Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Fatmagül ve eşcinselleri asın!

Şöyle rahatça arkalarına yaslanabilir artık televizyondan başka yaşamsal aktivitesi olmayan mutaassıp aile büyükleri; ısrar ile davet edilen RTÜK en nihayet ortaya çıktı!

Hem Fatmagül’ün Suçu ne, hem de Kılıç Günü dizilerinden ötürü uyarı cezası verdi!

Biri tecavüze imrendiriyor, diğeri eşcinselliğe; bakış açısı bu olunca insanın ve tek sosyal yaşam alanı televizyon ile sınırlıysa eğer, tepkiler dolu gibi yağıyor!

Bir oh çekebilirler artık!

Toplum kurtarıldı!

Öpüşmek yok, sevişmek yok, siyasete dokunulmasın…

Tecavüz yok, eşcinsellik yok!

Bence bunlara gelene kadar mükellef sofralara sansür uygulansın, ille de sansür uygulamak isteniliyorsa!..

Nar gibi kızarmış tavuğu görüp de canı çeken yavrular ve yetememe duygusuyla kahırla iç çeken anne-babaların durumunu ifade edecek bir babayiğit varsa, elbet!

Eşcinsellik, bildiğim kadarı ile hormonsal bir rahatsızlıktır; uçkuruna sahip olamama, yani kadınmış, erkekmiş, hayvanmış ayırtında bulunmadan eylemini gerçekleştirme ise psikolojik ve sosyolojik bir problemdir!

Neden sosyolojik diyorum, çünkü erkek egemen bir toplumuz; mesela “eşcinsel” kendi cinsine ilgi duyan demektir, bizde iki erkeğin birlikteliği olarak algılanıyor!

Yani iki kadının birlikteliği için aynı kelime kullanılmıyor; minik bir nüanstır!

Mesela, adamın karısı bir erkek ile birlikte olsa kan çıkar, bir kadın ile birlikte olsa, kim bilir, gıkını dahi çıkartmaz bile!

Zira, erkek egemen toplumlarda kadın kadından kıskanılmaz!

Münevver’den dolayı Cem Garipoğlu ve ailesine bir türlü ceza kesilemiyor, bunu izleyen gençler bundan etkilenmiyor ama dizi filmlerden etkileniyorlar, pek ilginç!

Deniz Feneri davasında da, takip eden gençler özenir mi diye aileleri rahatsız değil demek ki!

Hani, özenir de benzer işlere karışmaya yeltenirler mi, gibi…

Yeter ki öpüşmeye özenmesinler, sevişmeye; hani yani herkesin kızı hormonsuz oğulları ise hormon abidesi, babalarına çekmişlerdir, kesin!

Yan evdekinin açlığını, çıplak ayaklarını görmeyen gözlerin televizyon ekranında kadın-erkek çıplaklığına göz dikmelerinin hangi edep ve insani kurallara uyduğu konusunda tereddüt içerisindeyim!

Mesela, bende böylelerini şikayet etmek istemekteyim, lakin hangi makama başvuracağımı, inanın, bilememekteyim!

Hadi, diyelim Fatmagülleri yok saydık, eşcinselleri, işsizliği, ekonomik krizleri; peki riyayı ne yapacağız?

Fatmagülleri ve eşcinselleri assak, yani tabir itibariyle tabii ki, tecavüzcüler, yetersiz sağlık hizmetleri ve riyalar da; hatta cahillik, eğitim problemleri de asılacak mı dersiniz?

O zaman Fatmagüllerin, eşcinsellerin; hattı zatında kendi halinde var olmaya çalışan vatandaşların suçu ne?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

tamamen katılıyorum böyle dizilerde insan yanlış olanı kendine örnek alıyorsa bu onun problemi demekki daha doğruyu yanlışı ayırt edemiyoruz...örnek almayalım ibret alalım...suçuda dizilere değil kendimize atalım ama nerdeeee.....elinize gönlünüze sağlık

özlem efe 
 25.09.2010 11:58
 

Deveye sormuşlar ya, sırtın eğri, o da nerem doğru demiş....)))Ülkemizdeki olayları in, out diye kategorize edersek, şimdi in olan mahalle baskısı....Ankara'da biliyorsunuz, AHLAKA UYGUNLUK KONTROLU başlatıldı....Hemde Çankaya ilçe sınırları içerisinde....İstanbulda ise GALERİLER BASILIYOR, SANATÇILAR DÖVÜLÜYOR....Yine İstanbul'da bir taksici, içme diye uyardığı içki içen bir vatandaş tarafından öğrencilerin gözü önünde bıçaklanarak öldürüldü.....Başbakanımız ise, bunları münferit olaylar diye adlandırıyor.....Onların asıl hedefi, hısım, akraba ve yandaşların zenginleşmesi....Bunların önündeki engellerin kaldırılması.....Homolar, momolar, katiller, tecavüzcüler onların umurunda bile değil inanın.....Çünkü eğer ki olsaydı, ceza yasalarını her alanda ağırlaştırırlar, kendilerinin dokunulmazlığını kaldırırlardı..... Başkentten selam ve saygılar......

Atila Karakullukçu 
 25.09.2010 11:15
 

DÜNYADA OLUP BİTENLERE GÖZÜMÜZÜ KAPATIP HİÇ OLMAMAMIŞ GİBİ DAVRANAMAYIZ BİRKAÇ DAKİKALIK TECAVÜZE ODAKLANIP FATMAGÜLÜN YAŞADIKLARINA DUYARSIZ KALANLAR DİZİYİ İYİCE SEYRETSİN TECAVÜZE ÖZENENLER KENDİ ZEVKLERİ İÇİN İNSANLARIN HAYATLARINI NASIL KARATIYORLAR GÖRSÜNLER

sema erdem 
 25.09.2010 10:42
 

Bır eşcinsel olarak, yazdığınız bu yazıdaki cehaletinizden ötürü şaşırmadığımı sizin gibi yarı aydın insanların Türkiye'ye yaptıkları kötülüklerin farkında biri olarak söylemek isterim.Yazınız üzerinde fazlaca durmaya gerek yok.Tek söyleyebileceğim eşcinsellik denen var oluş biçimin hormonal rahatsızlıklara bağlı olmadığıdır. Ancak şu bir gerçek ki bazı eşcinseller karşı cinsin bedenine ve davranışlarına sahip olmak istedikleri için sahip olmadıkları hormonları alarak cinsiyet değiştirme eylemine girişirler. Şunu bilmelisiniz ki TV'de gösterildiği üzere beraber yaşayan iki delikanlının hormonal herhangi bir sorunu yoktur. Onların tek bir sorunu vardır. Sizin de eleştirmeye çalışırken aynı gruba dahil olduğunuz cehalettir. Tavuk ve yiyecekler konusunda haklısınız. Ülkedeki gelir dağılımı eşitsizliğ gözetilerek bunlaraın TVide sergilenmesi biçimi sorgulanabilir. ama inanın en fakir ailelerde bile eşcinsel kızlar ve erkekler cirit atmaktadır ve bunların herhangi hormonal bir rahatsızlığı

Duman Erbilen 
 25.09.2010 10:30
Cevap :
Merhaba! Sanıyorum yazıyı kısa tuttuğum için eşcinselleri eleştirdiğim gibi bir izlenime sahip olmuşsunuz, zira eşcinselleri eleştirmek gibi bir yaklaşımım olmadı hiç... Hormonsal bir rahatzılık olarak ifade etmemin nedeni ise dişi ve erkek hormonlarının değerlerinin farklı degeleridir; yoksa tedavi edilmelidirler gibi algılanmasın lütfen... Aslında uygulanan bu tarz baskıları kınayarak size destek olduğumu sanıyordum yazarken... Mükellef sofra görüntülerine değinmem ise teşbih değil, gerçek anlamındadır sevgili Duman... Yorumunuz için teşekkürler, demek ki bazen fazla detaya girmeyeyim derken bazı yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebiliyormuş insan... Çok selam ve sevgilerimle...  27.09.2010 17:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1319
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster