Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
1639
 

Feci şekilde aşkım geldi! Buluşalım mı?

Feci şekilde aşkım geldi! Buluşalım mı?
 

Bu Milliyet Blog güzel bir site. Şiyir yazıyosun. Hikaye yazıyosun. Psikolocik şeyler yazıyorsun. Millet okuyor, gönüller şenleniyor. Güzel insanlar var. İnsan derken bayanları kasdediyorum tabii... MB’deki bayanlar çok hoş. Resimlerine baka baka dalıp gidiyorum. Esmeri, sarışını, genci, olgunu, dulu, bekârı, medeni durumunu belirtmeyeni, her an boşanacakmış gibi duranı... Mühendisi, hemşiresi, doktoru, öğretmeni, öğrencisi, ev hanımı, gazetecisi... Her meslekten, her yaştan, her şehirden bayan. Sadece resimlerine bile aşık olabilir insan.

Bahar geldi. Kanım kaynıyor. Gerçi benim kanım dört mevsim boyu hep kaynıyor; bahar olması şart değil. Yaz olur, güz olur, kış olur; hiç fark etmez. Ayıptır söylemesi, (ve de övünmek gibi olmasın) testosteron seviyem bayaa yüksek. Saçımın dökülmesi de bu yüzdenmiş. Feda olsun ne yapalım. Lakin, saçı dökmekle kaldık, pek bi icraat yapamadık. Bir türlü gerçek potansiyeli değerlendirilemeyen bor madeni gibi kaldık öyle. Boşa akıp giden azgın nehirler gibi heba oldu enerjimiz. Halbuki bir baraj kurulsaydı önüme, hem suyundan hem elektriğinden faide görürdü millet.

Elektrink dedim de aklıma geldi (aklımdan çıktığı mı var ki!); yau ben bu Blogdaki hatunlardan acayip elektrink alıyorum. Hele sayfalarına yakın plan portre resmini koymuş olanlardan, aşk-evlilik veya psikoloci kategorisinde yazanlardan aldığım pozitif elektrink orta büyüklükte bir kasabayı aydınlatmaya yeter. Aslında kötü bir niyetim yok. Aşk konularında engin tecrübelerimle ücretsiz (free) danışmanlık yapmak istiyorum. Pisikoloci konularından da bayaa anlarım. Froyd, markıs, lenin, engel, haydar dümen, rokko sifredi, jenna jameson. Çok okudum bunları. “Dünyanın bütün doyumsuzları birleşin! El arabalarınızdan başka kaybedecek bir şeyiniz yok!”

Yani burdan da bir hanım arkadaş edinmezsem öliim ben artık. Dedim ya, kötü niyetli değilim. Amacım sadece arkadaşlık. Tanışalım, görüşelim, içimi açayım, ne kadar saf, masum ve bakir olduğumu görsünler. Arabam da var. Dolmuşa, taksiye para verdirmem, ben götürüp getiririm. Boğazda çay ısmarlarım. İsterse ormana pikniğe falan da gidebiliriz. Hani orda yılan çıkar, kertenkele çıkar, blog arkadaşım korkar bana sarılır, bir yakınlaşma kaynaşma olur. Belli mi olur.

Peki ne yapmalıyım tanışmak için. Dur en güzellerinden başlayıp gözüme kestirdiklerime yorum yaziim. Dertlerini paylaşmak istediğimi söyliim. Vay, şu kız ne kadar güzel. Resmen peri vallahi. "İlişkiler" kategorisinde yazmış. Belli ki ya ilişkisinde bir sorun var ya da bir ilişki arıyor. Ne diyor bakalım<ı>: “Yağmur yağmadı bu bahar, senin yokluğundandır mutlaka bu kuraklık. Tenim çatlamış toprağa döndü. Neredesin? Gel artık, gel artık....”

<ı>

Vallahi tamam. Kesin arayışta bu kız. Tam zamanıdır. Ne demişler, hastayı yatakta ziyaret edeceksin. Dur önce bi yorum yaziim: <ı>“Evet. Gerçekten bu bahar yağmur yağmadı. Çünkü insanlar yalnız; insanlar yanıbaşında duran ruh eşlerini göremiyorlar. Muhteşem bir yazıydı sevgili, ‘ruhgalaksisi’. Kalbine sağlık. Sevgiler”

Aha, “Milliyet Blog yorumunuza cevap var” maili geldi. Ne demiş bakalım: <ı>“Aslında hayat bir arayıştır, belki de bulduğun anda biter her şey. Yorumunuz için teşekkür ederim. Sevgiler”

<ı>

Vallahi ışığı aldık. Devam edelim ikinci yorumla: <ı>“Aynen katılıyorum ama her şey bitine kadar yaşanacak çok şey var. Uğranacak bir istasyon. Misafir olunacak bir kalp. Bu arada kendimi bir istasyon gibi hissettiğimi belirteyim, hatta kocaman bir gar binası, Haydarpaşa garı gibi. Msn’den yazışalım mı? Benim msn adresim: biliyorumsenindegonlunvar@pekhotmail.com

<ı>

Onun cevabını beklerken boş durmayalım. Ooo şuna bak hele, ay parçası mısın, meteor yağmuru musun be tatlım! Şiyir yazmış. Ne diyor bakalım: <ı>“gittin, bir krater çukuru kaldı yüreğimde/aydan baksan görünür/sen elli santim ötemden göremezsin”

<ı>

Anaa, ne derin söz lan bu! Ama “gittin” diyor, önemli olan bu, biz yüzeyden gidelim. Gitmiş herif yani. Böyle güzel bir bayanı yalnız bırakmak olmaz. Hemen bir yorumla paylaşalım yalnızlığını: <ı>“Bence o çukuru görebilecek gözlere ihtiyacın var senin. Ben aydaki kerataları bile görebiliyorum. Hatta msn’de kamerada bile görürüm. Mail Adresim: keskingozler-delicibakislar@yahooooo.com

“Ruhgalaksisi”nden cevap gelmiş: <ı>“Siz Haydarpaşa Garında bekleyin. Ben Orient Ekspresiyle bi tur atıp gelecem.”

Ne demek istedi şimdi bu? Olumlu mu olumsuz mu? “Bekleyin, gelecem” diyor neticede. Tamamdır vallahi! Hemen gideyim. Biraz takılırım oralarda. Hem belli mi olur. Orada sirkülasyon boldur, bakarsın kısmet çıkar, şöyle üniversiteli bi kız, evden kaçmış bir garip taze...

Ay parçasından da cevap gelmiş, açalım. Yav bu Blog sayfası da geç açılıyor biraz, sinir oluyorum ha! Ne demiş bakalım meteor yağmurum: <ı>“Önemli olan kalp gözüyle görebilmektir. Ne mutlu size ki o gözlere sahipmişsiniz. Yorumunuz için teşekkür ederim. Not:msn kulllanmıyorum”

<ı>

Yalan söylüyor. Ama bırakmam bunun peşini ben. Tam kıvamındadır şimdi. Başını yaslayacağı bir omuz arıyordur. Bende de omuzdan bol bişey yok, yayla yayla!

Neyse, biz devam edelim, bütün yumurtaları aynı sepete koymak olmaz. Aha! Allahım şundaki karizmaya bak yav. Biraz olgun görünüyor ama evli çocuklu falan değilmiş. Kelimeleri de coşturuyor resmen. Okuyalım bakalım<ı>: “Aşk bir bilinmezdir. Biliyorum diyen yalan söyler/ Hayatta her şey yalan olduğuna göre boşuna değil mi doğruyu aramak? Hayalimdeki yüzün bir ayna/ istiyorum ona bakıp saçımı taramak......”

Şimdi buna şöyle bir yorum iyi gider: <ı>“Bilinmez olan aşk değildir. Aşkı yaşatacak kişiyi bulamamış olmak böyle bir fikre kapıldırır insanı. Aslında o bir yorum cevabı kadar yakınınızda! (espiri yapıyorum:) :)<ı> Tarihe geçecek bir yazıydı sevgili 'Pıtırcık', kaleminize sağlık. Bu arada Blog dışından yazışmak isterseniz mail adresim: aynaninicindearadiginimben@gemmail.com

<ı>

Elcevap: <ı>“Ben aşkın yüceliğinin bilinemez, tarif edilemez oluşunda saklı olduğuna inanıyorum yine de. Katkılarınız için teşekkür ederim. Ama yorumunuz biraz abartılı geldi. Bir daha görüşmememek dileğiyle”

“Görüşmemek dileğiyle”ymiş! Pöh! Görüşmezsen görüşme lan, ne sanıyon kendini sen de! Sanki başka bayan yok Blogda.

Dur bak Milliyet Blog’dan mail geldi yine. “Milliyet Blog okuyucusundan mesajınız var!” Amanin, biri randevu teklifimi kabul etti kesin. Hem de “Hüzünlü Peri”den... Hemen tıklayalım hoop, ne diyo bakalım: <ı>“Sayın ‘aşk motoru’, öncelikle iltifatlarınız için çok teşekkür ederim. Çok naziksiniz. Sizinle tanışmak, görüşmek isterdim ama bakıyorum Blogdaki neredeyse bütün kadınlara tanışma ve arkadaşlık teklif etmişsiniz. Ötekiler de teklifinizi kabul ederse hangimizi tercih edeceksiniz? Hani ben bu konuda rekabeti sevmem de o açıdan şey ettiydim yani.”

<ı>

Tüh. Baltayı taşa vurduk! Hiç düşünemedim yav. Millet birbirinin yorumlarını da okuyormuş meğersem! Bundan sonra en güzellerini ve psikolocisi en uygun olanlarını seçiim en iyisi. Bir de böyle şeyleri yorumda değil mesajla yaziim, “lütfen yayınlamayın, aramızda kalsın” diyeyim.

Bir mail daha geldi. Yine Milliyet Blog’dan. <ı>“Milliyet Blog üyeliğiniz hakkında” diyor. Platin üyelik mi verecekler acaba? Dur bakalım ne diyo:<ı> “Sevgili ‘aşk motoru’, yazdığınız blog, yorum ve mesajlarda uygunsuz ifadelerle öteki üyeleri rahatsız ettiğiniz için MB üyelik sözleşmesinin ilgili maddesi uyarınca üyeliğinize son verilmiştir. Üzgünüz. İmza: Tuğçe Tunalı - Editör ”

Ne diyo lan bu? Atıldım mı ben şimdi? Ne yaptım ki? Aşk kötü bir şey mi kardeşim? Yıkın bu tabuları artık! Bu memleket böyle taşlaşmış zihniyetler yüzünden kalkınamıyor işte. Bu gidişle yakında blogdaki kadınlara çarşaf da giydirir, onların sayfalarını da haremlik selamlık biçiminde ayırır bunlar.

Bu arada editörün ismi de nefismiş ha! Tuğçe isimli kızların hepsi güzeldir zaten. Dur şuna bir mail atayım: <ı>“Sevgili Tuğçe, muhteşem bir mail. Bu maili yazan kişide nasıl hassas bir yürek vardır kimbilir? Keşke bir de jpeg formatında yüksek çözünürlüklü bir resmini ekleseydin. bu arada sizin mesailer hangi saatler arasında? Ben bütün gün müsaitim. Bir yerde oturup bir şeyler içmek isterim seninle. Bana şu mail adresinden yazabilirsin: atilsakdaberaberiz@livelove.kom”...

........

Resim: http://www.laphotopro.com/images-index/engagement-beach-paradise-cove-oc.jpg

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

gülmektenöldüm@hotmail.com

Zaman sonra 
 17.09.2008 14:20
Cevap :
tesekkurlerefendim@ikincibolumunumuyazsamacaba.net  17.09.2008 14:52
 

bir çok yazını okudum ama hala bu yazın favorim, her okuyuşta gülüyorum, süper :)))

Dilek Fuçucı 
 30.07.2008 17:03
Cevap :
Ben de çok sevdim bu yazımı, o blogcuyu gözümde canlandırıyorum da acayip gülesim geliyor durumuna :)  30.07.2008 17:25
 

Merhaba yazınızdan çok önemli tüyolar aldım MB'ye yeni katılmış bi bayan olarak:)müthiş bi hayal gücüyle yazılmış çok keyif aldım özelliklede son kısmı daha bi güzeldi " Tuğçe isimli kızların hepsi güzeldir zaten":)) elinize sağlık...

Tuğçe Yılmaz 
 25.05.2008 21:12
Cevap :
Her ortamda karşılaşılabilecek kimi ufak tefek yanlışları ti'ye almak istedim biraz. Maksat keyifle okunabilecek bir yazı olsun. Sizin de o şekilde okumanıza sevindim. "Tuğçe isimli kızların hepsi güzeldir" derken boşa sallamamışım demek :) Çok teşekkür, çok selam...  26.05.2008 11:00
 

Her şakanın altında bir kaka var derler. Siz ne dersiniz Celal bey??? Sevgiler

Gülün içinden 
 15.05.2008 16:34
Cevap :
Valla ben diyeceğimi gayet anlaşılır biçimde dedim Gül Hanım. Şakayla ilgili o laf da öyle değildi bildiğim kadarıyla. Selamlar...  15.05.2008 17:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 4967
Toplam mesaj
: 287
Ort. okunma sayısı
: 3556
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

Anahtar kelimeler: Antep, İstanbul, Haziran, İkizler, Beşiktaş, MÜ İletişim Fakültesi, Gazetecilik. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster