Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '11

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
989
 

Fazıl Bayraktar Paşa'nın Mektupları

Fazıl Bayraktar Paşa'nın Mektupları
 

Asker şairlerimizden emekli General şair Fazıl Bayraktar Paşa’nın şair ve yazar arkadaşlarına gönderdiği mektupları bir kitap halinde benim de elime yeni ulaştı. Biraç gündür evirip çeviriyor, bağrıma basarak keyifyle okuyorum. Bu mektupları bir kitapta toplayan Doç. Dr. Eyüp Akman tarafından hazırlanıp, 220 sayfalık bir kitapta tertemiz bir baskıyla Ankara’da Gazi kitapevi yayınları arasında basılıp günışığına çıkmıştır ( Basım tarihi: Mayıs 2011 ) 

Edebiyatımızda mektupların ayrı bir yeri vardır. İsmail Safa, Ziya Gökalp, Halit Fahri Ozansoy, Kemalettin Kamu, Necip Fazıl Kısakürek, Ahmet Hamdi Tanpınar, Bedri Rahmi Eyüpoğlu, Nazım Hikmet, Abdülhak Hamit, Cahit Sıtkı Tarancı ve Ziya Osman Saba’nın mektupları ayrı bir önem taşıyor…. 

Cahit Sıtkı Tarancı yazdığı mektupları için: Artık benim değildir. Üstünde, adresim yazılı mektuplar” diyor. 

Sayın Şair Fazıl Bayraktar Paşa bana 09.06. 2011 tarihinde İzmir’den gönderdiği bu değerli kitabının giriş bölümünde benim için şunları yazıyor: “Abdülkadir Güler dosta, hatırlanmamıza vesile olması dileği ile “ diyor. Beni unutmadıkları vefalı dost ağabeyim olarak tanıdığım Sayın Fazıl Bayraktar’a burada teşekkürlerimi sunmak isterim. 

Kitabı hazırlayan Doç. Dr. Eyüp Akman hoca ise kitabını hazırlarken "Söz Başı " sunuş yazısında şunları yazıyor. “Elimde öyle şairlerin, yazarların veya sanatçıların mektupları yoktu. Hemen aklıma 2000’li yıllardan beri mektuplaştığımız emekli General Fazıl Bayraktar geldi. Evet, elimde paşanın ona yakın mektubu vardı. Fazıl Bayraktar hem General hem şair hem de hikâyeci kimliği ile biliniyordu. Bunların ötesinde, kendi memleketine ve kültürüne âşık biriydi. Hal böyle olunca yazmış olduğu her mektubunda başta yöre kültürü olmak üzere Türk kültürüne ait birçok bilgiyi bulabiliyordu. 

Paşanın bana yazdığı mektuplarının dışındaki diğer mektuplarını incelediğimde heyecanım daha artı. O mektupları okurken zaman zaman Tanpınar’ın zaman zaman Cahit Sıtkı’nın mektuplarını okur gibi oldum. Özellikle şiir hususunda paşanın şair arkadaşlarına yazdığı mektuplardaki tenkitler, Cahit Sıtkı’nın , Ziya Osman Saba’ya yönelttiği öneri ve tenkitlere çok benziyordu. Ben de kararımı verdim.” İşte Doç. Dr. Eyüp Akman buradan yola çıkarak Emekli General Fazıl Bayraktar Paşa’nın mektuplarını özenle bir kitapta toplamaya karar veriyor. 

Kitapta yer alan mektup sahiplerinin çoğunu yakından tanıdığım imzalardır. Örneğin bunlardan Ankara’dan Fuat Azgur, Nail Tan, Halil Soyuer, Hayrettin İvgin, Adana’dan Mustafa Emre, İtalya’dan Anna Masala, Karadeniz Ereğli’den Ertuğrul Oğuz, Karabük’ten Gülderen Canyurt ve Fethiye’den Ünal Şöhret Dirlik benim yakından tanıdığım şair ve yazarlardır…. 

Kitapta toplam olarak 86 mektup bulunuyor. Benim de arşivimde Fazıl Bayraktar’a ait en az 10 adet mektup vardır. Hatta bunların ikisi Yeni Defne ile Çağrı Dergisi’nde de yayımlanmıştır. Sayın Bayraktarla 1965 ‘ten bu yana tanışıyor ve ikimizin de ortak bir beraberliğimiz, sıcak bir dostluğumuz vardır. Her ikimizin de HARRAN üzerine yazılmış şiir ve kitaplarımız vardır… 

Eski Aydın Milletvekili şair ve yazar M. Kemal Yılmaz’da mektuplara çok değer veriyor. Bir yazısında “ mektup olsunda çamurdan olsun “ diyor. Mektupların tarihi birer belge ve bunların mutlaka mavi veya siyah mürekkeple ve özellikle el yazısıyla yazılmasını öneriyor. Şair Bayraktar’ın da mektuplar konusunda önemli bulduğum bazı tespitleri vardır, bunları kitapta yer almıştır. Mektuplar konusundaki Sayın Bayraktar’ın görüşlerini maddeler halinde sizlere sunmayı yararlı görüyorum: 

1- Mektuplaşma yarı görüşmek demektir,  

2- Mektup yazmasını bilmek gibi faydalı bir şey yoktur,  

3- Hislerimize bağlı olarak yazılan mektuplar mükemmel olur,  

4- Mektup yazılacak olan kâğıdın pürüzsüz, temiz ve yazılan şeyin türüne göre seçilmesi gerekir. 

5- Bir mektup açık, sade ve tabi olmalıdır,  

6- Mektuplarda üslup kişinin kültür durumuna göre ayarlanmalıdır,  

7- Mektuplar ne uzun ve ne de kısa olmalıdır,  

8- Gönderilen kişinin izni olmaksızın mektubu başkalarına okumamak mektup adabındandır,  

9- Gelen mektuba hemen cevap verilmelidir. 

10- İmzaların ve yazının okunaklı olması gerekir. 

11- Mektuplar muhakkak bir hitapla başlaması gerekir,  

12- Mektupta sağ üst köşeye tarih ve yazıldığı yer, mektubun sonunda yazanın adı yazılmalı ve imzalanmalıdır. 

13- Mektuplar kurşun veya renkli kalemlerle yazılmamalı. Siyah veya mavi mürekkepli kalemle kullanılmalıdır. 

14- Özel mektuplar elle yazmaya dikkat etmelidir. 

15- Büyüklere daktilo ile yazılmış mektuplar gönderilmez, yazınız ne kadar çirkin olursa olsun, mektup elle yazılmalıdır. El yazısı sahibinin kişiliğini simgeler. 

16- Kâğıdın sadece bir yüzü kullanılmalıdır. Sonu saygı ve selam ile bitmelidir. 

Sayın Fazıl Bayraktar’ın mektupları aynen yazıldığı gibidir. Ben şahsen onun mektuplarına hayranım, benim arşivimde en az 15 adet mektubu vardır. Hepsi mavi kalemle ve el yazıyla yazılmıştır. Mektupları tek bir kâğıdın ön sayfasında yer alıyor. Uzun mektup yazmaktan kaçınıyor. Ben şahsen Sayın Fazıl Bey’e mektuplarımı yazdığım zaman çok zorlanıyorum. Onun gibi her ne kadar özenle de yazsam hiçte başarılı olamıyorum. Mektup yazmakta bir maharet işidir. Mektup deyip geçmemek gerekir. Aslında mektupta kişinin aynasıdır. 

Mektup dedim de aklıma bir asker mektubu geldi. Şair Fazıl Bayraktar’da bir asker ocağında uzun yıllar görev yaptığı için kitabında bir Mehmetçiğin mektubundan söz ediyor. 

“ Mehmetçik, evlendikten üç dört gün sonra askere alınır. Henüz karısına doyamamıştır. Günler, haftalar, aylar geçer. Babasından gelen mektuplarda ( o günün edep anlayışı dolayısıyla ) karısından hiç söz edilmemektedir, selam – kelamla yetinilmektedir. Mehmetçik, hem dayanılmaz bir özlemle, hem de merak içindedir. Acaba karısı hamile kaldı mı; acaba çocuğu oldu mu? Dayanamaz babasına yazdığı mektubun altına şöyle bir beyit ilave eder: 

“Ey mektup güzel mektup, memlekete var da gel,  

Bir idik, iki olduk, üç olduk mu sor da gel.”  

Haftalar sonra, babasından cevabi mektup gelmiş, o da mektubunun sonuna şöyle bir beyit ilave etmiştir: 

Mektubun güzel olmuş, sen her zaman böyle yaz,  

Tarlan tohum tutmadı, gel de yeniden bir kaz.” ( F. Bayraktar s. 30 )  

Edebiyatımızda sanat değeri taşıyan mektuplar da vardır, Mektuplar üzerine şarkılar ve türküler de dile getirilmiştir. Örneğin bir halk türküsünde: 

“ Ellerin mektubu gelmiş okunur,  

Benim yüreğime hançer sokulur”…  

Sözün özü, değerli eğitimci Doç. Dr. Eyüp Akman’ın Fazıl Bayraktar’ın mektuplarını alıp bir kitapta derlemesine çok sevindim. Yarınlarımıza, gelecek kuşaklara derli toplu bir eser hazırlamıştır. Yalnız bu kitapta şair F. Bayraktar’ a gelen cevabi mektuplardan da örnek olarak birkaçına yer verseydi bence çok daha iyi olurdu. Burası ihmal edilmiştir. Örneğin şair Halil Soyuer’in, Fuat Azgur’un, Yazar Nail Tan’ın, araştırmacı yazar Hayrettin İvgin’in, Tahsin Şentürk’ün, Mustafa Emre’nin ve Fethiye’den Ünal Şöhret Dirlik’in mektuplarını burada okumak isterdim. 

Benim de mektuplarım vardı, onları da bu kitapta göremedim. Sayın Doç. Dr. Eyüp Akman’dan gelecekte bu kitabın bir daha ki baskısında bunlara da yer verilmesini dilerim. Yine de Sayın Fazıl Bayraktar’ın mektuplarını kenarda, köşede tozlu raflarda kalmasına elbette gönlümüz razı olmazdı. Bunların özenle seçilip bir kitapta bir araya getirilmesine bir dostu olarak çok sevindim. 

Doç. Dr. Eyüp Akman’a da böyle kalıcı, yararlı bir eseri hazırlamasından dolayı içtenlikle tebrik ediyor, sevgili şair ve yazar ağabeyimiz emekli General şair Fazıl Bayraktar’a sağlık ve uzun ömürler diliyorum… Ayrıca Sayın Fazıl Bayraktar ve mektupları konusunda inceleme ve araştırma yapacak olanların bu eseri bulup okumalarını sağlıkla öneriyorum. 

Meraklısı için: Gazi kitapevi tic. Ltd. Şti. 

0312–223 7773. Ankara. 

www.gazikitabevi.com.tr. 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yine tanımadığım değerli bir şairimizin varlığından haberdar oldum sayenizde, çok teşekkür ederim. (Beni 16 yıllık yurtdışı yaşamı nasıl da fakirleştirmiş; sizi okudukça daha iyi anlıyorum!) Mektuplara değgin şu ana fikri savunmak zorunda kalıyorum son yıllarda: Eskiden kalem-kağıt kullanarak uzun uzun mektuplar yazıyorduk mevcut hâlimizi tercüme eden; ama ayda sadece bir kaç tane. Şimdiyse, kalemle değil; ama klavyeyle yazıyoruz her gün birkaç tane. Kısa ama daha sıkça... (Şu mesaj dahi 20 yıl önce bir mektup sayılacaktı.) Tek fark çağın hızlanması ve o yüzden eskiye göre yapacak, okuyacak, yazacak ve düşünecek daha fazla şey olması yüzünden mektupların kısa ve daha "sığ" olması... Şikayet edilen asıl konu bu olsa gerek; ruha ve kalbe dokunmayan metinlerin sığlığı... Ama bilgisayar kullanarak da nefis metinler çıkaran yazar/şair/sanatçı/eleştirmen sayısı az değil. Esin verdiniz. Gıptayla, derin saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 27.06.2011 8:06
Cevap :
Merhaba Mehmet Bey kardeşim, aslında sizin de dediğiniz gibi bu yazdıklarımız da birer mektuptur. Sayın E.General şair ve yazar Fazıl Bayraktar'ında belirttiği gibi mektupların Türk edebiyatı coğrafyasında ayrı bir yeri vardır.Cahit Sıtkı'nın Ziya Osman Saba'ya yazdığı mektupları gibi... Sayın Bayraktar'da bunu anlatmaya çalışıyor. Ben şahsen ondan çok şeyler öğrendim.Onun için yazmaya çalıştım,bir başka yazımda bana gelen bir örnek mektubunu da sizinle paylaşacağım. Açıklayıcı ve gönül okşayıcı manidar yorumunuza ayrıca teşekkürler ediyorum.Sağolunuz, var olunuz aziz dostum. Selam ve sevgilerimle. AG.  27.06.2011 9:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2216
Toplam yorum
: 4830
Toplam mesaj
: 223
Ort. okunma sayısı
: 817
Kayıt tarihi
: 27.06.09
 
 

1946 Mardin ili, Kızıltepe ilçesi'nin Esenli köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kızıltepe'de bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster