Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ağustos '09

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
1364
 

Fecri Ebcioğlu

Fecri Ebcioğlu
 

Bugün yaşı kırkın üzerinde olanlar Fecri Ebcioğlu'nu tanırlar. Müzik köşemde bu ay Fecri Ebcioğlu'ndan bahsetmek istedim. Çocukluk dönemimde, TV yi ilk seyrettiğim yıllarda tanımış, çok sevmiştim kendisini. Bugün yaşasaydı 82 yaşında olacaktı, ama biz O'nu yirmi sene önce kaybettik.

Fecri Ebcioğlu, İstanbul doğumlu. Evin tek çocuğu olduğu için el bebek gül bebek büyütülmüş. Uçarı ve yaramaz bir çocuk olduğu söyleniyor. O yıllar Cihangir'de geçmiş, en yakın arkadaşlarından biri kendisinden iki yaş küçük Gazanfer Özcan mış. Gençlik yıllarında her erkek çocuk gibi futbola ilgi duymuş, iyi bir kaleci olduğu için "Kedi Fecri" derlermiş. Yaz aylarını ailece Anadoluhisarı'nda geçirirlermiş. Fecri topla oynarken, boğazın sularında yüzmeyi de ihmal etmezmiş. Spor ve müzik o yıllarda (1950 ler) Fecri Ebcioğlu'nun vazgeçilmezi imiş. Sesinin çok kötü olduğu arkadaşları tarafından vurgulanıyor.

Fecri Ebcioğlu 1953 ile 1956 arası Amerika Birleşik Devletinde bulunmuş. O yıllarda akşamları disk jokey eğitimine katılmış. Türkiye dönüşünde diskjokeylik yapmış ( havacılık eğitimi bahane olmuş ). Amerika yıllarında ünlü şarkıcıların, şarkılarını kendi dillerinde söylemesi dikkatini çekmiş. Edindiği deneyimlerini gazete yazılarında ve radyoda kullanmış.

O yıllarda Yeni Sabah gazetesinin pazar ekinde Müzik Kulübü adlı bir köşe hazırlamış. Türkiye'den ve Dünya'dan müzik haberleri aktarıyor, solistler hakkında yorumlar yapıyormuş. Müzik köşesi yazarlığına sonraki yıllarda Hürriyet devam etmiş.

Radyo programcılığı da aynı yıllarda başlamış. İstanbul Radyosu'nun 1961 yılı programına baktığımızda her Salı saat 17.00'den 18.00'e uzanan bir program karşımıza çıkıyor: "Çay Saati Melodileri, Takdim eden Fecri Ebcioğlu". My Little One, Luna Caprese, Green Fields, Oh Carol, Pretty Blue Eyes, I'te Vurria Vasa, Angustia, C'est Ecrit Dans la Ciel, My Home Town ve Segretamente o programda en çok çalınan şarkılar olmuş. Bu program büyük bir beğeni topladığı söyleniyor.

Şarkı sözü yazmak bu yıllara rastlıyor. Orijinali bir Bob Azzam parçası olan " C'est Ecrit Dans Le Ciel " "Bak Bir Varmış Bir Yokmuş" olmuş. Sonra 1964 de Adamo'un seslendirdiği 'Her Yerde Kar Var, Kalbim Senin Bu Gece' şarkısı izlemiş. Bu şarkı ile artık herkes Fecri 'yi tanır olmuş.

"Sensiz", "Deniz ve Mehtap", "Her akşam votka, rakı ve şarap", "Her yerde kar var" izlemiş. Tabi her biri 1 numara. Ajda Pekkan, 1968 yılında "İki Yabancı" ile onbinlerce 45 lik satmış. Sonra bu başarıyı "Dünya Dönüyor", "Saklambaç" ve "Üç Kalp" takip etmiş. Kısaca 60 lı yıllar Fecri Ebcioğlu için altın yıllar olmuş.

Türkiye'nin TV ile tanıştığı ( İTÜ TV ) bu yıllarda, Halit Kıvanç "Ebcioğlu Show" un ilk TV show'u olduğunu söylüyor. Fecri Ebcioğlu, bu programların 1965 yılında geldiği noktayı ve yarattığı etkileri şöyle anlatıyor: "Program Cuma akşamları yayınlanıyordu ve o gecelerde sokakta insan kalmıyordu. Herkes bunu seyretmek için TV'lerinin başına koşuyordu. Olmayanlar da komşularına gidiyordu. Ama program da güzeldi. Zeki Müren, Ajda Pekkan, Tanju Okan, Ayten Alpman, Öztük Serengil, Altan Erbulak, Müjdat Gezen, Suna Pekuysal gibi ünlüler benim programımda yer almak için sıraya girerlerdi. Üstelik masraflarını da kendileri yaparlardı. 1968'de TRT kuruldu ve beni oraya transfer ettiler. Erşan Başbuğ'la birlikte [Yedi Tepeden adlı bir] program yapmaya başladık. Daha ileri senelerde 'Biz Bize' programında sunuculuk yaptım. O programın başlangıç ve bitiş müzikleri benimdi. Türkiye'de bir şov programının açılış ve kapanış şarkılarını yazan ilk benim. Bu program sayesinde Ali Kocatepe, Yeliz, Nilüfer, İlhan İrem gibi yetenekli sesler müzik dünyamıza katıldı."

Duygusal, heyecanlı ve yumuşak kalpli bir insan olarak anılan, Ebcioğlu'nun çapkınlığı ve aşkları ise artık tarihin sisleri altında saklı kalacak deniliyor.

Fecri Ebcioğlu 58 yaşında felç geçirmiş. Boynundan aşağısı tamamiyle felç olmuş. Çapa Hastanesi'nde uzun süre yatmış. Hiç ihtimal verilmemesine rağmen, büyük bir azimle çalışarak iki yıl içinde ayağa kalkmış ve yürümüş… Suadiye'deki evinden Etiler'e taşınmış. Ebcioğlu, Levent'deki bu evde her çarşamba arkadaşlarına davet verirmiş. Ailesi bu isimlere ek olarak, en yakın arkadaşları arasında Emin Cankurtaran, Erkan Yolaç, Altan Erbulak, Namık Sevük, Ergun Sav'ın da bulunduğunu vurguluyor.

Fecri Ebcioğlu 62 yaşında, 6 Mart 1989 tarihinde Levent'de şimdi adı Fecri Ebcioğlu Sokak olan sokaktaki evinde bir kalp krizi sonucu bu dünyadan ayrılmış. Popüler müzik tarihimizde bıraktığı önemli izler adını bizimle birlikte yaşatmaya devam edecek....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

onun gibi sanatçı çok az bulunur..bizim nesil şanslı idi..maalesef birçok değerimizi ve değerlilerimizi zaman içinde,bazen de çok zamansız kaybediyoruz..fecri ebcioğlu,şarkılarda ve sevenlerinin kalbinde her zaman yaşayacak..selma er.

selma er 
 10.08.2010 21:07
Cevap :
Fecri Ebcioğlu'nu dinlemiş şanslı birinden yorum almak çok güzel.  11.08.2010 19:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 479
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 1500
Kayıt tarihi
: 01.04.07
 
 

1965 İstanbul doğumluyum. İTÜ Elektrik mühendisliğinden mezun oldum. Özel sektörde Kalite Bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster