Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '12

 
Kategori
Turizm
Okunma Sayısı
12012
 

Fas ve Cebelitarık Boğazı

Fas ve Cebelitarık Boğazı
 

Fas ve Tanca Gezisi


2011 şubat ayında yaptığımız Fas gezisinde; THY ile Kazablanka'ya varışımızın ardından araç ile direk Rabat'a giderek şehir turu yaptık ve akşam saatlerinde Tanca'ya ulaştık.

Kazablanka'nın ardından Fas’ın ikinci büyük ticari liman şehri Tanca'dır. Tekstil, kimya ve maden endüstrilerinin yanı sıra en büyük kazanç tarım ve turizm gelirlerinden elde edilmektedir. Tanca iki farklı şehirden oluşur. Biri Mağrip (Arap ve Berberi nüfus) yüzü, diğeri ise turistik modern Akdeniz şehri oluşu. Şubat ayında değil de Haziran'da gitmiş olsaydık 2 kilometre uzunluğunda, 200 metre genişliğindeki Tanca Plajı’nda yüzmek veya ince kumlarda güneşlenmek gerçekten harika olurdu diye düşündük. Plajın arkasında deniz manzaralı çok katlı konutlar ve oteller mevcut. Özellikle yaz aylarında Avrupalı turistlerin doldurduğu Tanca Plajı’nda; geceleri de eğlenceli vakit geçirmek isteyenler için birçok disko, bar ve restoranlar bulunmaktadır.

Sabah uyandığımda, sekizinci kattaki deniz manzaralı odamdan Cebelitarık Boğazı’na baktığım zaman sanki İspanya kıyılarını görüyorum sandım. Zaten Tanca’ya sadece Cebelitarık Boğazı’nı görmek için bile gitmeye değer…

60 km uzunluğundaki boğazın en geniş noktası Trafalgar Burnu ile Spartel Burnu arasında 44 km, en dar noktası ise Cires Burnu ile Tarija Burnu doğusunda 14 km’dir. En sığ bölgesi ise Boğaz’ın ortası olup buranın derinliği 324 metredir. Cebelitarık adı; Berberi kökenli Arap komutanı Tarık Bin Ziyad'dan gelmektedir. Tarık Bin Ziyad'ın, emrindeki dört gemi ve yedi bin asker ile 711 yılında İber Yarımadası’na hareket ettiği ve İspanya’nın güneyindeki Buheyra denilen yerden karaya çıktıktan sonra askerlerin geriye dönme ümidini kırmak için gemileri yaktırdığı rivayet edilmektedir...

Tanca'nın karşı kıyısında İspanya bulunur ama Cebelitarık Yarımadası İngilizler’in kontrolündedir. Cebelitarık (Gibraltar) yaklaşık 30.000 nüfuslu, resmi dili İngilizce olan Britanya'ya bağlı bir yarımadadır. İspanya'nın en güney ucundaki Ada’nın İngilizler’e ait olması da ilginçtir. Cebelitarık 1462'de Araplardan İspanyollara geçmiş 1502'de resmen İspanyol topraklarına katılmıştır. 24 Temmuz 1704'te İngiltere-Hollanda deniz kuvvetleri tarafından ele geçirilmiştir. İspanya; 1713 tarihindeki Utrecht Antlaşması'yla Kale’yi İngiltere'ye iade etmeyi kabul etmiştir. Avrupa ile Afrika kıtalarını birbirinden ayıran Cebelitarık Boğazı’nın kontrolü bu üç ülkenin elindedir: İngiltere, İspanya ve Fas. Her yıl binlerce geminin geçtiği bu Boğaz’ın ticari ve stratejik önemi çok büyüktür.

Avrupa ile Afrika’yı birbirinden ayıran Boğaz’da; Cebelitarık Köprüsü’nün yapımı da planlanmaktadır. Bu köprü tamamlandığında Müslüman bir ülkenin kültürüyle, Hıristiyan bir ülkenin kültürü arasında bağ oluşturacağı ve Afrika-Avrupa arasında ekonomik bağlantıların artmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir. Boğaz’ın yüzeyinde doğudan batıya giden kuvvetli bir akıntı, derinlerinde ise daha zayıf bir akıntı Akdeniz’den Atlas Okyanusu’na akmaktadır. Bu akıntıları fark eden dünyaca meşhur Fransız deniz bilim adamı Jacques Yves Cousteau’nun (Jak Kusto) Cebelitarık Boğazı’nda yaptığı incelemelerin Kuran-ı Kerim ile örtüştüğünü öğrenmesiyle Müslüman olduğunu anlatan birçok kişi bu şehir efsanesine inanmış gözükmektedir.

Fas'ın Tanca şehri ile İspanya'nın Tarifa şehri arasında her gün 07:00-21:00 arası düzenli feribot seferleri vardır. Feribot biletlerini internetten de almak mümkün olup tek yön 37€’dur. Ayrıca İtalya'nın Cenova, Fransa'nın Marsilya, İspanya'nın Barselona şehirlerinden Cebelitarık Boğazı’na haftanın belirli günlerinde düzenli feribot seferleri de mevcuttur. Tanca, kuzeybatı Afrika Bölgesinde yani Mağrip'tedir. Afrika'nın diğer ülkelerinden Atlas Dağları ve Sahra Çölü ile ayrılan Mağrip ülkeleri, Akdeniz coğrafyası ve kültürü açısından Akdeniz havzasının bir parçası ve Arap kültürünün etkisi altındadır. 19.yy'dan itibaren Mağrip ülkelerinin büyük bölümü Fransız idaresine girmişlerdir. Batı Sahra ve Fas'ın bazı şehirleri ise İspanya tarafından ilhak edilmiştir. 20. yy'da Fas'taki İspanyol şehirleri, Ceuta ve Mellila hariç, bağımsızlıklarına kavuşmuşlardır. Fas, Cezayir, Tunus, Libya ve Moritanya, 1989'da Arap Mağrip Birliği'ni kurmuşlardır. Muammer Kaddafi tarafından bir Arap üst-devleti fikri olarak ortaya çıkan bu birlik, zamanla bir ortak pazara dönüşmeyi hedeflemiştir ancak 2011 yılında Libya ve Tunus demokrasi isteyen halkın ve batılıların yeni hesaplarıyla iç savaşa sürüklenmiştirler.

Mağrip ülkelerinin kuskusa dayanan ortak bir mutfak kültürü vardır. Buna karşın Mısır ve Doğu Arap mutfakları pirince dayanır. Tanca'da da geleneksel olarak her cuma, öğlen muhakkak kuskus yenmeye devam eder. Tanca'da da bulunan Berberiler, bugünkü Fas, Mısır, Libya, Tunus ve Cezayir’i içine alan Kuzey Afrika'nın bilinen göçebe ya da yarı göçebe olarak yaşayan en eski kabilelerdendir. Kuzey Afrika’ya egemen olan Fenike, Kartaca, Roma, Endülüs, Osmanlı ve Fransız kültürlerinden farklı biçimlerde etkilenmiştir. Bölgede 7. yüzyılda yaşanan İslam yayılması sırasında İslamiyeti benimsemişlerdir. Ama Fas'ta Mağrip bölgesinde yaşayan ve Berberice konuşan Yahudi cemaatleri de vardı. Berberi Yahudiler, aynı zamanda Arapça da konuşan Mağribi Yahudilerin alt koludur. 1948 Arap-İsrail Savaşı'nın ardından yerel Yahudi cemaatleriyle Arap cemaatleri arasında gerginlik baş gösterdiğinden, 1950 ile 1970 yılları arasında çoğu Fransa ve İsrail'e göç etmişler. Bugün Fas'ta yerel Berberi Yahudi cemaati artık bulunmamaktadır. Nüfusu 4.000 kişiyi bulan Fas Yahudileri’nin çoğu Kazablanka'da yaşıyor ki bunların bazıları Berberice de bilmekteler.

Halen Berberi Yahudileri’nin İsrailoğulları’ndan olup zamanla dil ve kültürel açıdan Berberiler içinde asimile olduğu mu yoksa sonradan zamanla Yahudiliği mi seçtiği tartışma konusudur. Bugün İsrail'e göç etmiş Mağrip bölgesi yahudileri, kuskus yemeğini İsrail'e de taşımışlardır.

Genelde Tanca'daki tabelalarda, Arapça ve Fransızca beraber yazılmaktadır. Halkın hepsi Arapça konuşmasına rağmen, İngilizce ve İspanyolca turistik yerlerde yaygın olarak konuşulmaktadır. Eğitimde ise Fransızca ilk sırada öğretilen yabancı dil olduğu için neredeyse tüm Fas'lılar ile Fransızca anlaşabilirsiniz.

Tanca'da bulunan yabancı dilde eğitim yapan uluslararası liseler arasında; Amerikan, Fransız, İspanyol, İngiliz liselerinin yanında Türk'lere ait Muhammed Fatih Türk Koleji'de bulunmaktadır.

Tanca'da gezilmesi gereken yerlerin başında Dar el Makhzen veya Sultan Sarayı gelir. 17.yy'da Molla İsmail döneminde yapılmış ve günümüzde Fas El Sanatları ve Antik Eserler müzesi olarak faaliyet göstermektedir. Medine'deki tarihi yapılar arasında bulunan ABD Konsolosluğu 1821 yılında açıldığında; ABD dışındaki ilk Amerikan hükümeti mülkiyeti olma ünvanını kazanmış olup, ABD'nin en eski diplomatik binasıdır. Günümüzde ise Arapça dil çalışmalarına ev sahipliği yapan bir kültür merkezi, müze ve araştırma kütüphanesi olarak kullanılmaktadır.

Fas'ta öğle saatlerinde çekilen fotoğraflar muhteşem ışık verir. Bu sebeple Fas'ın birçok bölgesinde sinema filmleri çekilmektedir. Tanca'da çekilen meşhur filmler arasında; The Bourne Ultimatum, Matt Damon – 2007, Inception, Leonardo DiCaprio – 2010, James Bond filmlerinden; "The Living Daylights" ve "From Russia with Love" sayılabilir. Fransız ressam Henri Matisse'in 1912 yılında Fas'a gelerek birkaç sene bu ülkede kaldığını da belirtmekte fayda var. "Tanca'daki Pencere" isimli tablosu günümüzde, Moskova'da Puşkin Sanat Galerisi’nde sergilenmektedir.

Bun yanı sıra Forbes Dergisi’nin kurucusu Malcolm Stevenson Forbes'in yazlık evi Tanca'da Mendoub Palace'da müze olarak faaliyete geçmiştir. Evde Forbes'in "Kurşun Asker" koleksiyonu sergilenmektedir. Malcolm Forbes'ın Tanca'da yetmişinci yaşını kutladığı doğum günü partisi, dünya magazinini uzun süre meşkul de etmiştir Forbes'in 2.5 milyon $ harcadığı partiye katılanlar arasında bulunan Elizabeth Taylor, Gianni Agnelli, Robert Maxwell, Barbara Walters, Henry Kissinger, ABD senatör ve valileri ile büyük şirketlerin Ceo'ları gibi 800 davetli; dünyanın çeşitli şehirlerinden 3 yolcu uçağı ile toplanarak getirilmiştir. Partide 600 davulcu, akrobatlar, dansçılar ve 300 Berberi süvarisinin düzenlediği Fantasia Şov düzenlenmiştir.

Tanca; Orta Çağ’ın en meşhur gezgini ve Rıhlet-ü İbn Battûta isimli seyahatnamenin yazarı İbni Batuta'nın şehridir. Kendisi ilk gezisini 1325'te Mekke'ye hacca giderek gerçekleştirmiş, zengin, Faslı bir Müslümandır. İbni Batuta'nın hac yolculuğu kendisini dünyayı keşfe yöneltmiş; Afrika, Ortadoğu ve Uzak Doğu'ya yaptığı seyahatleri kitaplarında anlatmıştır. Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık tarafından 2004 yılında Türkçe olarak piyasaya sürülen kitabının tanıtımında; "Tüm zamanların en ünlü seyyahı İbn Battuta’nın dev eseri tam metin olarak nihayet Türkçe’de. Araştırmacı A. Sait Aykut tarafından sekiz yılda beş yüze yakın kaynak taranarak çevrilen İbn Battûtta Seyahatnamesi, YKY’nin 2000. kitabı olarak yayımlanıyor. Kâzım Taşkent serisinden çıkan, 15 küçük bir büyük harita içeren bu dev yapıt, uluslararası İbn Battûta literatürüne katkı sağlayacak çaptadır" denmektedir.

Tanca'nın 40km doğusunda, Martil Nehrinin Rif Dağları’ndan akarak Akdeniz'e döküldüğü deltasında kurulan ve Tanca'nın aksine henüz yabancı turistler tarafından fazla keşfedilmeyen Fas'ın önemli liman şehri Tetouan şehri de görülmeye değerdir. Medina (eski şehir) bölgesi UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde olan Tetouan'da bazı tabelalarda 3 dil görmek mümkündür; Arapça, İspanyolca ve Fransızca. Medina etrafındaki surlarıyla Mağrip bölgesinde Kasbah (yüksek kale) diye adlandırılan semti de; beyaz renkli Tetouan evlerinin üstünde, tezat bir mimari oluşturmuştur. İspanya'dan buraya gelen Yahudiler yüzyıllar boyunca bu bölgede Araplar'la beraber yaşamışlar, ikinci dünya savaşı sonrasında İsrail'e bu bölgeden birçok Yahudi göç etmiştir Günümüzde ise Yahudi ailelerin sayıları çok azdır.

Fas'ın nüfusu 35 milyon civarında ama %30'u henüz 14 yaş altındakilerden oluşmaktadır. 700.000 nüfusu ile Tanca'da da gençler hery erde ve Avrupalı gibi giyinip, batı müziği dinlemektedirler. Akşam güneş battıktan sonra insanlar sokakta dolaşmaya çıkarlar. Gece hayatı saat 23:00'ten sonra başlar ve sabah saatlerine kadar devam eder. Eskinin sırt çantalı turistleri yerine Tanca; yeni limanı, lüks otelleri, barları, yenilenmiş kafeleri, temiz ve aydınlatılmış caddeleri ile turizmde son yıllarda yeni bir çizgi yakalamaya çalışmaktadır. Henüz bir Bodrum, Marmaris olamamış ama Fas'ın gelişen ve modernleşen yüzünü Tanca'nın son yıllardaki değişiminde izlemek mümkündür.


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 4972
Kayıt tarihi
: 26.02.12
 
 

  "Turist Rehberi" kokartı ile Türkiye'de bütün bölgeleri defalarca Amerika'lı, Japon, Avustr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster