Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '16

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
215
 

Farklılıklarımıza rağmen aynı sınav adil midir?

Farklılıklarımıza rağmen aynı sınav adil midir?
 

ADİL BİR SINAV


TEOG sınavına giren (sadece teogla da bitmez bu sürece kadar okulların, bilgisayar destekli sınavların, özel kursların sürekli bir sınav maratonu)12-14 yaşlarındaki çocuklar aslında sınav kaygısını ebeveynleri gibi yaşamazlar. Onlar sınavın sonucunun uzun vadede kendi hayatları üzerinde olumlu ya da olumsuz etkilerini tahlil edemezler. Bu çocuklarda ancak ebeveynlerin öğretmenlerin ya da okulun kendilerinden beklentileri ve üzerinde olumsuz bir durum oluşturma endişesiyle sınav korkusunu yaşarlar. Bazı durumlarda da kendi bireysel ilişkilerinde arkadaşını geçme ve kıskançlık oluşur. Tabi bu da sınav yarışı ve rekabetin oluşturduğu bir sonuçtur. Bu öğrencinin üzerinde yalan, ikircilik ve paylaşmama duygularının gelişmesine neden olur.

Sınav kaygısını öğrenci üzerinde oluşmasını sağlayan ebeveynler, okul, öğretmenlerdir. Bu kaygıyı daha fazlaca da bunlar yaşarlar. Bu durum da öğrenciler üzerinde olumsuz durumlar oluşturur. Öğrenciler, onların bu yarışında memnun etmek, hayal kırkılığına uğratmamak için büyük bir baskı altında bu yarışa hazırlanırlar.

Eğitim sistemimiz henüz seçme ve yerleştirme üzerine sınav dışında bir alternatif geliştirmediğinden öğrenciler üzerdeki baskıya devam ediyoruz. Genellikle veli çocuğunu okula kaydettikten sonra kendi idealindeki mesleği çocuğunun yapması beklentisi üzerine çalışılıyor. Çocuğun ilgi ve yetenekleri göz ardı edinilerek mutluluğu bunun üzerinden oluşturulmak isteniyor. Seçme ve yerleştirme, sınava dayalı olunca okulda, öğretmende, ailede bütün dikkatlerini ve çalışmasını bu alanda oluşturuyorlar. Okul ve öğretmen başarının ölçüsünü sınava, aile öğrencinin seçeceği okula girebilmesinin buna bağlı olması, öğrencinin potansiyeli, ilgisi hiç düşünülmeden dersler test destekleriyle yüklenmeye başlanıyor.

Öğrencinin sürekli olarak test çözmeye yöneltilmesi, eğitimi sınav merkezli bir hale getirmektedir. Bu uygulama insanın doğuştan gelen öğrenme yetilerini(merak, ilgi, istek)köreltmesine kaybetmesine neden olmakta, hayat boyu öğrenmeyi sağlayacak olan bu yetilerin kaybedilmesi ileriye yönelik gelişme ve yenilenmelerini de engelleyecektir. Bilim ve teknoloji çok hızlı bir şekilde gelişmekte yenilenmektedir. Bundan belki yirmi yıl önce hiç kimsenin konuşmadığı aklına gelmeyen gelişmeleri şimdi yaşamak durumunda oluyoruz. Yirmi yıl sonrada bu günden tahmin edemeyeceğimiz gelişmelerle karşı karşıya kalacağımız muhakkaktır. Bu nedenle o gün karar verme mekanizmalarına ve çalışma hayatının büyük kısmını karşılayacak olan bu çocukların o gün gelişecek bilgilerle donatamayacağımıza göre, öğrenmeyi öğretmek gibi bir sorumluluğumuz bulunmaktadır. Çağımızın hızlı dönüşümüne uyum sağlayacak karşılaştığı yeni problemlere yeni yöntemler geliştirebilecek meraklı, ilgili araştırıcı, mantıklı bireyler yetiştirmek gereklidir. Bunu başarmak o günü ülkemizin üretken ve yaratıcı bireylerle donatmak demektir.

            Sınava dayalı başarı değerlendirmesi, sınavlarda istenilen başarıyı gösteremeyen öğrencilerin kendilerine olan güvenlerini azalmakta, başarma kabiliyetinin yeterli olmadığını düşünen çocuk bu defa eğitimden, okuldan uzaklaştığı gibi, psikolojik sorunlarda yaşamaya başlar. Bu durumdaki öğrencilerin aile ile de ilişkileri bozulur. Ailenin kendi başarısızlığından dolayı kendisine olan güvenlerinin sarsıldığını düşünen çocuk, aileye karşı tavır alır bu durumda ya sessizleşir ya çalışmayarak cezalandırmaya gider ya da agresifleşerek aileye sorunlar çıkarır.

            Bir de bu sınavlarda en alt düzeyde başarı gösterdikleri düşünülen çocuklar var. Bunlarla pek kimse ilgilenmez. Bunların, okulun sınıfın, ilin başarısına bir katkısı olmadığından zaten dışlanmış durumda kalırlar. Aile ya yeterli eğitime sahip değildir ya da artık başaramayacağını düşündükleri çocuklarından bu konuda çoktan vaz geçmişlerdir. Bu çocukların topluma kazandırılması ya da ilgi ve yeteneklerine göre yönlendirilmesi gibi bir sorun yaşanmıyor. Ya çeşitli meslek okullarına gitmek ya da açık liseye kayıt yapıp okulu tümden bırakmayı seçiyorlar. Her yıl acaba bu halde ne kadar çocuğumuz eğitim hayatını bitiriyor. Bu konuda bir istatistik ya da bir çalışma var mı? Bilmiyorum.

            Öğrencinin sınav başarısına yönelmesi, sürekli kazanma ve kendi içinde rekabeti artırıyor. Bir bireyin her şeyi bilmesinin mümkün olmadığı zamanımızda bilimin gelişmesi bilgi paylaşımına, ekip çalışmasına bağlıdır. Sınav eğitimi ezbere ve bireysel başarılara bağlı olduğundan ekip çalışması ve bilgi paylaşımı yapılmaz, üretemeyen bireyler oluşmasına sebep olur. İnsan üreten bir varlıktır. Sürekli gelişmeyi, üretmesini sağlayan ilgi, merak, mantığı ve sorgulama yeteneğidir. Okul insanın doğasında olan bu öğrenme modeline uymadığından okuldan soğuyor. Kendini oluşturmasını sağlamayan bu model üretkenliğini azaltıyor, üretmedeki mutluluğu yaşamayan çocuk okuldan uzaklaşmak istiyor. Sürekli sınavlara hazırlanan öğrenciler, okul dışında, evde ya da dershanelerde bu çalışmaya devam ediyorlar. Bu yoğun çalışmalar öğrencinin kitap okuma isteğini de yok ediyor.

          Eğitim yalnızca akademik bilgilerin verilmesi değildir, bir bitkiyi nasıl yalnızca su vererek yetiştiremez isek insanı da insan yapan değerler vardır bu sanattır, edebiyattır, şiirdir, müziktir, resimdir, spordur. Her insan farklı farklı değerlere ihtiyaç duyabilir. Bunların eksik olduğu bireyler eksik yapı taşları ile oluşan toplumu oluştururlar, bu da sorunların çözülemediği, eksiklerin tamamlanamadığı, gelişmenin yetersiz olduğu bir ülke yaratır.

 

Özkan ŞANAL

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 471
Kayıt tarihi
: 11.08.16
 
 

Anadolu Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği ve Eğitim Bilimleri Enstitüsü Karekter ve Değerler Eğitim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster