkeklerinde kadınlardan çektiği. Çok kolay malzeme: her ortamda , her sorunda, yada her başarı ve başarısızlıklarda.

Yine başrollerde kadın ve erkek :) Ne yapalım, ne onlarla , nede onlarsız olunamıyor.

Kadın zekası her daim tartışmaya açık olmuş ve hatta kadın beyni daha ağır çekiyor gibi tartışmalara gebe kalmıştır bu konu. Yada erkek beyni ağır diye, fark yapmaz bence. Değilmiki biri olmadan diğeri olmuyor, yada olunursa denge bozuluyor.

Uzun zamandır kulak kesildiğimde insanların konuşmalarına, her iki cins'te kendi hemcinsleriyle çalışmaktansa, karşı cins'le iş ortaklığı yada mesai paylaşımının daha verimli olduğunu söylüyorlar. Acaba ne kadar doğru tartışılır, hatta görece bir kavram bence.

Ama tecrübeyle sabit , epey fazla olmakla beraber, yakınanda çok elbette. Konuyu nereden ele aldığına, bakış açısına, verimliliğe, paylaşıma v.s. bir sürü olaya bağlı bu konu bence.

Mesela aynı iş yerinde patron yada üst düzey bir sorumlu kadın diyelim. Çalışanların bazı ihtiyaçları, yada sıkıntıları var. Öncelikle karşı cinsten birine iletin sorununuzu. Bir kere kimse inkar etmesinki kıskançlık kadınların ruhunda, genlerinde yapısında var.

Bu kıskançlık karşısındakini hor görmek yada aşağılamak anlamında değilse bile, en azından giyimine şöööyllee bir göz süzer. Kesinlikle üst yöneticinizden daha bakımlı ve alımlı olmaya çalışmayın neyseniz o olun. Oraya çalışmaya gidiyorsunuz podyuma değil. Yada yarışma platformu da değil bir bakıma.

İstisnalar kaideyi bozmaz deyip kendini geliştiremeyen, aşamayan bazı kesimlerin incelenmesi diyebiliriz. Zamanla zaten insanlar iç dünyalarını ve yüzlerini sergilemeye başlayınca, kalıcı olamayacaklarını yada orasının ona fazla geldiğini anlayacaktır.

Bakımlı olmak her kadının hakkı ve çok önemli bir detay, ancak herşeyin bir ölçüsü vardır. Ortama ayak uydurmak, sırıtmamak koşulu ile. Neyse konuyu dağıtmayalım toplaması zor oluyor :)

Ne kadar patron olursa olsun , başarılara imza atsın, nedense bazen keskin fikir ayrılıklarına düşülüyor. Aslında kadın ve erkek hemcinslerinin duygularını çok daha iyi bildiği için alınan yada alınacak her kararda tahmin
yürütmek daha kolay olur.

Üzerinde düşünürken kadın erkeği, erkek'te kadını anlamaya çalışıp zekalarındaki parlak fikirleri paylaştıklarında, ortaya çok renkli sonuçlar çıkabilir. Bir çok insan bunu zaten değerlendiriyor tabiki. Erkek daha stratejik konulara önem verirken, kadın duygusal tepkimelerin sonuçlarını izleyebilen biri oluyor.

İşin biraz esprili tarafıydı giyim, kuşam, kıskançlık ama gerçek şuki ikiside olmadan olamaz. Bazı iş ortamlarında izlediyseniz eğer , yada şahit olmuşsunuzdur. Bir konu ortaya atıldığında , bu öneride olabilir kadın erkeği, erkekte kadını çok iyi dinliyor, dinlemesini biliyor. Hatta karşılıklı fikir alışverişleri daha verimli oluyor. Rekabet her sektörde var olan ve olması gereken bir olgudur. Sanmıyorum ki, yada istisna, bir erkek ondan bir adım önde olan bayanı rakip görsün. Yada bayan erkeğin ayağını kaydırma çabasına girsin. Zaten konu başarı, kariyer değil şu anki yazıda. Ne insanlar var kadın erkek gözetmeden, başarının peşinde koşmuşlar hatta zirveyi zorlayan potansiyeller var. Ama gerçekten aklınızdan geçirin bir kere. Herhangi bir yerde, yer vermek için, yada bir adres sorup cevap alırken konu danışılırken, proje üzerinde çalışmalar yaparken, harika dialoglar geçer iki cins arasında.

Bu öncelikle saygı ve nezaket gereğidir. Bir kadının kadına seslenirkenki ses tonuyla erkeğe seslenişi bile farklıdır. Erkek 'te aynı şekilde olması gereken tonlamayla ve hissiyatla konuşur bayanlarla. İşte ilk iletişim ses tonundaki mesajda gizlidir.Bazen erkekler, kadınların güçsüz, zayıf olduğunu düşünür ve söylerler. Kadın işte ne beklersin gözyaşı, duygusal sömürü, tamam artık performans beklenmez gün bitti.

Ama erkeklerde unutmasınlarki, en can alıcı noktalarda, detaylarda, kadının kıvrak ve pratik zekasına hayran kalmışlardır. Reklamlarda bilbordlarda, hatta ne alakası varsa yıllardır prelli reklamında boy boy kadın resimleri vardır. Kadın bu şekilde neden kullanılır. Üretim çalışmaları , tanıtımlar, show room, istatistik belirleme, kampanyalar, gösteriler, form düzenleme, bildiri , reklam v.s. v.s.

Bir sürü tanıtım propagandası olarak neden hep kadınlar vardır başrollerde. Çünkü önce cazibe, görsellik, iletişim netliği ve kuvvetliliği. Yollarda broşür dağıtan yüzlerce üniversiteli gençlerimiz var. Erkek olan, kadınlara daha fazla ulaştırabiliyor. Kadın olanda erkeklere bu bir incelik , nezaket, karşı cinsin cazibesi hoşluğu belkide.İletişim hemen hemen her anımızda var.

Otobüsle şehiriçi yolculuk yapın, bileti biten bir erkek, yada akpil'i yoksa birilerinden para karşılığı bilet almak zorunda, nerdeyse ineceği yere gelmiş halaaa arıyor..Şoför suskun bekliyo. Ama bu bir bayan olursa süpeerr tamam hanımefendi sorun değil geçin.

Aslında güzel, acı ama gerçek. Bu konu uzayıp gider herkesin eminim yazacak, söyleyecek çok deneyimi vardır.

Yüzeysel olarak anlatmak istediğimi anlayan anlamıştır herhalde.

Velhasıl; ne kadın ne erkek, farketmez , insan olarak birbirimize ihtiyacımız var. Bu konu devede kulak sonuçta.


sevgilerimle,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tebrik ederim.. Bu kadın erkek mevzuuna böyle tarafsızve gerçekçi yaklaşan ender kadınlardan birisiniz. :)

Ertuğrul Şimşek 
 12.02.2008 17:40
Cevap :
teşekkür ederim. saygılarımla  13.02.2008 9:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 662
Kayıt tarihi
: 20.01.08
 
 

1966 İstanbul doğumluyum. Arçelik A- Bayanlar Milli voleybolcusuyum. A.Ö.F.İnsan kaynakları Halkla i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster