Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '12

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
226
 

Fatih Altaylı: Sosyal Medya etkisiz! Çünkü burada "Beş N bir K" kuralı geçmiyor…

Fatih Altaylı: Sosyal Medya etkisiz! Çünkü burada "Beş N bir K" kuralı geçmiyor…
 

Kaç zamandır aklımda olan bir konuyu Fatih Altaylı'nın bir sözü üzerine yazmaya karar verdim... Aslında düşüncemin özünü başka bir sitede yıllar önce yazmıştım... Ancak yetersiz geldi bana o zaman yazdıklarım... Konu medya ve sosyal medya...

Fatih Altaylı önceki akşam Teke Tek programında sosyal medyanın işlevi olmadığını söyledi... Bunu tüm dünya için mi yoksa sadece ülkemiz için mi söyledi tam kestiremedim... Ancak ben ülkemiz için söylediğini düşünüp bu olayı tartışmak istiyorum... Altaylı haklı bir tespit yaptı: Sosyal Medya etkisiz... Çünkü gündemi belirleyen medyanın peşinden koşuyor... Kendisinin gündem belirleme gibi bir derdi yok... Daha doğrusu gücü yok… Yoksa gücü var da ancak yanlış mı kullanıyor?

Medya bildiğimiz medya... Yazılı ve görsel basın diyelim kısaca bu dev boyutlardaki evrensel organizasyona... Sosyal medya ise daha çok facebook, twitter ve binlerce kişisel blog olarak algılanıyor... Görünüşte internetin nimetleri ve insanın özgürlüğü var bu alanda... Ve daha başarılı olması gerekiyor... Ancak tam tersi oluyor...  Sosyal medya, medyanın peşine takılıyor... Anlamı kalmıyor yani... Oradan haber alıp, haberi desteklemek ya da eleştirmek ikileminden başka yapacak şey kalmıyor... Zaten aynı medya içinde yapılıyor bu iş... Aynı haberi değişik şekilde veren medya kuruluşları var zaten…

Sonuç olarak sosyal medya ''hıyarım var diyene, bir avuçla tuzla koşmaktan'' başka bir işe yaramıyor... Yani medyanın reklamını yapıyor... Kendisini kullandırmış oluyor… Oysa bu alan çok bakir ve özgür... İyi kullanılması gerekir... Bu kadar yanlış varsa ortada; kullanıcıların hatası var demektir... Bunlara kullanıcı demek de hata galiba… Çünkü bireylerin (internet ve şirketlerini saymazsak) bire bir kendileri var ortada…  

Medyada bir haberin en namuslu veriliş şeklinde altı kural var diyelim... Meşhur Beş N bir K kuralı... Bir haber için sıralayalım bunları: Habere olay dersek kısaca...

Ne? olay ne?

Nerede? Olay nerede olmuş?

Ne zaman? Olay ne zaman olmuş?

Nasıl? Olay nasıl meydana gelmiş?

Neden? Olayın amacı, nedeni nedir?

Kim? Olay kim/ler tarafından yapılmış/işlenmiş...

Tekrar ediyorum; medyanın en namuslu haber verme şeklidir bu saydıklarım... Ancak sosyal medya'da bu kurallar geçersizdir... Çünkü dünyada her görüşü doğrulayacak mutlaka yeni bir şeyler olmaktadır… Ya da önceden olmuştur…  Buradan yola çıkarsanız medya tarafından kullanılmış olursunuz… Ona hizmet etmiş olursunuz… Bence bunu engellemek için sosyal medya içinde olanların yepyeni kuralları olmalıdır…

Bence sosyal medyada var olanların ilk kuralı, kişisel bağımsızlığın bir onur olarak algılanması olmalıdır… Birilerine, bir düşünceye hizmet etmek, ne olursa olsun dikkat çekmek bu alanın zehiridir…

Ayrıca aşağıda sıraladığım ilkeler üzerinde düşünülmelidir…

Verilmeyen haberi vermek… Medya verdiği haberler kadar vermedikleriyle bir şeylere hizmet ediyor…

Haber anlayışını değiştirmek… Medya mutlaka olayların en tepe noktasını veriyor… Şiddeti ve olumsuzluktan besleniyor… Oysa asıl haber birikimleri görebilmektir… Güzellikleri görmektir…

Verilen haberin amacını bulmak/görmek… En önem verdiğim konu bu… Her haber mutlaka bir şeye hizmet ediyor… Bir şeylere hizmet etmeyen haber bulmak imkansızdır…

Haberin neye hizmet edeceğini algılamak… Yukarıdaki konuyla bağlantılı bu kural… Ancak değişik… Haberin veriliş şekli çoğu zaman gerçekliği karartıyor… Bunu hissedebilmek çok önemli…

Şimdilik bu kadar… Ne dersiniz? Ülkemizden çıkar mı etken bir sosyal medya?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bahsettiğiniz düzeyde ve etkin bir sosyal medya kavramını yaratabilmek için biraz birikim ve teknik destek gerekiyor sanırım. Gündemi belirlemek bizler için (en azından şu anda) ütopyadan başka birşey olmaz. Elimizde habere ulaşma imkanı ve haber sonrasında haberi sunacak teknik bir donanım olmadığına göre medyaya muhtacız. Bu noktada belki özgün yorumlarla, farklı bakış açılarıyla fark yaratma şansımız olabilir. O da artık nereye kadar olur bilmiyorum. Güzel bir analiz olmuş. Kaleminize sağlık. Sevgi ve muhabbetle..

Murat HACIOĞLU 
 29.12.2012 22:50
Cevap :
Günaydın Hemşehrim... Haklısın epey ütopik bir şey gündemi belirlemek... Ancak yinede ütopik bir modelin olması lazım kafalarımızda... Ve bu modele nasıl ulaşılır diye yollar, kurallar belirlemeliyiz kendimizce... Şuna eminim birazda özgün insanlar, görüşler arayan insanlarda çoğalıyor bu toplumda... Karşılıklı gelişecek bu ilişki... İlgine ve katkına teşekkür ederim... Sevgiler...  30.12.2012 12:07
 

Hasan'ım, Bu "sosyal" medyanın yaşı ne, başı ne? Janjanlı bi isim takınca "adam" mı olmuş oluyor? Daha bir okulu bile yok! Kuralları yok! Oturmuşluğu yok! (Yanlış anlaşılmasın. "Küçümseme" değil bu!) Fatih Altaylı abartmış biraz, bence… Henüz emekleyen bebeye "niye maraton koşmuyo bu?" diye sorar gibi bişey olmuş! Hem bu ülkede gündem kıtlığı mı var ki, bir de "sosyal" medya kafa patlatsın "gündem yaratacağım" diye? Tam tersine "gündem enflasyonu" var ki düşman başına! Soruna gelince… Medya (sosyali de), Sivil Toplum'un işi (ve gücüdür). Ülkemizdeki Sivil Toplum'un olduğu (ve geleceği) yere göre verebiliriz bunun yanıtını… Bence daha yapılacak çoooook iş var…

Babür Akdağ 
 29.12.2012 0:52
Cevap :
Günaydın Babür Baba... Bak harika düşünceler gelmeye başladı... Beran hanım vatandaş gazeteciliği dedi... Sense bu işin sivil toplumla gelişip büyüyeceğini söylüyorsun... Bence madem bu işin içindeyiz, kurallarını koymak bize düşer... Veee sanırım sen epey şey söylerdin bu konuda... Sevgiler...  30.12.2012 12:02
 

Çok doğru bir konuya değinmişsin ve bu yazı ile aslında sosyal medyanın tam da gereğini yerine getirmişsin. Fatih Altaylı'nın görüşlerinden irdeleme çıkarmışsın. Bir de sosyal medyanın diğer yanı var, "vatandaş gazeteciliği". Bizler maalesef bunu yapamıyoruz, mevcut bir haberi papağan gibi aynı şekilde aktarıyoruz! Sosyal medyada şu anda yapılan da budur. Ancak bizler profesyonel haberci olmadığımızdan vatandaş gazeteciliği yapmak bizim için o kadar kolay değil, teknik olanaklar da gerekiyor ya da herhangi bir olaya haber gözü ile bakabilme yeteneğimizin de olması lazım. Ben ancak gündemin kendimce irdelemesini ya da eleştirisini yapıyorum ve bu durum beni de zaman zaman sıkıyor. Çünkü kurgulu bir gündem üzerinden yapılan düşünme eyleminin kapasitesi sınırlı kalıyor, yaratıclık kalmıyor. Güzel bir tartışma konusu, düşün gücüne sağlık...sevgiler

ÇokEskidendi 
 27.12.2012 19:41
Cevap :
Zaten bu yazının ama kendini bu işten sorumlu sayanlar.. Kendini bu işin içinde sayanlar.. Yoksa kullanıcıların yüzde doksan küsuru bu alanı, flört sahası olarak kullanıyor... Umarım bu açlık doyarda azıcık başka şeylere sıra gelir... Sevgiler... Not: Senin bu katkın ve desteğin önemliydi...   28.12.2012 9:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 937
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster