Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ağustos '17

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
158
 

Felsefe Bizi Korkularımızdan Kurtarır mı?

Felsefe Bizi Korkularımızdan Kurtarır mı?
 

luc ferry


 Felsefenin sözlükteki tanımı "Var olanların varlığı, kaynağı, anlamı ve nedeni üzerinde düşünme ve bilginin bilimsel olarak araştırılması" şeklindedir. Bu kitabi bilginin dışında felsefenin tam olarak ne ifade ettiğini, ne işe yaradığını bu yaşıma kadar öğrenememiştim. Lisede Felsefe dersimiz vardı fakat nedense insanların niçin felsefeyle uğraşması gerektiği sorusuna bir türlü yanıt alamadım. Yani Ahmet amca, Ayşe teyze günlük hayatını idame ettirirken neden felsefe kitapları alıp okusun? Geçim derdindeki insanlara ne katacak bu? İşin özü bu sorulara cevap veremediğim için olsa gerek felsefeyi gereksiz bir uğraş olarak görürdüm. Ta ki Luc Ferry'in "Gençler İçin Batı Felsefesi" kitabını okuyana kadar! Yıllardır cevabını aradığım soruları bu kitap sayesinde cevaplayabildim. 

 

Kitaba yaşadığım ilçenin Halk Kütüphanesinde rastladım. Rastladım diyorum çünkü özellikle bu kitabı aramaya gitmemiştim. Raflarda dolaşırken birden bire gözüme takıldı. Elime alıp biraz inceledim. Rastgele birkaç sayfasını çevirdim ve birkaç paragrafını okudum. Genellikle kütüphanelerden kitap alacağım zaman bu şekilde seçim yaparım. Farklı sayfalarda farklı pasajları okurum ve kitabın bana uygun olup olmadığını, ilgiyle okuyabileceğim bir eser olup olmadığını şipşak anlayıveririm. Genellikle bu yöntemle seçtiğim kitapları da bir solukta okurum. Bu kitabı da kendime özgü seçme yöntemimle seçip 1 hafta gibi kısa bir sürede -benim için kısa bir süre-  okuyuverdim.

 

     Felsefenin ne işe yaradığıyla ilgili ulaştığım sonucu sizlerle de paylaşmak istedim. Felsefenin eleştirel düşünceyi geliştirdiği, hayatı, var olmayı ve ahlakı sorguladığı hep söylenegelmiştir. Elbette bu saydıklarımız felsefenin konu alanı içerisine giriyor; fakat bunlar asıl bu bilimin asıl varoluş sebebini açıklamıyor.  Tabi ki kitaptan edindiğim izlenimlere göre izah etmeye çalışacağım. Peki o zaman felsefeyi felsefe yapan ve böyle bir disiplinin doğmasına neden olan sorun neydi? Heyecan dorukta hissediyorum bunu ve açıklıyorum: ÖLÜM KORKUSU. Ne alakası var felsefeyle ölüm korkusunun diyeceksiniz ama çok yakından alakalı. Her canlı ölümlüdür. Vadesi geldiğinde her canlı ölecektir. İnsan yaratılanlar içinde bunu en iyi idrak etmiş canlıdır. Ölüm acı verir mi, ölümden sonra yok oluş mu var ya da ölümden sonraki hayatın nasıl olduğu gibi konular insanları tarihin ilk dönemlerinden beri tedirgin etmiş ve düşündürmüştür. Ölümden korkan, tedirgin olan insanlar şu anı yani yaşadığı anı hakkını vererek, özgürce, tedirgin olmadan yaşayamamaya başlamıştır. Çünkü ne kadar mutlu olursa olsun, ne derece uzun kahkahalar atarsa atsın aklının en derin köşesinde ölümün varlığı neşesine, yaşam enerjisine ket vuracaktır. Ölümü hatırladığında hayalindeki canlanan o manzara, eninde sonunda gelip onu bulacak olan o ölme anı ve sonrasındaki belirsizlikler insanları felsefeyi meydana getirmeye zorlamıştır. Peki felsefe bu durumdan insanları nasıl kurtaracak? İşte kitapta Klasik Yunan felsefecilerinden başlayıp, günümüz modern hümanist felsefi yaklaşımlara kadar çok geniş bir perspektifte filozofların ve felsefi düşüncelerin incelenmesi yapılmış, ÖLÜM korkusundan insanların nasıl kurtulacağı ve yaşamı nasıl daha yaşanabilir ve mutlu kılınacağı konusu irdelenmiştir.

 

Klasik Yunan filozofları genel itibariyle ölüm korkusunu yenmek için hiçbir canlının ölümden sonra yok olmadığını; yaşamaya devam ettiğini söylemişlerdir. Ama bu yaşama farklı bir formda gerçekleşiyor. İnsan ölünce toprak olur, çiçek olur ama farklı bir kalıpta yaşamaya devam eder. Evrenden tamamen kaybolmaz. Bu düşünce bir anlamda doğrudur fakat ölüm korkusunu yener mi derseniz bence yenmek bir yana daha da ürkütüyor insanı. Yani kişiyi ölüm korkusundan uzaklaştıracak kadar güçlü bir düşünce değil. Hümanist felsefecilere göre ise  yaşamın temelinde insan vardır. İnsan, her canlıdan üstündür. Kişi zaaflarından arınarak zaman içinde olgunlaşır, tekamüle uğrar. Yaşamını anlamlı kılmak için ise insanlığa faydalı bir eser bırakmalıdır. Bu eser kişiyi ölümsüz kılar, öldükten sonra da yaşamasını sağlar. Bu görüş elbette genel anlamda insanoğlunun gelişmesi için mükemmel bir düşüncedir. Kişileri üretken olmaya, verimli olmaya iter. Fakat bu düşünce de ölüm korkusuna çare bulmada yetersizdir bence.

 

Kitapta farklı felsefi görüşlerden de örnekler var. Hepsini burada açıklamak istemiyorum. Luc Ferry'in "Gençler İçin Batı Felsefesi" kitabı felsefeye ilgi duyan, hayatı daha mutlu ve huzur içinde yaşamak isteyen herkesin okuması gereken bir kaynak bence. Kitap ölüm korkusuna çare bulabilir mi bilmem ama  kitabı okuduktan sonra bu konuya farklı bir bakış açısından bakmaya başlayacağınız kesin...

 

Kaynak: https://kultursohbetleri.blogspot.com.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Felsefenin Temel İlkeleri. Yazarı: Georges Polizer- Arya Yayıncılık. Selamlar

Cemal Zöngür 
 25.08.2017 0:14
 

Cemal Bey, eğer felsefeyle ilgili özellikle önerebileceğiniz kaynak varsa direk onlara yönelebilirim.

Murat 
 24.08.2017 16:17
 

Murat Bey Merhaba; felsefe ile ilgili şu noktayı hatırlatmak isterim. Bizim ülkemizde devlet tarafından Felsefe her zaman öcü olarak gösterilmektedir. Ancak sizin gibi araştıran birisi, Felsefenin Temel İlkelerini incelerse, ölüm korkusu diye bir şeyin olmadığını rahatlıkla çözecektir. Selamlar

Cemal Zöngür 
 23.08.2017 11:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 429
Kayıt tarihi
: 18.10.10
 
 

Bir devlet okulunda Türkçe Öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Okumayı, paylaşmayı; gelişmeyi ve ge..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster