Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
270
 

Fayton nostaljisiymiş!

Fayton nostaljisiymiş!
 

 

Size bir soru sorayım mı? Teknoloji ilerledi değil mi? Pühüüüü! .
Evet evet, bende hem de nasıl diyeyim size.
 
Geçen akşam her zamanki gibi ülkenin haberlerini izliyordum. Aman allam neler neler... insanların içinde öfke birikimi var sanırım, vara yoğa patlıyorlar. Bir hiç yüzünden insanlar ölüyor.
 
İnsanların bir hiç yüzünden öldüğü ülkede, ben atlardan, hayvanlardan bahsetsem size, sakın önce insan demeyin bana.
Bi insan görünümlünün eline düşmüş bir at da pisi pisine hayatını kaybedebilir. Sonuçta kaybetti de.
 
Yer: Büyükada. Taşıt aracı olarak adanın içersinde, fayton ve bisiklet kullanılıyor.
 
Gelin size kendi tecrübemden bahsedeyim önce. Dört ya da beş sene önce Büyükada'ya gittiğimizde, hadi faytona binelim dedik. Taaa çocukluğumdan beri binmemişiz. Bindik ama bindiğimize bin pişman olduk. Zavallı at, zargana gibi zapzayıf ve bakımsızdı. Faytoncu eline kırbacı almış, son sürat gitsin diye, atı sürekli kamçılıyor. Hayvan soluk soluğa koşturuyor. İnsanın bazen basireti bağlanır ya, bizim de öyle oldu. Fayton gezisi mi, eziyet mi anlamadım. Bin pişman oldum. Durdurup inemedik bi türlü. Tabii sonra dönüşte yürüyerek döndük.
 
Döndük dönmesine de, bana ne zaman fayton dense, o gün, o atın çektiği eziyet gelir. Üstelik biz iki kişiydik. Çoğu şişman olan insanlar, en az dörder kişi biniyor ve beşlik simit gibi kuruluyorlar.
 
Şimdi bi de Büyükada'ya camii yapımı çıktı ya.
 
Bırakın camiyi de, önce faytonları kaldırıp, yerine akülü araçlar koyup, adada ulaşımı öyle sağlayın. Nostalji mi? Nostaljiniz batsın.
 
Bana sakın yurt dışında da fayton var demeyin. Evet, var biliyorum. Onların hayvanları ile bizim hayvanlarımız bir mi? Atlar besili, ve daha fazla müşteri taşıyacağız diye soluk soluğa koşturulmuyor. Kışın soğunda üzeri battaniyelerle örtülüp, gereken neyse o yapılıyor. Biz? Ortadoğulu kafasıyla, şekilde Avrupa ayağı çekiyoruz ki, kokuyor bu ayaklar. O yüzden lütfen, fayton sahiplerine akülü araç verilsin ve bundan sonra ulaşım bu şekilde sağlansın. Hiç bir şeyi adam gibi yapmadığımız tecrübeyle sabit...
 
Daha önce de, bitkin düşmüş hayvanlar dizleri üzerine düşüp, kaza yapıyorlardı. Geçen gün gerçekleşense, at kayarak, duvara çarpmış ve maalesef öldü. Yeteri kadar doymayan, bakımsız, çok yüke koşulan hayvan en sonunda dayanamamış işte. Üstelik sürücüsü de öldü.
 
Bu sabah ise dünyada en sinir olduğum şeylerin başında gelen sirk, Vatikan'a gitmiş. Sinir suratlı Papa bir kaplan yavrusunu sevmiş. Ooo, kıyamam, ne kadar da hayvan seversin papa efendi! Taa Roma devrinden kalma olan bu işkence çadırları hala gerçekleştiriliyor, ve hayvansever papa da, bütün bunları bilmiyor ve seviyor!
 
Eee Vatikan çoktan bir din turizmi haline geldiği için de, papa devletin hazinesine, sirk sayesinde gelecek oluk oluk paralara bakıyor. Kaplanı da o yüzden seviyor...
 
Sirkine de, fayton nostaljisine de...
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

MERHABALAR...Sevgili NİLÜFER hanım :-) "Fayton nostaljisiymiş!" yazınızdan sonra şu neticeye varmak çok kolay " DÜNYA'nın VAHŞETİ İNSANOĞLUDUR..!" Zavallı ATLAR,KÖPEKLER,KEDİLER,KUŞLAR,FİLLER,AĞAÇLAR,BİTKİLER v.s....v.s... Velhasıl BÜTÜN CANLILAR...! :-(( Sevgiler,selamlar ve saygılar :-))

BEN ve OLTAMA TAKILANLAR 
 07.12.2012 16:27
Cevap :
İnsanoğlu bu vahşeti para için mi yapıyor, yoksa içlerindeki sadistlikten zevk alma hazzı mı anlayabilmiş değilim. Çoğu zaman her ikisi devreye giriyor sanırım. Teşekkür ederim yorumunuz için, selam, sevgilerimle...  07.12.2012 19:38
 

21. yy.a geldik, bizde; insanlar üç paralık arabalarına gösterdiği ihtimamın milyonda birini tabiatı paylaştığı hayvanlara göstermiyorlar. Ya da bazen buna benzer ama tam tersi bişey oluyor, kimisi de, hayvana gösterdiği ihtimamı insana göstermiyor. Daha kaç fırın ekmek yiyeceğiz bilmiyorum. Kalemine sağlık, selamlar.

hazandagüzeldir 
 03.12.2012 22:26
Cevap :
Çok haklısın, bu ülke insanının dengesi bozuk, ayarsız. İlla birinden biri çok değerli olacak. Doğaya gidip piknik yaparlar, pisliklerini, çöplerini büyük bi zevkle orada bırakıp giderler. Hayvanları çocuklar o kadar seviyor ki, aileleri "elleme, ısırır, pis" diye diye hayvan düşmanı yapıyorlar çocuklarını. Hayvana, doğaya değer verilen bi ülke olsa, çoktan insanlara değer verilmiş olurdu. Çok teşekkür ederim, selam, sevgilerimle..  04.12.2012 9:58
 

Çok doğru, altına imzamı atacağım bir yazı. Bakımsız hayvanlar, çektikleri eziyet, yedikleri kırbaç insanın kanına dokunuyor. Kıyamıyorum. Aslında adada o nostaljiden yanayım ama eziyet çekiyorlarsa çekmesinler razıyım. Selamlar...

Şükran Okyay 
 03.12.2012 12:22
Cevap :
Maalesef Şükran Hanım, adamın ekmek teknesi olmasına rağmen; hadi hayvan sevmiyor diyelim, davranışlarının sonunda böyle kazalar meydana geleceğini de akıl edemez mi? İnsanın kendi ayağına kurşun sıkması bu. Umarım bu faytonlar kalkar. Gerçekten çok üzücü. Hemfikir olmamız beni sevindirdi. Teşekkür ederim, selam, sevgilerimle..  03.12.2012 19:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 1381
Toplam mesaj
: 276
Ort. okunma sayısı
: 989
Kayıt tarihi
: 15.02.08
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster