Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '16

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1042
 

Fatih Sultan Mehmet öldürüldü mü? Yahudilerin büyük oyunu!

Fatih Sultan Mehmet öldürüldü mü? Yahudilerin büyük oyunu!
 

FATİH'İN ESRARENGİZ ÖLÜMÜ
 
Şanlı olduğu kadar gizemli olan tarihimizin büyük sırlara tabi olduğu göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir gerçek. Bugün yine bu gizemlerin birisi ile karşı karşıyayız. Bizim buradaki asıl amacımız tarihin aslında çok farklı olduğu gerçeğini beyinlere kazıyıp, insanların sorgulama evresine geçişini sağlayabilmektir. Örneğin daha önceki yazılarımda bahsettiğim Atatürk öldürülmemiş de olabilir(ki ben kesinlikle bir suikaste kurban gittiğini düşünüyorum) ancak sorgulamadan gerçeği nasıl bulabiliriz? Ders kitapları sorgulamıyor, okuldaki öğretmenler sorgulatmıyor diye araştırmaktan vaz mı geçeçeceğiz? Aksine her daim irdeleyip sistemin açıklarına çomak sokacağız. Bitkinin suya ne kadar ihtiyacı varsa, tarihin de araştırılmaya o kadar ihtiyacı vardır. Bizim en büyük ödevimiz ezberleri bozmaktır. 600 yıllık çınar yazının konusu, o çınarın en sıkı köklerinden birisi de yazının kahramanı olacaktır. Asrın İmparatoru, İstanbul'un Fatih'i, ayak adımları ile yeri göğü inleten büyük padişah Fatih Sultan Mehmet'in bilinenin aksine çok daha farklı bir ölüm hikayesi vardır. Bize bahsedildiği üzere Fatih Sultan Mehmet Gut Hastalığından değil, baştabiplerinden biri olan Yakup Paşa'nın hain oyunu sonucu öl(dürül)müştür. Şimdi o dönemlere gidip olayların nasıl geliştiğine bir göz atalım.
 
Öncelikle baştabip olan Yakup Paşa'dan başlayalım. Kendisi bir dönme olup(sabetay) İtalya'dan kaçarak Osmanlı'ya sığınmıştır. Aslen bir yahudi olan Yakup Paşa'nın gerçek ismi Maestro Lacopo'dur.(Bazı tarihçiler Jakob Maestro olarak da telaffuz eder.) Osmanlı'nın izlediği en büyük politakalardan biri olan hoşgörü politikası Lacopo'yu çok etkilemiş ve müslüman olmaya karar vermiştir. Bu karardan sonra ise ismini Yakup olarak değiştirmiştir. Yahudilerin Osmanlı'ya ilk girişi Orhan Gazi döneminde gerçekleşmiştir. Bursa'nın fethi sonrası nüfusu arttırmak isteyen Orhan Bey bir ferman yayınlayarak diğer milletlerden insanları ülkeye çağırmıştır. Bu 2.Murat zamanında Edirne'nin alınmasıyla devam etmiş ve yahudiler temel atmaya başlamışlardır. Hatta Yazar Ahmet Almaz'a göre Osmanlı İmparatorluğu'nun gelişmesinde yahudilerin azımsanmayacak bir rolü vardır. Fatih dönemine kadar geçen her zamanda sayıları artan yahudiler, devletin önemli kısımlarına da yavaş yavaş giriş yapmaya başlamışlardır. Halk içinde uyumlu olmaları da bu ilerleyişi hızlandırmıştır. Aralarında en üst kademeye yükselen ise Yakup olmuştu. Yakup, Fatih Döneminde yapılan her seferde padişahın yanında yer almış ve zamanla baştabibi olmuştur. Fatih Sultan Mehmet ise onun bu yardımları karşısında her iki akraba tarafınından ömür boyu vergiden muaf tutulduğunu açıklamıştır. Ve nihayet vezirlik makamına yükselmiştir. Aralarında gayet iyi bir ilişki bulunmasına rağmen Fatih'in son seferinde olanlar olmuştur. Strateji bakımından seferin nereye olduğunu açıklamayan Fatih Sultan Mehmet sefer sırasında rahatsızlanmıştır. O dönemlerde Fatih'in bir diğer tabibi İranlı Lari bu rahatsızlığa bakması için çağırıldı. Lari Fatih'in ayağından kan aldı ancak ağrı azalmamış aksine artmaya başlamıştı. İleri gelenler ise çareyi Yakup Paşa'ya danışmakta buldular. Yakup Paşa ise gelir gelmez "şerâb-ı fariğ" adında bir ilaç verdi padişaha. İlacı içmesinin üzerinden 2 saat geçmeden Fatih Sultan Mehmet rahmetli oldu. Fatih Sultan Mehmet'in ölümünü duyan yeniçeriler ise zaman kaybetmeden İstanbul'a geri dönüp yahudi mahallesini basıyorlar ve ortalığı yakıp yıkıyorlar. Hatta Osmanlı Tarihi üzerine araştırmaları ile bilinen Alman Franz Babinger isyancı askerlerin Yakup Paşa'yı yakalayıp parça parça ettiklerini iddia eder. O dönem bir sürü azınlık olmasına rağmen yönetim ve halk en iyi yahudiler ile anlaşıyordu. Bu olaydan sonra direk yahudi mahallesini basmaları ve rivayete göre Yakup Paşa'yı öldürmeleri acaba neye işaret ediyor. Tarihçi Aşık Paşazade Sultan'ın ölümünü şu beyitler ile açıklar :
 
Tabibler şerbeti kim verdi Hana
O Han içti şarabı kana kana

Ciğerin doğradı şerbet o Hanın
Hemin-dem zari etti yana yana

Dedi niçün bana kıydı tabipler
Boyadılar ciğeri canı kana

İsabet etmedi tabip şarabı
Timarları kamu vardı ziyana

Tabibler Hana çok taksirlik etti
Budur doğru kavil düşme gümâna

Dua et Aşıkı bu Han hakkında
Ki nur-ı rahmete canı boyâna
 
Paşazade'ye göre de Fatih Sultan Mehmet zehirlenerek öldürülmüştür. "Dedi niçün bana kıydı tabipler" dizesinden de anlayabilceğimiz gibi tabiplerin Sultan'ın canına kasten göz diktiği görülmektedir. Yakup Paşa'nın neden böyle bir olaya kalkıştığını anlamak için ise Babinger'e göz atmak yeterli oluyor. Venedik Gizli Arşivler'in de yazdığı üzere Venedikliler Fatih'i öldürmek için 14 kez teşebbüste bulunmuşlardı. Zaten Fatih'in türlü suikast denemelerine maruz kaldığı biliniyor. Fatih Sultan Mehmet'in büyük fetih hareketleri Venediklileri ve Papa'yı fazlasıyla rahatsız etmişti. Onlarda son çare olarak içerden biri olan Yakup Paşa ile anlaşmışlardır ve Fatih'in ölüm fermanını imzalamışlardır. Venedikliler ile küçük yaştan beri husumeti olan Fatih Sultan Mehmet'in ölümü de onların elinden olmuştur. Yakup Paşa'nın elinden verilen "şerâb-ı fariğ" yani  "Cehennem Macunu" adlı ilacın çok tehlikeli olduğu biliniyordu. Bir ayak ağrısı için bu riske girmeye değer miydi ? Bu da bir başka tartışma konularından biri olabilir. Bugünden itibaren Türk-Yahudi ilişkileri gitgide gerilemeye başlamıştır ancak devletin içinde olan dönmeler üremeye devam etmiştir. Osmanlı'nın yıkılışında da bir hayli etkili olan bu dönmeler şu anda ülkenin birçok önemli mevkisinde de yer almaktadırlar. 
 
Fatih Sultan Mehmet'in ölümünü duyan Venedikliler ve Romalılar büyük çanların çalınma emrini vermiş ve coşkulu kutlamalara başlamışlardır. Kutlamalar o kadar büyük ve ihtişamlıydı ki tam 3 gün sürdü. Büyük Türk'ün dünyadan göç edişi hasımları tarafından büyük mutlulukla karşılanmıştı ve havai fişekler atılmıştı. Venedikli bir tarihçi olan Giovanni Sagredo olaydan yıllar sonra şu açıklamada bulunmuştur : "Ölümün bu ateşli, hırslı, yenilmez barbarı nihayet durdurmuş olması, hem İtalya hem de bütün Hıristiyan dünyası için büyük bir şanstı."
 
Büyük Osmanlı Tarihi'nin ( Türk Tarihi'nin) sırlı ölümlerinden biri de görüldüğü üzere Fatih Sultan Mehmet'in ölümüdür. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi tarihimizde üstü örtülmüş bir sürü olay ve yaşanmışlıklar var. Okuldaki tarih kitapları tamamen gösterilmek istenen olaylardan ibarettir. Hepsi yüzeysel olarak anlatılmış ve asıl anlatılması gerekenler hep kenara itilmiştir. Sizce tesadüf müdür bu durum? Orasına siz karar verin. Devletin kılcal damarlarına kadar giren, orada yer tutan, kendi aralarında klikler oluşturan dönmeler(isterseniz mason, sabetayist veya resmi adıyla yahudi lobisi diyebilirsiniz) ülkemizi kuşatmış ve başımızı birçok derde sokmuşlardır, sokmaya da devam etmektedirler. Tarikatların, hacı hocaların kökenine inersek kiminle karşılaşırız sizce? Bu güçlerin arkasındaki büyük güç yıllar önce Osmanlı'yı yıkıp, Fatih'i öldüren güç olabilir mi? O günlerden ders alabilseydik bugün bunları yaşar mıydık?
 
Unutulmamalıdır ki : "Geçmişini bilmeyen, geleceğine yön veremez"  
 
Ve her şey sadece gerçekler için...
 
 
 
UMUT KARADAŞ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3452
Kayıt tarihi
: 06.08.14
 
 

Üniversite öğrencisiyim, ileride Yazar ve Tarihçi olmak istiyorum.   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster