Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '06

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
809
 

Fazla bağlanmadan...

Fazla bağlanmadan...
 

Gazetede bir fotoğraf dikkatimi çekiyor. Bir eliyle göz yaşlarını silen ve içindeki acı, yüzünün her çizgisine yansımış bir Anadolu kadınının fotoğrafı bu. Gırtlağıma bir şeyler düğümleniyor. Biliyorum boğazıma gelip yerleşen bu düğüm yine bir yerlerde birilerinin acıdan kavrulduğunun işareti.

Haberi okuyorum. 104 ev, 92 samanlık ve 74 ahırın yandığı anlatılıyor. Rakamlar o evlerin sahiplerinin acısını anlatmıyor. Bizim gibi gözleri ve beyni acı haberlerle tıka basa doldurulmuş bir toplum için bu beş dakika sonra başka bir acı haberin unutturacağı bir haberden başka bir şey değil.

Aklım o köyün insanlarına takılı kalıyor. Alevler içinde kalmış evini, köyünü uzaktan izlemek nasıl bir duygudur? Tüm hayatını geçirdiğin ve binlerce anıyı farkında olmadan biriktirdiğin ve sanki sonsuza kadar senin olacakmış gibi yaşadığın evinin bir kaç saat içinde yok olacağını bilmek nasıl bir duygu? Dünyada bir başına kalıvermiş gibi hissetmez mi insan kendini?

Ve düşünmez mi: Artık, sabah kendi yatağında uyanamayacağını, o bildik hareketlerle kalkıp mutfağa yönelemeyeceğini, ocağa bir çay suyu koyup ev halkını uyandıramayacağını, tüm ailenin o aşina oldukları tabaklar, bardaklar, çatallar ve kaşıklarla dolu sofrada kahvaltı yapamayacağını düşünmez mi.... Tüm yaptıkları bir bir gözünün önünden geçmez mi?

Yok olan sadece bir ev ve eşyalar değildir oysa... Yanan ve kaybolan senin hayatındır... Üzerindeki elbisenle kalıvermişsindir hayatın ortasında... Tutunacak dalın ailendir başka da bir şey yoktur zaten... "Yeniden yaparız her şeyi" diye teselli eder aileden birileri içindeki acıyı yok saymaya çalışarak...

Yeniden başlamak ve her şeyi yeniden kurmak cesaretini bulacaklar bir süre sonra... Hayatta kalmak ve yaşamak zorundalar, çünkü hala nefes alıyorlar... Ve insanoğlu böyledir... En büyük acının içinde bile bile, en çaresiz zamanında bile kendine bir umut ışığı bulur ve o umut ışığı onu yeniden var eder... Onlar da bunu hissedecekler içlerinde... Biraz küllerin soğuması gerek...O korların soğuması gerek... İçlerindeki yangının sönmesi gerek... Sadece zamana ihtiyaçları var...

Evlerinin külleri arasında dolaşırken acı çekecekler...Bu inkar edilemez...Belki yarı yanmış, çok sevdikleri bir eşyaya rastlayacaklar...Acı katmerlenecek... Ama kendilerini teselli edecekler "Cana geleceğine mala gelsin. Yeniden yaparız."

İnsanoğlu güçlüdür...Yıkılanı yeniden yapar, kendi hayatını yeniden kurar... Onlar da öyle yapacaklar... Değişen tek bir şey olacak içlerinde... Tüm sahip olduklarının bir anda ellerinden küçük çılgın bir balık gibi kayıp gidivereceğini bilecekler... Yaşayacaklar ve yeniden sahip olacaklar ...Ama fazla bağlanmadan...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1085
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster