Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1099
 

Farklılıklar…

Farklılıklar…
 

Farklılıklar, bir araya gelme mi, yoksa uzaklaşma nedenleri midir sevenler için? Aslında kişiden kişiye değişir bunun cevabı… Kimilerine göre farklılıklar değil midir, insanları zenginleştiren… Kimilerine göre de farklılıklar değil midir, insanları yalnızlığa iten… Kendimce; birincisi güçlü insan işidir, ikincisi ise zayıf…

Aslında kişinin kendisidir sonucu ortaya çıkaran… Nereden, hangi niyetle ve de hangi açıyla baktığı önemlidir… Aslında, bizler yalnız karar veremeyiz. Daha da doğru söylemek gerekirse karar verdirttirilmeyiz nereden, hangi niyetle ve de hangi açıyla bakacağımıza… Ne kadar iddia etsek de kendimiz kendimiz olarak bakıyoruz diye, ‘baktırmazlar’… Sürekli yerimizi değiştirmemiz için çabalarlar… Kendimiz olmamızı istemezler… Sevdiğimizle aramızdaki ortak yönleri görmemizi engellerler, farklıymışız gibi gösterirler… Çünkü bilirler, bir kişiyi sadece ve sadece onu gerçekten sevebilecek bir diğer kişi kendisi olarak ortaya çıkarabilir, onu kırlarda koşturabilir ve tüm prangalarını kırdırabilir… Ona mutluluğun şiirini yazdırabilir…

Ne olur peki, kişi sadece farklılıkları görürse ve benzerlikleri göz ardı ederse? Ayrılıklar gelir, kavuşmalar gider…

Hem bu dünya’da kim tıpa tıp aynıdır ki? Var mıdır, böyle bir şey? Olmaz, olamaz… Aynı ebeveynlerden olma kardeşler dahi aynı değildir ki sevenler olsun… Kim söylerse inanmam, inanamam, inandıramazlar… İmkânsızdır… Ancak zamanla benzer insanlar birbirlerine, tabi ki o da ancak o ilişkide kendiler kendiler olarak kalabilmeyi becerebilirlerse, çevresel faktörlerin etkisi en düşük seviye kalırsa mümkün olur...

Önemli olan onu olduğu gibi yani âşık olduğun haliyle sevmek, onun, sende olmadığından etkilendiğin, hayranlık duyduğun, bağlandığın özelliklerini geliştirmesine yardımcı olmaktır, kendinden vermeden, kendine saygını yitirmeden… Ancak böylesi ortamlarda, sağlıklı bir yuva kurulur ve sağlıklı nesiller yetiştirilir… Yoksa boştur gerisi… Amaç onu kendine benzetmek de olmamalıdır, çünküüüüüü o durumda bir süre sonra senden farklı olduğundan, âşık olduğun, hayranlık duyduğun kişiyi değil de onun yerinde kendi kendini bulursun ve sıkılırsın…

Ne demişti adını hatırlayamadığım ünlü bir şairimiz: ‘Aşkı bulmak kolay değildir de… / Bulduğunda kaybetmemek ise hiç kolay değildir’… Burada anlatılmak istenen, âşık olan kişilerin çevresel faktörlerden ötürü karşılaşabileceği zorluklardı… Duygu adamları hep böyledir, aşkı yakaladım dediği anda hep bir şekilde kaybederler… Ancak hiç ‘neden?’ sorusunu sormazlar kendilerine… Sevdiklerini de suçlayamazlar, sadece ‘farklıyız’ derler ve geçiştirirler… Çünkü seviyordur O’nu zaten, sevmese böylesi sudan bahanelerin ardına saklanmaz… Duygu adamları hep böyledir zaten, kendilerine yalan söylerler, ihanet ederler, başkalarını mutlu etmek için… Bir çözüm bulmak gereklidir acilen; Evet, en doğrusu, âşık olunan kişiye, aynı ortamı o güne kadar paylaştığımız diğer insanları tercih etmektir… Çünkü en kolayı odur da ondan, ‘o zaten kaç gündür hayatımda ki’ derler ve kendilerine de acı çektirdiklerinin farkında olmadan, yeni bir limana varmak için demir alırlar, mutluluğu orada bulacakları umuduyla… Aslında, mutluluk zaten kendileriyle aynı gemide liman liman dolaşır, demir attıklarında beraber karaya çıkar… Sorun ‘mutluğu yakalayamamak’ değildir aslında, çünkü o oradadır… Önemli olan ‘hah tamam mutluluğu gördüm, şimdi yakalıyorum’ dediğimiz o andan sonra nelerin olduğudur… Nelerin mutluluğu yeniden göremez hale bizleri getirdiğidir… İşte bu noktada, acı bir tedavi dönemini başlatabilmelidir kişi… Ancak, bu, kişinin o acı dönemi yaşamaya gücünün olup olmadığına, isteyip istemediğine bağlıdır…

Aslında hastalığın ilerlememesi için yapılması gerekenleri de açıklamıştı o adını hatırlayamadığım ünlü şairimiz aynı şiirinde: ‘Âşık olduğunda / Hayatında bir defa olsun ben diyebilmeyi…/ Yani, bencil olmayı becerebileceksin…’

Hastalığın ileriki durumlarında da uygulanması gereken tedavi de yine o’nun mısralarında gizliydi…

Onu bunu bilmem kardeşim…

Dayanacaksın, seviyorsan

Dur diyeceksin, seviyorsan

Yaranı kanattırmayacaksın, seviyorsan…

Acıların değil de, mutlulukların şairi olmak istiyorsan

Sürekli arayan değil, bulduğunu kaybetmeyen olmak istiyorsan

İçindeki güzellikten insanları mahrum etmek istemiyorsan

En önemlisi de kendine ihanet etmeye devam etmek istemiyorsan

Bırakmak istemeyenlere

Vermek istemeyenlere

Paylaşmak istemeyenlere

Dur diyeceksin

İşte böyleeeeee; bizleri yönlendirebileceği iki yön vardır ‘farklılıkların’… Hangisini seçtiğin çok önemlidir… Çünkü sonunda iki farklı son ile biten iki farklı senaryo ortaya çıkar… Birisi sonsuza kadar mutluluğu arattırır, diğeri ise geçici bir süre acı çekme, çektirme hissi verse dahi, ki aslında yoktur öyle bir şey, kişiyi mutluluğa, güzele götürür… Aslında, bu mutluluk, bu güzellik herkes içindir… Yalnızca, sevip de kavuşamayanlar için değil, onları sevenler içindir de aynı zamanda….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Apansız çıkıverir karşımıza.Farklılıklar aşkın düşması olarak çıkar hayat sahnesine.Oysa farklılıklardır aşkı besleyen,hayatı tek düzelikten kurtaran,yaşama renk katan.Aşk farklı da olsak hayata aynı pencereden bakabilmektir,iki kişilik penceremizi kim olurlarsa olsunlar bizim dışmızdakilerin perdelemesine izin vermeden.mutluluklar sizinle olsun.

izmirlim 
 17.06.2007 9:10
Cevap :
Cok haklisiniz hanimefendi... Ask farkli veya ayni olmayi bilmez... Iki farkli insanin yillar süren cabalari sonucu bir araya gelmek icin verdikleri mücadelenin sonunda ortaya mükemmel bir birliktelik cikar ki bu acili bir sürectir herkes dayanamaz... Am dedim ya bunu görebilmek, ve bu güzellige ulasabilmek icin en farkli noktalardan bir araya gelebilmek eserlerin ve de mutluluklarin en güzelini ortaya cikarir... Bu yolda giden ve de yillardir sabir eden birisi olarak yaziyorum bu cevabimi size... Ask aslinda asik olundugu anda karsidakinin ortaya cikan ve de dis dünya tarafindan etkilenemeyen ruhuna kardsi duyulan bir histir ve de gercek duygu da odur... Ama sonradan araya giren baska ruhlar, bu farkli dünyalardan gelen insanlari bior araya getirmemek icin cbalar dururlar, iste burada cok sakin olup yanlis yönlere sapmamak en önemlä ayrintidir... Her sey gönlünüzce olsun, en derin saygi ve sevgilerimle....  18.06.2007 22:18
 

Değişmemek imkansız geliyor bana, nereden çıktığı belli olmayan rüzgarlar yön veriyor gibi yada günebakan çiçeği gibi güneş ne tarafta bakışların orda olsun der gibi. Bencillikle aşk bağdaşır mı yada bencil olanlar aşık olabilir mi? olur neden olmasın da ,aşk bencil bir yüreğe dayanabilir mi?.. Aşkı tanımadan cevaplar verebilmekte zor. Yazınızı okudum soru işaretleri arttı içimde,Sürekli arayışlar da can acıtıyor ve devamlı vermek zorunda kalabiliyorsunuz, aşk farklı biçmlerde ortaya çıkar, farklı bakış açıları taşır her aşık, aynı olabilir mi senin ve benim aşklarımız aynı dogrultuda gider mi , verirken almak sana ne anlatır, bana ne? , yada mecnun bile leylayı , leylanın mecnunu sevdiğinden farklı sevmiş midir?... Çok kafam karışmış değil mi? Esen kal

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 02.05.2007 14:20
Cevap :
Güzel yorum ve de sorular için teşekkürler, sevgili hemşerim....  02.05.2007 16:52
 

başkaları için değişmek ya da başkalarını değiştirmeye çalışmaktır sevginin en büyük katili...her insanı ayrı bir birey yapanadır zaten farklılıklar!kim ister ki zaten kendinden bir tane daha yanıbaşında;o zaman ne katar ki onun varlığı bana?madem bir aynımı istiyorum,o zaman aynalar yetebilmeli bana!yazınız için teşekkürler hocam bir de çukurova dan geçtiğimiz haziranda mezun oldum,özlettiniz bana oraları!saygılar,sevgiyle...

Burcu İLERİ 
 13.03.2007 20:33
Cevap :
Sevgili Burcu, bu yazım için yaptığın yorumların ve önemlisi de katkıların için teşekkürler... Çukurova'lı dayanışması dedikleri de bu olsa gerek... Sevgiyle kal...  13.03.2007 20:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 855
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

Kimim? Nereden gelir, nereye giderim?29 Kasım 1970 tarihinde Türkiye'nin Doğu-Batı geçiş yolunun en ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster