Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
104
 

Fatih Terim'in Galatasaray'ı!

Fatih Terim'in Galatasaray'ı!
 

Ben bu adamı 10 yıldır sevemedim!


Çekirge bu kez zıplamadı.

Bursaspor maçından sonra “Teknik ekip, her maçta böyle şanslı olamayacağını iyi bilmeli. Galatasaray skor olarak öne geçtiğinde baskıdan ve gol atmaktan adeta vazgeçiyor. Ankara’daki maçta da 3-0 yenmesine rağmen 1-0 öne geçtikten sonra aynı şeyi izledik.” demiştik. Bunu galip gelinen maçlarda da gördük, görmesi gerekenler görmedi.

Galatasaray yine golünü atmayı müteakip gol atma niyetinden vazgeçti. 10 kişiyle bile gol atmak için çırpınabilen bu takım, her öne geçtiğinde nasıl ‘gol atmak istemez gibi’ oynayabiliyor anlamak imkansız!

Antalya’daki maçtan ders almak yerine, 90 dakika yapmadıklarını 3 dakikada yapabilecekmiş gibi topun oyunda kaldığı süreyi sorun eden Terim, sezon başındaki endişelerimizi haklı çıkarmaya başlıyor maalesef.

Önemli olan skor olarak gerideyken sportmen olabilmektir.

İlk haftalarda kart görmeyen Galatasaray, nihayet kendine geldi ve sürekli kart görmeye başladı. İşler iyi giderken kart görmeyen takım değil, işler kötü giderken centilmen olmayı başarabilen takım olmalıdır Galatasaray. Bu agresifliğin süreceğini tahmin etmek için kâhin olmaya gerek yok. Fatih Terim’in çalıştırdığı takımların ortak özelliğidir bu.

Agresif, sinirli, oyun planı sadece deli gibi savaşmaya dayanan, organizasyonsuz, sert oynayan..

Takım gibi oynayamadığından dolayı oyunu rakip alanda tutamayan, kontrollü oyunu beceremeyen ve net galibiyet alamayan..

Özgüveni zayıf olduğundan özellikle geriye düştüğünde daha da agresifleşen takımlar…

Kimse hakemi bahane etmesin!

Hakem Servet’i yanlış bir kararla atmış olabilir. Ama aleyhine hatalı karar verilen ilk takım Galatasaray değildi. Başta Fatih Terim olmak üzere birileri bu takıma psikoloji dersi vermeli. Herkes itirazdan sarı kart görüyor. Ujfalusi her maçta hakeme koşup ‘4 sarı kart kontenjanını’ doldurmak için elinden geleni yapıyor.

Daha maç başlar başlamaz Engin’de anlaşılmaz bir sinir gördük. “Engin bu maçı tamamlayamayabilir” diye düşünürken sarı kartı gördü. Servet kırmızı kart gördüğünde hakemi dövmeye giden, itip-kakan futbolcular da kart görmeliydi. Sabri aslında bir pozisyon önce atılmalıydı. Selçuk da ikinci sarı karttan atılmalıydı.

Galatasaray’ın Selçuk’un serbest vuruşundan gelen golünün iptali doğruydu. Melo atış esnasında ofsayt pozisyonundaydı ve kelecinin görüş alanındaydı.

Peki hakem iyi miydi? Hayır... Yıllardır bu kadar rezil bir yönetim gösteren hakem görmedim, o ayrı konu.

Riera hakkında bir cümle:

Ben bundan daha iyi oynarım. Bu adamı transfer ettiklerinde Olimpiyakos taraftarlarının sevinci Beşiktaşlıların Gökhan Zan sevincine benzer miydi acaba? Kim aldıysa yazıklar olsun!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 293
Toplam yorum
: 469
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1058
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster