Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '13

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
138
 

Farklı gündem

Farklı gündem
 

Her şey istendiği gibi gelişemiyor; bazen hiç bir şey yapamıyorsunuz. Benim vakkamda olduğu gibi, ne kadar aksini iddia etsen de, insanlar senin de normal bir insan olduğunu kabullenemiyorlar. 

Bunu ilk kaza olayında öğrenmiştim çünkü o güne kadar, herhangi bir sorun için, herhangi bir arkadaşımdan, annemlerden veya herhangi birinden hiç bir zaman yardım talep etmemiştim... Bu durum 2 türlü sonuç doğurdu: 

Birincisi ben yardım isteme şeklini bilmiyordum 

İkincisi insanlar benim yardım talep etme ihtiyacında olduğumu anlamıyorlardı... 

Sonuçta ise ben yardım edilmeden ortada bırakıldım. Oysa gerçekten yardıma ihtiyacım vardı. 

Babamların hakkınını yiyemem, beni  iyi ya da kötü hiç bir zaman terk etmediler. Ama arkadaşlarım(ki o zamanlar onlar dostlarımdı) birer, birer hayatımdan yok oldular. Enteresan tarafı ise, onlar yok oldukça, yerlerine ben doldum. Belki de bu kadar şişmanlamamın sebebi de budur;  latife(espri) yapıyorum... 

Asabi Kedi, gerçek adıyla Yunus, bu Osmanlıca kelimeleri kullanmama çok kızıyor ve haklı da! Nitekim benden başka kimse bu kelimeleri kullanmaya tenezzül etmiyor. Olabilir! Fakat benim için fark şu ki ben o kelimeleri, yabancı kelimelermiş gibi görmüyor, Türkçemizi zenginleştiren malzemelermiş gözüyle bakıyorum onlara! Ama en azından onun uyarılarını dinleyip mamafih, lakin gibi önemli kelimeleri hayatımdan çıkardım. 

Dün yani 16 eylül, fuarın ilk günüydü ve önemli ölçüde başarılı geçti benim ve Bendmak için. 2 sebepten ötürü: Birincisi Airbus Hamburg Bendmak’ın müşterisi olacak tıpkı Vestel ve Baymak gibi; ikincisi ise yıllardır çözemediğim Çek Cumhuriyeti sorununu bu fuar vesilesiyle çözmüş olacağım... 

Makina sektöründe 10. senem ve buradan çıkan sonuç ise iş hayatımın yarısı bu sektörde geçmiş. Ve bu sektörde çalışan en eskilerdenim. Şimdi popüler bir sektör haline geldi sayemizde. Ancak biz başladığımızda hiç bir profesyonelin bilmediği bir sektördü. Elimizde büyüdü diyebilirim! 

Fuarda o kadar çok kişiyi tanıyorum ki Türk ve yabancı, neredeyse bu fuar benim çöplüğüm. 9 yıldır geldiğimi düşünürsek, avucumun içi gibi biliyorum. 

Ve gerçekten mutlu, huzurlu ve gururluyum. Yarattığım marklardan gördüğüm saygı ve sevgi, hiç durmadan işittiğim “Anıl Abi” olarak burada değişen ismim,  müşterilerin Bendmak markasından son derece keyif almaları, standımda 4 yıldır çalışan ve fuarın her zaman en güzel kızı ilan edilen Elvan, iş partnerim Yavuz, ve her şey beni inanılmaz ölçüde mutlu kılıyor. Tek sorunum ise 9 yıldır Hannover şehrini gündüz gözüyle gezmemiş olmak! Ama önümüzdeki sene kimseyi dinlemeyip birkaç gün erken geleceğim... 

Hayata dair biriktirdiğimiz iyi şeyler stoku, bir gün gelir, bize geri döner. Buna iyilik yap, iyilik bul da denir. Dün iki kişiye iyilik ettim: Bir kıza parasal yardım yaparken, diğer bir adamı arabama alarak yağmurdan kurtardım. O kadar çok mutlu oldum ki anlatamam. 

Hayatın yalınlığından bahsederken, bütün bunları kastediyoruz: Ne ekersen, onu biçersin... 

Hasat öyle kolay gelmez. Bazen beklemek gerekir ya da o yıl hasattan verim alamazsın. Ve hayatta öyledir. Bazen durur ve gitmez! Böyle zamanlarda arabayı sağa çekip yağmurun geçmesini beklemek gerekir. Çisiliyorsa sorun değil, şayet yağdıyorsa, durup düşünmek gerekir. Ve bazen de plan yapmak -ne yaparsam ben bu durumdan kurtulabilirim- demek gerekir. 

İşte böyle bir şey; yardım talep etmekten utanmayın. Ayıp bir şey değildir kesinlikle ve bazen hiç tanımadığınız kimseden bile, yardım isteyebilirsiniz. 

Görüşmek üzere... Sevgiyle ve saygıyla kalın....

ANIL...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Mamafih" "bununla birlikte", "lakin" "ama, ancak" anlamlarına geliyor ve ikisi de Arapça kökenli olduğu için ben kullanmıyorum. Üstelik bizim kuşak (Ar. nesil) için bu sözcükler fazlasıyla eski. Yine de sen istediğini kullanmalısın, ben tarzının kendini belli etmesi için belli bir sözcük haznesi olması gerektiğini savunuyorum. Örneğin ben olabildiğince Türkçe sözcük kullanmaya özen gösteriyorum. Seninki de eski ve yeni sözcüklerin karışımı bir dil olabilir, ancak bu kez genç kuşak seni anlamakta zorlanabilir. Sen yine de bildiğin, hoşlandığın gibi yazmalısın. İyilik yapmanın ise insanı huzura kavuşturduğu bir gerçek. Karşılıksız olması onun değerini artırıyor kuşkusuz.

Güz Özlemi 
 19.09.2013 22:19
Cevap :
Sen tam bir editör gibi düşünebiliyor ve bu doğrultuda öneriler getiriyorsun. Ve kesinlikle senin söylemlerine saygı duyuyor ve onlardan faydalanıyorum. Ve dikkat edersen, ben de uygun bir dil ve yöntem arayışı ve sonuçta değişikliği içerisindeyim. Dil ne kadar yalın olursa, içerik o kadar anlaşılır. Şu konuda %100 haklısın, gençler beni okumuyor. Ve bu konuda birşeyler yapacağım sevgili dostum...  20.09.2013 7:59
 

En başta bahsettiğiniz duruma ben de o kadar tanıdığımdır ki bazen insanı isyan bile ettirir. Sanki dünyalı değil de Satürnden gelme süpermenleriz yada herkesin canı can bizimki patlıcan! Oysa temel ihtiyaçlar ve yardımlaşma bağlamında bütün insanlar aynı ihtiyaçlar içindedir zaten. Ancak bu noktada etrafımızdaki insanları neye alıştırdığımız da çok önemlidir. Ben, tabiki kendi yapacağım şeyi yine kendim yapmak koşuluyla, işi de, sevinci de veya derdi-sıkıntıyı da "hakça" paylaşımcıyımdır mesela, ama siz demekki söylemeyen bir yapıda olduğunuz için insanların da sizi "sorunsuz, yardıma ihtiyacı yok, o nasıl olsa halleder" şeklinde düşünmesi doğaldır da haliyle. Fuar da hayli yoğun ve yorucu geçiyor olmalı,ama önemli olan manevî yorgunluklar olmaması. Hele de böylesine başarıyla dopdolu bir tatmin ve takdir doygunluğu, bedenî ve fikrî yorgunluğu siler süpürür zaten.Ve evet biz hayata ne gönderirsek o da bize onu gönderir.Ama zamanına, kendi karar verir:) Herşey gönlünüzce olsun dilerim.

Filiz Alev 
 19.09.2013 21:11
Cevap :
İnsan gençken ve olgun değilken, gerçekten ve ihtiyatsız olarak, isyan eder. Öldüremeyen acı, beni hep büyütmüştür. Bazen genetik yapımız ya da kimyamız buna müsait değildir. Hem ben, hem Ecrin, biz, bebekliğimizde dahil, kendi kararlarını almak isteyen insanlarız. Belki de bu yüzdendir ki insanlar ve belki de ailemiz, bunun tersi bir durum olduğunda, fark edemiyordur. Siz biliyorsunuz; ben belki de mükemmel olmadığımızı kastederken, mükemmel olmadığımı kastetmiyorumdur. Tüm Maslow ihtiyaçlar silsilesine rağmen ve de bütün insanlar davranışsal olarak buna uyarken, ben bunun ötesinde ve de faklı bir kişilik olduğumu kabullenmiş birisiyim...  20.09.2013 8:05
 

Güzel ,akıcı ve düşündüren gündem okurken diğer taraftan da düşündürtüyor acaba evet evet hı hı der gibi..selamlarımla.

Tülay EKER 
 18.09.2013 17:41
Cevap :
Düşünmek kesinlikle güzeldir ve bir başladınız mı alışkanlık yapar. Umarım hep düşünürsünüz. Yazımı beğenmenize son derece mutlu oldum...  20.09.2013 8:08
 

Merhaba ANIL; "Onlar yok oldukça, yerlerine ben doldum" dedin, bu sözünü çok beğendim...Büyümeye devam ederken, bu kadar "şey"i yaşamasak böyle büyür müydük ki? Osmanlıca kelimeleri kullanmayı ben de çok severim ( eskiye nazaran daha az kullanır oldum da:) "iyilik yap, iyilik..." sözünü hiç tanımadığım insanlara yapınca daha etkili daha anlamlı geliyor bana da ...hayatımızın her aşamasında bilgi, bilinç...her aşamasında sevgi, her aşamasında emek var olduktan sonra sırtımız yere gelmez diye düşünüyorum...Gözyaşlarımızın değeri, ederi şu an paylaştıklarımız...Sağlık ve saygıyla,sevgiler..

Nil ALAZ 
 18.09.2013 14:02
Cevap :
Sevgili Nil, gariptir ama -belki de anlaşılmazdır-, kesinlikle sen ve ben ruh eşiyiz. Omuzumda bir dövme var ve ismi ANK; Nil nehrinin havzasından doğan suyun 3 kola ayrılmasıyla ilgili, bizde de ab-ı hayat olarak geçiyor, Haç ve Sonsuzluk işareti bu hiyerogliften türeme. Açıkça şüphem bu işarette geçen Nil'in sen olduğuna dair! Tabii ki yine latife yapıyorum. Ölmeden olgunlaşmak en iyisi! Ya Allah muhafaza dayanamayıp, çatlayıp ölseydik ve bizden ölü bir kuşa dair işaret yapsalardı, nice olurdu halimiz? Desteğin için her zaman teşekkürler...  20.09.2013 8:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 613
Toplam yorum
: 1632
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 269
Kayıt tarihi
: 10.04.11
 
 

Eric küllerinden doğduktan sonra dünyada büyük değişiklikler olsa da Türkiye'de çok fazla şey değ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster