Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '13

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
51
 

Fatih Terim ihanet içinde! Amaaa????

Yine bir maçın teknik yönünden çok maçın dışında kalması, hatta hiç olmaması gereken olayları konuşuyoruz! 

Bilerek mi yaptı bilinmez, ama ne amaçla, ne öfkeyle, ne hırsla yaparsa yapsın; Terim'in içinde  bulunduğu gaflet, delalet ve ihanet affedilmez! Kendisine Real Madrid maçının hesabını hiç kimse sormazken, bütün Galatasaray camiası ağız birliği etmişçesine "Bu turu geçmek zaten mucize  olurdu" diye düşünmeye daha kura çekildiğinde inanmışken, Real maçındaki hiç de ağır olmayan (içerde 6, dışarda 8 yiyenler, köy takımlarından kendi sahasında 7 gol yiyenler, 0 puan çekenler varken bu mağlubiyete kimse ağır diyemez) mağlubiyetin acısını hakemden çıkarmak da neyin nesi?

Eminim Fatih Terim Galatasaray'ı hepimizden daha çok seviyor, yüreğinde hepimizden daha çok sahipleniyordur! Belki bu "aşırı" sevgi, bu kadar strese yol açmış olabilir.. Belki ilk 20-30 dakikadaki "per-perişan" Galatasaray onu bu kadar sinirlendirmiş olabilir.. 

Maçı ne yazık ki izleyemedim.. Ancak geniş özetine baktığımda Dany'nin gördüğü kırmızı kartta hakem yüzde yüz haklı! Ha karttan önce MİY futbolcularının kartlık hareketleri olmuş mudur, hakem bırakın kartı, faul bile çalmış mıdır? Yayıncı kuruluşun özet görüntülerinde bunlar yok.. Böyle birşey olduysa bile bunları yayınlamalarına izin yok zaten!! Ancak ne olursa olsun; 40 değil 80 sene de hizmet etmiş olsanız, Galatasaray'a bu utancı yaşatmaya hakkınız yoktur! Zaten Burak'ın direkten dönen kafa şutu ve kırmızı kart, takımın üstündeki ölü toprağını atmışken böyle bir davranışın açıklaması 2 şıktan biri olurdu: "Ya hoca yukarda da bahsettiğimiz gibi oldukça gergindi ve sonunda patladı; ya da Ordu maçındaki benzer "konsantrasyonu" tekrar denemekte bir sakınca görmedi! İkinci şık, aslına bakarsanız ben dahil kimseye mantıklı gelmese de, çok küçük bile olsa bir ihtimal.. Ancak sebep her ne olursa olsun Fatih Terim'in yaptığı da yapılacak şey değil!

Kendisinin de dediği gibi sanırım bu defa geçen seneden kalan "borcunu" da hesaba katarak; Fatih Terim'e sezonu kapattırırlar. Oysa; bir ihtimal daha var.. Malum herkes başkasını örnek alıyor; çok değil 1 ay önce hakemlere "küfür, tehdit, hakaret" içerikli saldırıda bulunanlar sadece 21 gün hak mahrumiyeti aldı. Bunun 15 günü de milli maç arasına denk ge(tiri)ldi. 2 maçta kalan cezasını eklerlerse olur sana 5 maç.. Ama TFF bu, PFDK bu, Tahkim bu.. Her biri yoğurdu bin bir renge sokuyorlar ama, bir tane akıllı adam kalkıp da "Arkadaş yoğurt dediğin beyaz olur" diyemiyor işte.. 

Benim tahminim sezonu kapatacağı yönünde ama; bakarsınız yine FB maçına denk gelmeyecek bir ceza da çıkabilir. Kim sopa gösterse çünkü, TFF hemen boynunu eğiyor..

Bazı kıt akıllı, sözüm ona blog yazarı olmuş ama adam olmayı öğrenememiş kişilerin de yorumlarına gülüp geçiyorum.. Son dakikada kaybedilen 3 şampiyonluktan 2'sini Galatasaray'ın alması, kendilerine 3'ün 1'inin bile kalmaması bu kadar ağırlarına gitmiş olmalı ki; "şike"den bahsetmekten bile utanmıyorlar hala!

Gelelim yazının başlığındaki "Amaaa???" kısmına...

Sene başından beri Galatasaray yöneticileri ve teknik adamları sadece 2 konuda Fenerbahçe hakkında konuştular.. Birincisi Fenerbahçe maçının öncesinde ki, bunun konuşulması kadar doğal birşey yok.. İkincisi de yine Fenerbahçe maçına denk geldi ama bu defa maçın sonrasındaydı. Bu konuşmayı da sadece Adnan Öztürk yaptı, hatırlarsınız tükürük olayı ile ilgili..

Bu iki konu dışında herhangi bir yöneticinin, teknik direktörün Fenerbahçe ile ilgili bir konuşma yaptığını görmedik.  Sadece, tam saymadım ama 3-4 hafta üst üste Aykut Kocaman Galatasaray'ın maç günlerinden dem vurunca, FatihTerim de soyunma odasında, elindeki not kağıdını bilinçli olarak gazetecilerin görüntülemesine izin verdi. 

Fenerbahçe yönetimi bir tek konuda çok iyi.. "Toplum Mühendisliği".. Bütün Aziz Yıldırım taraftarları adeta "ilah" olarak gördükleri başkanının her söylediğini emir telakki ediyor.. Her söylediği -haşa- hak sözüymüş gibi doğru kabul ediliyor. Ağızlarından sürekli olarak, kendi takımlarının adından çok "Galatasaray" kelimesi çıkıyor. 1 yıl hapiste yatıp, çıktıktan sonraki ilk Divan Kurulu toplantısında bile, 1 "Fenerbahçe" kelimesine karşılık 2 "Galatasaray" kelimesi kullanıyor. Bugün, Fatih Terim'in patlamasındaki en büyük sebeplerden biri de oluşturulmaya çalışılan bu "Galatasaray Düşmanlığı"nın hala malum yerlerden beslenmeye devam etmesidir. Kendi seyircisiz maçında bir maç daha seyircisiz oynama cezası alarak, yine dünya rezalet sıralamasında ön sıralara kendini yerleştirmeyi bildikleri halde, utanmadan bunu Galatasaraylı taraftarların üzerine tamaya çalışmak, "Galatasaraylılar sahaya madde atacak" diye medyaya haber yaptırıp kendi ahmaklıklarını gizlemeye çalışmak; ancak "rakibin çok yukardaysa ve sen oraya çıkamıyorsan, aşağı düşmesini sağla" zihniyetindeki "fukara akıl"ların ürünü olarak piyasaya sunulabilir. 

Bir diğer konu; yine Fatih Terim'in söylediği gibi, hiç bir yönetici "şu hakem benim maçıma gelmesin", "bu hakeme düdüğünü astıracağım" türünden açıklamaları bırakın; hakemler hakkında en küçük yorumlardan bile kaçındılar 2 seneden beri..2 senedir şampiyonluk yolunda Galatasaray'a rakip olan Fenerbahçe ise; futbolcusundan teknik direktörüne, yöneticisinden medyadaki kiralık yorumcularına kadar her maçta Galatasaray'ı ve hakemleri konuştular.. Her konuşmanın ertesi haftasına kendilerine "türlü" ikramlar geldiğini de herkes gördü. Dünya var olduğundan beri görülmemiş bir şekilde; faul yapan futbolcunun hakeme dönüp de "bunu da mı vermeyeceksin lan" demesi gayet doğal karşılandı bu "fukara akıllılar" tarafından. Hakemin yüzündeki tükürüğün adı "bilinmeyen sıvı" oldu bir gecede, Türk Dil Kurumu da yakında onaylayacaktır. 

Bir diğeri Rıdvan Dilmen.. Başbakan-Aziz Yıldırım-Aykut Kocaman arasında mekik dokuyan bu arkadaşımız Fenerbahçeliymiş, ekrana çıkınca tarafsız oluyormuş.. Öyle söylüyor kendisi.. Fatih Terim'e bu yaptıklarını yakıştıramamasına birşey demiyorum.. Ben de yakıştırmıyorum sonuçta.. Asıl mesele başka! Bu zat-ı muhterem; soyunma odası basıp, hakemi tehdit eden başkanına yaptıklarını yakıştırıyor olsa gerek ki; tek laf çıkmıyor ağzından.. Rakip takımın yedek kulübesine ana avrat küfür eden futbolcunun edebini, ahlakını sorgulamıyor. Ekrandan herşeyi görebiliyor da "bilinmeyen sıvı"yı bir türlü göremiyor.. Üstüne üstlük bu akşam verilen penaltı için de "Penaltı verilmese kimse niye vermedi diyemez" gibi de martavallar uyduruyor bilmiş tavrıyla. Sonra da vay efendim bana sallamasınlarmış.. O yorumları fenerbahçe için yap da gör bak sallamak nasıl oluyor??? Sen bu penaltıyı hiç konuşmayıp, asıl Drgoba'nın çelme takılarak düşürülmesinde verilmeyen penaltıyı söylemen gerek eğer iddia ettiğin gibi "tarafsız" isen.. Amaa.. Neyse boşverin.. Benim gözümde Rıdvan Dilmen'in yeri bellidir.. Selçuk yulanın (bunun ismini büyük harfle yazmam ama, cümle başı olduğu için öyle yazmam gerektiğini düşünüyorum; kendisine saygımdan değil) küfür etmeyen hali olarak görüyorum seni Rıdvan dilmen.. 

Dediğimiz gibi; Fatih Terim yapmaması gerekeni yaptı.. İlgili kurullar da kimseden çekinmeden "yapması gerekeni" yapmakla mükellefler. Ha; kuralda, yönetmelikte bir açık bulur yine GS; bunu işletirse de kimse kırılıp gücenmesin.. Suç GS'ın değil; o kuralları, o yönetmelikleri değiştirmeyecek olan bu yönetimi seçenlerdedir.. Yaptığı yüzde 1 milyon yanlış olsa da; biraz da bu "ama" altında anlattıklarımı işin içine katarak düşünülmelidir.. Fatih Terim kendi kendini mi germiştir; yoksa rakip futbolcu "bunu da mı vermeyeceksin lan" deyip "bilinmeyen sıvı" mı çıkarmıştır??

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 93
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 554
Kayıt tarihi
: 27.01.09
 
 

Elektronik ve haberleşme mühendisiyim. Galatasaray taraftarı; evli; 1 erkek çocuk babasıyım. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster