Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '17

 
Kategori
Futbol
 

Fatih Terim

Galatasaray’da teknik direktör olmak çok zor iş; özellikle de Fatih Terim işsizken. Bu tehdide zamanında Luçesku dahi dayanamamıştı ki Tudor dayansın. Nitekim büyük umutlarla ve çok tartışmalı bir şekilde Karabük’ten transfer edilen Tudor da başının üstünde sallanan kılıcın kurbanı oldu ve kendi tabiriyle “cadı yakıldı.”

Fatih Terim’in sarı kırmızılılara büyük moral verdiği tartışmasız. Onun Galatasaray’a dönüşü gurbetten vatana dönüş gibi. Bu birliktelik hiçbir hazırlık, uyum veya alışma süresi gerektirmeyecek kadar doğal. Bu nedenledir ki Göztepe karşısında ne o afalladı, ne takımı ne de tribünler. Fatih Terim oraya o kadar ait ki, sanki hiç gitmemiş gibi.

Fatih Terim’in Galatasaray’a gelmesi kelimenin tam anlamıyla akan suları durduruyor. Onun için zamanında atıp tutan, samimiyetle “istemiyorum” diyen Galatasaraylılar dahi, onun kulübedeki fotoğrafından ya açıkça ya da içten içe memnuniyet duyuyorlar.

Madalyonun bir de diğer tarafı var elbet. Öncelikle Fatih Terim, Göztepe maçı için gelmedi takımın başına. Zira zaten Tudorlu Galatasaray’ın bu tip maçlarda sorunu yoktu hatta bu maçlar farklı kazanılıyordu. Fatih Hoca için asıl sınav Kayserispor deplasmanı ile başlayacak ve özellikle ikinci yarının ikinci yarısında kendini hissettirecek.

Terim konuşmalarında sık sık devre arası vurgusu yapıyor. Her yeni teknik adam, takımda bir farklılık yapıp kendini belli etmek ister. Muhtemeldir ki sarı kırmızılıların ikinci yarı başlamadan transfer girişimleri olacak ancak kulübün mali sorunları olduğu için büyük beklentiler içine girmemek ve Fatih Terim’in kendini, öncelikle oyun planı ile hissettirmesini beklemek gerek. Fatih Hoca’nın önündeki ikinci büyük zorluk da kadronun yeni ve hücum ağırlıklı kurulmuş olması. Sınırlı bir yedek kulübesi var ve çoğu oyuncunun alternatifi yok. 

O, teknik ve taktikten ziyade motivasyon ustası. Terim, ligin ikinci yarısında başta Belhanda, Feguli ve Muslera olmak üzere tüm oyuncuların oyuna daha fazlasını vermelerini sağlamak için elinden geleni yapacak ama kadronun yeni ve kendi eseri olmaması nedeniyle işi hiç kolay değil. Bir de bu yeni görev Fatih Hoca’ya, özellikle saha dışı davranışlarıyla, futbol kamuoyunun saygısını tekrar kazanma fırsatı veriyor; umarım bu fırsatı iyi kullanır.

can.nizamoglu@gmail.com

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 781
Toplam yorum
: 416
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1422
Kayıt tarihi
: 11.11.07
 
 

Çoğu çocuk gibi ben de futbolcu olmak istedim, olmadı. Bu oyundan kopmamak adına üniversite yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster