Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
495
 

Fatura var Fiyatını Bilen Yok!

Fatura var Fiyatını Bilen Yok!
 

Defne Joy Foster ve Oğluşu


Herşeyden önce bir anneydi! Durmalısınız artık. Sırf pirim için de olsa yapmayın! 

Çok garipleştiniz farkediyor musunuz? Artık ölümlere bakış açınız bile farklı. Tanısanız da tanımasanız da yorumlarınız bir farklılaştı. Bazen ölenin arkasından menfaat arıyorsunuz, bazen de hiç umursamıyorsunuz. 

Ölümden sonra ne var acaba? Bugün bunu soruyorum kendime. Hiçbir şey olmadığını varsaymayı tercih ediyorum. Ölen öldü, bizi yukardan görmüyor, çünkü bakmıyor. İlgilenmiyorlar bizimle. Rüyalarımıza geliyorlar sanıyoruz, ama o imgeleri bizim bilinçaltımız yaratıyor. Ölüler bence olayı aşmış oluyorlar. Bizimle işleri kalmıyor. 

Ama hayatta herşeyin bir bedeli var. Bunu bariz bir şekilde görüyoruz. Ne kadar acı! Size hiç bilmediğim birşeyden bahsedeceğim gözlemlerimin yardımıyla. Sanatçı olmak diyelim bunun adına. İnsan sanatçıdır. Yaşamını sürdürmesi, insan ilişkileri hep sanattır. İyi sanatçı, kötü sanatçı vardır. Ama gerçek anlamda gözönünde olan insanlardan bahsedelim. Bunun kolay bir şey mi olduğunu sanıyorsunuz? Facebook’ta 1000 arkadaşınız var diye kendinizi popüler sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Siz sokakta rahatça yürüyebiliyorken, bu insanlar yapamıyorlar. Bazen isteyerek bazen de istemeden, sokaklarda yürürken saldırıya uğruyorlar. 

Ben kendimi onların yerine koyuyorum çoğu zaman. Siz hava zannediyorsunuz, bu insanlar sık sık yurtdışına gidince. Onlar kaçıyorlar. Televizyona çıkıyorlar, size bizi eğlendirmek için neler yapıyorlar. Kendilerinden ne kadar ödün veriyorlar. Kolay mı sanıyorsunuz? O gün bir yakınını kaybediyor ama ekrana çıkıp tam makyaj gülümsüyorlar. Belki istedikleri kıyafetleri bile giymelerine izin verilmiyor. Medya grubunun malı oluyorlar. Ekranda her daim sizinle samimice konuşmak çok mu kolay. “Ee para kazanıyorlar” dediniz dimi? Böyle paranın içine … anladınız mı? Çünkü onlar bizim için geçici hevesler. Onlar vazgeçilmemek için kendilerine ne eziyetler ediyorlar. Ağlayan palyaçonun hikayesinden ne farkı var bu hayat hikayelerin. 

Bazı şarkılar var, bizi birden transa geçiren, “bu sözler ayık kafayla yazılmış olamaz” diyoruz. Zaten böyle çıkıp şarkı söylemek de başka bir kafa gerektirir. Hiç farkettiniz mi, bazen sarhoşlukta hatalarımızı düşünür af dileriz. Başka bir boyutta gibi hissederiz. Yerçekimine meydan okur, ayaklarımız yere basmıyor sanarız. Kolay değil sanat yapmak. Ömer Hayyam şarap içerdi, onu kimse sarhoş diye bilmez, çünkü Allah sevgisiyle yazardı. Semada o dönmeler sarhoşluk verir, nedeni vardır. 

Ünlüler farklı yaşamak zorundadır. Onların dünya ile alışverişleri bambaşka. Onlar sarhoş da olur içkiden, uyuşturucudan uçmuş da olabilirler. Alışılmışın dışında duygularla hareket edip ilişkiler de yaşayabilirler. Ben yadırgamam. Sen istemiyorsan yaşamazsın. Belki de yaşayamıyorsun. Bu da bir erdem. Normalin dışında yaşamak da bir meziyet. Hergün başka biriyle birlikte olabiliyorsan, paranın bir kısmını içkiye alkole ayırabiliyorsan o zaman olur. Ama yapamazsın. Adım gibi eminim yapamazsın. Kolay değil bugün karar versen kötü biri olmaya. Kalbini bozamazsın. Hayatta herşey insanlar için. Fakire sadaka vermek de, iyilik etmek de, içki içmek de, sonra abdest alıp namaz kılmak da. Biz sadece kuluz bunu yaz aklına. Hüküm veremezsin. Dedikodu da iftira da günahtır. Ya bu tarafa düşersen eleştirirken. Bilemezsin ve gücün yetmez. Kulsun. 

O kadar insanın karşısına çıkıp, hiç utanmadan sıkılmadan birşeyler yapmayı, konuşmayı, rol yapmayı, şarkı söylemeyi kolay mı sanıyorsunuz? Aranızda vardır, üniversitesinde sınıfta küçücük bir bölüm bile sunamayanlar, sokak röpörtajlarında yer almak istemeyenler. Onu geçtim, çok sevdiğiniz insanlara “seni seviyorum” bile demekten acizken, neden bu insanların yapabildiklerini gözardı ediyorsunuz. Babana ben birini seviyorum demeyi bile gözünde büyütüyorsun sen. Bazen bir garsondan ağzını silmek için peçete isteyemiyorsun. Bunları bir düşün. 

Dışarda bir dolu yaşam tarzı var. Bunlar kime göre neye göre doğru hiç düşündünüz mü? Bir sürü yanlışlar içerisinde, nasıl ayıracaksınız doğruyu. Yanlışı yanlışların içinde, doğruyu da doğruların içinde nasıl seçeceksiniz? 

Ünlü olmayı kolay mı sanıyorsun? Politikacı olmayı da böyle düşün. Bunlar her yiğidin harcı olmayan şeyler. Sen ben öyle kolayca çıkıp yapamayız. Bu twitter bazılarını ünlü yaptı, televizyona çıktıklarında “amma dallamaymış” demedik mi? Onlar da kolay sandılar. Ama çuvalladılar. 

Kurtuldun Defne Joy Foster, böyle bir ortamda yaşamaktansa Allah’ın sevgili kuluymuşsun ki seni kurtardı. Darısı başımıza. Seni yanına alan Allah, oğluna da iyi bakacaktır, merak etme. Sen yanlış yapmadın, bu ülkeye fazla geldin o ayrı. Sen hiç artık buralarda dolaşma, “Sihirli Annem”den tecrübelisin, bulutlar falan, hiç bakayım göreyim deme, doğru yerin neresiyse oraya git. Orası buradan çok çok iyidir. Keyfine bak. Kurtuldun. Burada sahteler kaldı. Bize acı! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

tek kelimeyle süper olmuş desem.. Kendim gibi düşünen insanların olduğunu bilmek daha da güçlendirdi fikrimi.. Hayat herkese adil davranmadığı gibi insanlarında bu fırsatı yarattırmadığını bilen.. Özgürlük her durumda özgürlüktür işte ünlüde olsan sıradan da.. Ama farkı öyle güzel açıklamışsın.. Mükemmell..

kelebek masalı 
 18.02.2011 12:16
Cevap :
Teşekkür ederim.  20.02.2011 21:54
 

tebrikler...

Nilay -ca 
 08.02.2011 0:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 491
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Yeni mezun bir maden mühendisiyim. Yükseklisans yapıyorum. Bunun yanında, kalkınma antropolojisi, ci..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster