Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '22

 
Kategori
Etkinlikler / Festivaller
Okunma Sayısı
18
 

Fazıl Say...Dansöz...

2 yıla ulaşmaya az kala nihayet Aralık ayında ilk etkinliğime gittim... Fazıl Say - Piyano Resitali (Bach, Goldberg Varyasyonları) Programa başlamadan açıklama yaptı Fazıl Say "Elinizde program akışı yok. Çünkü gerek yok. Tek bir eser çalıcam. Bu hem sizin için hem benim için zor olacak..." 1,5 saat boyunca süren tek bir eser... Molasız bir şölen... 

 

Hani aylarca tek damla yağmur yağmamış toprak kupkuru olur çatlar ve çatlakların aralıkları gittikçe büyür ve toprak toza döner ya... Sonra bir yağmur başlar... O toprak o kadar hasret kalmıştır ki suya her damlasını o çatlaklardan içeri çeker... Bir damla bile toprağın üstünde kalmaz... Hepsini kana kana içine alır... İşte böyleydi bende duygusu bütün notaları, tek tek her tınıyı içime çektim... Maske ile bile soluk aldığımı hissettim... Bittiğinde havada asılı kalan son notayı tutup hızla çektim kaybolup gider telaşıyla... Uzun süre alkışlandı tabi dünyaca ünlü sanatçımız... Ama ne kadar olsa yetmez di... O bir buçuk saat çaldı biz de bir buçuk saat alkışlasak az dı...

 

Çok mutlu çıktım ben o dinletiden... O gün konser bitimi bir karar verdim... Her ay bir etkinliğe gidicem.... Corona'ya rağmen... Bir daha o kadar kurutmuycam toprağımı, yer altı sularımı... bir daha o kadar çürütmiycem ruhumu... 

 

Bu ay ki etkinliğim bir tiyatro idi... Mekan Sahne'nin bir oyunu... Dansöz... Bir arkadaşın önerisi ile gittim... Tam da gününü seçmişim... Cumartesi akşamına 4 arkadaş 1 ay önceden alınmış biletler ve Ankara'ya yıllardır yağmadığı kadar yağan kar... Yarım saatten fazla yağan yoğun karın altında boşta olsa durmayan bizi almayan taksiler... Gelmeyen otobüsler... Tam umudu kesmişken hemen ilerimizde yolcu indirmek için duran taksiye doğru depara kalkan 4 kadının yolcu inmeden taksiyi sarması sonucu geç te olsa gidelim diyerek bindiğimiz taksi ve zorlukla ulaştığımız mekanda oyunun henüz başlamadığını hava muhalefeti nedeniyle 10 dk sonra başlayacağını öğrenince yaşadığımız zafer duygusu....

 

Tek kişilik bir oyun... Sezen Keser oynuyor... Adı üstünde bir dansöz o... İlk dakikalarda alıyor sizi oyun... Tekst çok sağlam... Oyunculuk müthiş... Çok iyi çalışılmış her yanı emek emek bir oyun bu... Sezen Keser'i daha çok duyarız ve görürüz gibi geliyor bana... Gerçekten anlattığı hikayeyi yaşadı sahnede... Gerçekten ağladı... Gerçekten oynadı... Herşeyde olduğu gibi içi boşaltılıp değersizleştirilen dans etmenin gerçek anlamını anlattı bize... Kadın her yerinde idi tekstin... Annesi, kendisi, Hayfa... Candostlarımız hayvanlarda vardı... İnsanın sadece insana değil tüm canlılara karşı vahşeti anlatılıyordu... Kadınlarımızın büyüttüğü erkeklerin erkekliği... Hizaya girmeyenlerin hizaya sokmak isteyenler tarafından uğradığı zulüm... 

 

Oyun bir saat sürüyor... Benim gidip dönmem toplamda 5 saat sürdü... Ama hepsine değdi... Paylaşayım istedim... 

 

Sevgiyle...

 

Cemal Hüseyin Çağlar bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 264
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 655
Kayıt tarihi
: 14.11.07
 
 

49 yaşındayım.. Kamuda memur olarak çalışıyorum. Aynı zamanda amatör bir tiyatro ekibiyle 18 yıld..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster