Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
432
 

Fatih Terimlere başarılar

Fatih Terimlere başarılar
 

Top yuvarlak mıdır? (Sabahattin Gencal)


Torunun Sabahattin, 2-3 yaşındayken yani 2000 yılında Ümraniye’deki evimize gelir gelmez “Dede, kaleye!” emrini verirdi. Oğlum, gelinim ve Sabahattin’in ikizi Fatmanur odaya geçerken biz koridora çıkardık.  

Ben kaleci olurdum, O şut atardı. Gol olunca da tezahürat yapardık. Ben Trabzon derdim, torunum Cimbom derdi. Trabzon, Cimbom…. Trabzon dedirtemedim ona. Baktım olacağı yok. Trabzon demedim artık.  

Bu küçük yavruya bu coşkuyu veren neydi? Galatasaray üst üste üç şampiyonluk kazandı, UEFA şampiyonu da oldu. Bu arada yediden yetmişe demek yetmez, küçükler bile Cimbomlu oldular. Bu coşkuyu yaratanlardan biri, belki de en önemli kişi Galatasaray’ın teknik direktörü Fatih Terimdi kuşkusuz.  

Maçlara gitmem; ama tv’den seyrederim maçları. Bu arada bazen antrenörleri de gösterir kameralar. Bu karelere dikkat ederim. Fatih Terim’in terlediğini gördüm birkaç kez. Vücut dili, jest ve mimikleri taklit edilir oldu; ama bence, terlemesi daha çok düşündürücü. Oyuncularıyla birlikte oynuyor sanki. Odaklanmak böyle olur. İşine odaklananlar başarılı olur. Sevgi ve bağlılık başarının arkasından gelir.

Fatih Terim Galatasaray’dan ayrılınca coşku da yavaş yavaş kayboldu. Torunum büyüdü, Arkadaşları bu sefer Beşiktaş diyorlardı. O da onlara uydu. Benim Trabzon Trabzon deyişim işe yaramamıştı; ama Cimbom seslerinin duyulmaması, üstelik arkadaşlarının Beşiktaş demeleri durumu değiştirdi.  

Torunum İlköğretim okulu 4. sınıftayken babası onu Ümraniye’de Trabzonspor okuluna verdi. Biraz futbol oynadı. Ayak bileğinden sakatlanınca bırakmak zorunda kaldı. Torunum hâlâ Beşiktaşlı.  

Bu gözlemim sanırım Fatih Terimlerin bir kulüp için ne kadar önemli olduğunu anlatır.  

Kulüpler taraftarlarıyla büyürler. Galatasaray 50 000 kişilik stada kavuştu. Bu stadı dolduracak seyirci olması gerekli. Bunun için de başarılı olmak gerekiyor. Tabi, sadece başarı da yetmiyor. Seyirciyi sadece coşturmakla kalmayıp onları içten fethetmek gerekiyor. Bunun için de Fatih olmalı.  

Sporcu değilim; ama ilköğretmen okulu mezunuyum. 1957 – 1962 yılları arasında, beden eğitimi notlarım arkadaşlarımdan daha az olmasına rağmen spor üzerine az çok konuşabilenlerdendim. O yıllardan kalan bir birikimle Fatih Terim hakkında birkaç satır yazmak geldi içimden.  

 

Fatih Terim Galatasarayla yaptığı anlaşmayı imzalamasının ardından yaptığı konuşmada  

" İmzamız hepimize hayırlı olsun. 2011-2012 sezonu inşallah en güzel şekilde geçer. Tüm takımlara da başarılar diliyorum. Hepimizin hedefi aynı. Bizimki de başarı. Bunun için bazı yöntemler var. Eksikleri görüp süratle üzerine gideceğiz. Ben bugünü bir teknik direktörün bir kulüple imzası olarak görmüyorum, bir formalitedir. Galatasaraylı Fatih yuvasına döndü. Esas fikir budur. 17 yıl aktif olarak burada görev yaptım. Kendi yuvama döndüm. "dedi.  

Yuva kavramına yapılan vurgu takdire değer. Tüm sporculara bunu şu ya da bu şekilde aşılamaya çalışıyor.  

Eksiklikleri tespit etmek de önemli Durum tespiti çalışmaları tüm örgütlerde olması gereken çalışmalardır.  

Başarı kavramını da vurguluyor.  

“Yeni başarılar elde etmeliyiz. İnanıyorum ki bunu hep beraber başaracağız.  

Başarının çıtası büyük kurumlarda belirlenmiştir. Ben şunu vaad edebilirim. Bizim olduğumuz yerde başarının adı konuyor. Kendilerinin Aslantepe’de net seyredebileceği, her zaman (Helâl olsun) diyebileceği bir Galatasaray kurmayı hedefliyorum."  

Pozitif enerji buna denir. Sözlüğünde başarısızlık yok, kendine güvensizlik yok. Terim bir psikolog gibi, bir öğretmen, bir baba gibi konuşmaktadır. Öte yandan işinin ehli olduğunu da göstermektedir. antrenmanlarda oyuncularına fizik, teknik, taktik, kondisyon ve felsefe ilkelerini aşılamaya çalıştığını ifade etmektedir.  

Fatih Terim dünya çapında bir teknik direktördür. Onun elbette övgüye ihtiyacı yok. Biz de övgü için bu yazıyı yazmadık. Gençlere sporu sevdirmek için, onları spordan kazanılacak erdemlerle donatmak için örneklere ihtiyacımız olduğunu belirtmek için bu yazıyı kaleme aldık. Şunu da ekleyeyim:  

Her gün gazetelerin spor sayfalarında Fatih Terim övgüleriyle karşılaşabiliriz. Bu övgülerden çok Fatih Terim’in çalışma yöntemini açığa çıkarmaya ihtiyaç vardır. Teknikleri öğrenelim ki yeni Fatih Terimler yetişsin. Yeni Fatih Terimlere ihtiyaç vardır.  

Fatih Terim’e ve Fatih Terimlere başarılar dilerim.  

 

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, .07. 2011  

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 168
Toplam yorum
: 285
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 639
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

1943'te Trabzonda doğdu. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen okulunu bitirdikten sonra girdiği Bursa Eğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster