Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Temmuz '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
733
 

Federasyon Türk futbolunu ateşe mi atacak?

Federasyon Türk futbolunu ateşe mi atacak?
 

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, şike soruşturması hakkında yaptığı açıklamada; "Türkiye Futbol Federasyonu'nun elinde herhangi bir delil ve belge bulunmamaktadır. Elimizde delil olmadan, belge olmadan vereceğimiz kararın doğru olmayacağını düşünüyoruz" dedi ve ardından doğru olduğunu sandığı kararını açıkladı: "Lig, tescil edildiği şekilde UEFA'ya bildirilmiştir. Lig planlandığı şekilde 5 Ağustos tarihinde başlayacaktır. 31 Temmuz tarihinde Süper Kupa Finali Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanacaktır".

Bu alakasız ve sorumsuz açıklama dünya medya kuruluşlarında "TFF şike kanıtı olmadığını ilan etti" şeklinde manşet buluyor. Oysa ki, aynı yayın organlarının günlerden beri başlıklardan inmeyen haberlerinde, Türkiye'deki şike skandalının savcılık tarafından delilleriyle tespit edildiği ve tutuklamalarla birlikte futbolda temizlik operasyonun başladığı yer alıyordu. Bu durumda, TFF Başkanı Aydınlar "şikenin kanıtı elimizde yok" derken, aklımıza ister istemez kedinin kendi pisliğini örtme telaşı geliyor.

Eğer Sayın Aydınlar şike skandalına bir şekilde bulaşmışsa, yaptığı açıklamanın ona bir faydası olmaz ama Türk Futboluna daha şimdiden çok büyük zararı olmuştur. Futbol gibi para basan bir sektörde karanlık çetelerin at oynattığını herkes biliyor. Üstelik bu her ülke için geçerli. Aklı başında ülkeler yetkili kurumlarıyla bu çetelere karşı bütün güçleri ile mücadele ediyorlar. Örneğin Dortmund Devlet Savcılığı geçtiğimiz yıl bir ucu Türkiye'ye kadar uzanan uluslararası bir iddia çetesini açığa çıkarmıştı. Türkiye'nin de yapması gereken budur. Başta TFF olmak üzere spora gönül vermiş her kurum, bu ayıbın bir an önce temizlenmesi için gerekeni yapmalıdır. Gereken nedir? Canımız biraz yansa da, kulağı kesip kirli kanın akıtılmasıdır.

Bu iradeyi kendimiz gösteremezsek, şike belasını örtbas edersek, sadece bir kaç takım değil, Türk Futbolu çok ağır bedeller ödemeye mahkum edilir. Juventus Turin'in başına gelenleri hatırlayalım:

2006 yılı baharında İtalya Başsavcılığı dinleme kayıtlarını delil olarak açıkladığı anda, Mayıs 2006'da Luciano Moggi başkanlığındaki klüp yönetimi ve olaya adı karışan federasyon başkanı Franco Carraro patır patır istifa ettiler. İtalya Futbol Federasyonu 14 Temmuz 2006'da ilk kararını verdi. Juventus'un 2004/05 ve 2005/06 şampiyonlukları iptal edildi. 2006/07 sezonu için küme düşürüldü ve eksi 30 puan ile başlamak cezası verildi (daha sonra itiraz üzerine eksi 17 puana düşürüldü). Juventus yönetimi başına geçen Giovanni Cobolli Gigli gelir gelmez meydan okumaya başladı ve küme düşme kararı kaldırılıncaya kadar mücadele edeceğini ilan etti. İşte dananın kuyruğu bu noktada koptu. Gelişmeleri o zamana kadar sessizce izleyen FİFA Başkanı Sepp Blatter devreye girdi ve İtalya Futbol Federasyonu'nu muhatap alarak, şike ayıbının karartılması halinde İtalyan takımlarının tümüne Avrupa müsabakalarının yasaklanacağını ilan etti... Ee bu durumda kuyruklar geç de olsa mecburen kısıldı.

Juventus Turin İtalya'nın en büyük ve en başarılı takımı. İtalyan taraftarlarının %20 si onu destekliyor. Aralarında Kaddafi'nin de bulunduğu dünya zenginler derneğinin üyeleri Juve'nin Mailand borsasındaki hisse senetlerini kapış kapış satın alıyorlardı. Ama bütün bu kudret şike skandalını örtbas etmeye yetmedi, sonuçlara katlanmaktan onu kurtaramadı.

Türkiye Futbol Federasyonu ayağını denk almalı, Juventus'un başına gelenlerden ders çıkarmalıdır. "Efendim masumiyet karinesi diye bir şey var, aksi ispat edilene kadar her zanlı masumdur" tekerlemesi ile ya da "yargı zaten iktidarın elinde" gibi gereksiz siyasi cambazlıklarla bazı taraftarları kandırmak mümkün ama FİFA'yı kandıramazsınız. "Mahkeme kararını bekleyelim" uyanıklığı geçersizdir. Juventus'un mahkeme kararı yaklaşık üç buçuk sene sonra, 14 Aralık 2009 da sonuçlandı (klüp yöneticisi Antonio Giraudo üç yıl hapis cezasına çarptırıldı). Ama Italya Futbol Federasyonu soruşturmanın başlaması ardından küme düşürme kararını verdi. Şimdi TFF yıllarca sürecek mahkeme kararını mı bekleyecek ?

Fenerbahçe yönetimi ve TFF neye güvenip de tutuklamalara kadar varan delilleri yok sayarlar bilinmez. Ama bilinen bir şey var. Eğer Türk Futbolu bu şark kurnazlığı nedeniyle silinmez bir leke alırsa, güvendikleri çevreler dahil onları vebal altından kurtarmaya kimsenin gücü yetmez.


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Emniyet ve savcılık, elele, Türk futbolunu dönüşü olmayan bir çukura ittiler. artık hiçbirşey eskisi gibi olmayacak. ''paranoyak futbol'' dönemi başlıyor. artık gol kaçıran, hatalı gol yiyen herkese ''acaba'' diye bakılacak. bakın, görün ilk fırsatta Digitürk yaptığı sözleşmeden caymasa bile, eksik ödeme yapmanın yollarını arayacak. Futbolumuz artık hep gölgeli olacak. Ciddi transfer yapamayacak takımlarımız. Emniyet ve savcılık güç gösterisini yaptı, eseriyle ne kadar övünse azdır. Birkaç ay sonra eserlerini seyredip gurur duyabilirler yarattıkları çöküntü ve paranoya ile.

mehmet anil 
 21.07.2011 14:59
 

Sayın yazar sizin FB' li olmadığınız belli oluyor. Hatta durun bir tahmin yapalım. Eve t GS' lisiniz. Hayır ben falcı filan değilim. Yazınızın altından ucu gözüküyor. Siz ve sizin gibiler, güya futboldaki pisliğin temizlenmesi adına yargıya, hatta federasyona cesaret vermeye çalışıyor. Aslında ben buna gaz verme diyorum. Neden mi? Çünkü son operasyonda adı geçen takımların haricinde herkes maşallah bol keseden dürüstlük havalarında. Çünküüü şu lanet olası yasa var. Neden lanet olası dedim biliyor musunuz? Çünkü siz ve sizin gibiler işte bu yasanın arkasına saklanıyorsunuz. Sanki bu yasadan önce pislik bu ülkede yoktu. GS Denizliden alnının teriyle dönmüştü. Bursa alnının akıyla şampiyon olmuştu. Allah için hiç bir takım Sivas ve Trabzon' a yatmamıştı. Beşiktaş 100. yılında zorla şampiyon yapılmamıştı. Hatta kazandığı Türkiye Kupası'nı Haluk Ulusuy' un hastanede yatan babasına değil de, benim babama götürüp hediye etmişti. Bu yasa mı konuşturuyor sizi? Allah için bir yazı daha yazsanıza

Bora Yelken 
 19.07.2011 8:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 622
Kayıt tarihi
: 13.07.11
 
 

1981 yılından beri Almanya'nın Frankfurt şehrinde yaşıyorum. Matematik ve astronomi eğitimi aldım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster