Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '20

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
59
 

Felsefenin İnsan Arayışı

Diyojen ve Nietzsche den Hareketle Felsefenin, Fener ile İnsan Arayışı…

Felsefe Tarihine baktığımızda, felsefenin bir sorgulama sürecine ek olarak bir şeyleri aradığını hissettiğimizi fark ederiz. Kinik Felsefesinin unutulmaz filozofu Diyojen Milattan Önce 412 ve 323 yılları arasında yaşamış ve insanlık tarihine damga vuracak eleştiri ve döneme meydan okuyuşuyla adını bu günlere kadar sürdürmesinin yanı sıra “ insan arayışı “ ile de derin bir felsefi tablo oluşturmuştur.

21. yüzyılda Diyojen’i okurken özellikle düşünmemiz gereken şey; Kinik Felsefesi ve bugünlere gelen yolculuğu ile “bireylerin en kısıtlı yaşam koşullarında bile, mutlu ve bağımsız olabileceğini “ gösterme çabasıdır. Diyojen kendi iç dünyamıza yaptığımız yolculuk ve mutluluğu aradığımız bir koşulda büyük servetlere sahip olmamız gerekmediğini, hatta en kötü şartlarda bile mutluluk için bir kapının olabileceğini düşünmüş, gerçek hazzın ruhsal tatmin ve mutluluk olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Kinik felsefesi kötü yaşam koşullarında ve hatta bugün ki ifade ile “sefalet ve sürünme” olarak tanımlayabileceğimiz hayatları yaşayıp mutlu olmanın mümkün olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Çünkü mutluluk, erdem ile mümkün olacağından dünyevi zevk ve zenginliklerin mutluluk ile ilişkisinin olamayacağı anlatılmıştır.

Yaşadığı dönem içerisinde yaşam tarzı nedeniyle, halk tarafından sıklıkla aşağılanan ve alay konusu olan Diyojen bir gün elinde “fener” ile yürüyüşe çıkmış ve insanlar ile karşılaşmıştır. Gündüz vakti o fenerle ne yaptığını soran insanlara Diyojen’in cevabı ilginç ve düşündürücü olmuştur;” İnsan Arıyorum!” sahiden de bir insan elinde fenerle gündüz vakti niçin dışarı çıkar? Çok benzer bir tabloyu yüzyıllar sonra Friedrich Nietzsche’de okuruz; “Zerdüşt elinde fener ile gündüz vakti dışarı çıkar ve herkese “Tanrı Öldü! Tanrı Öldü!” “ diyerek yürümeyi sürdürür. Her iki tablonun da “öz insan” aradığı aşikârdır. Diyojen soranlara, dürüst insan arıyorum der. Nietzsche ise “güçlü insan” Nietzsche’nin Güç İstenci söylemiyle Tanrı Öldü yaklaşımı, sahiden de öz insanın yani varoluşunu kendisi gerçekleştirebilen insanın, mücadelesinden ve mutluluk arayışından başkası değildir.

Her iki metaforun da birbirine bağlanabileceği derin yollar bulmak mümkündür, Diyojen’in Kinik Felsefesinin “köpeksi yaşam koşulları” ile Nietzsche’nin “acı dolu yaşam koşulları” belki de kıyasıya yarışırlar. Gerçekten de Tanrı insanları dünyaya acı çekmek için mi yollamıştır?

Nietzsche’nin Şen Bilim adlı eserinde üstünde durduğu; "Öğle öncesi aydınlığında bir fener yakan, pazar yerinde koşarken durmadan 'Tanrı'yı arıyorum… Tanrıyı arıyorum..." diye bağıran kaçık adamı duymadınız mı? Oradakilerin çoğu, Tanrı'ya inanmayanlar olduğu için onun böyle davranması, büyük bir kahkahanın patlamasına yol açtı, onu kışkırttılar. 'Ne, yolunu mu şaşırmış?' diye sordu birisi. Bir başkası 'Çocuk gibi yolunu mu kaybetmiş' dedi. 'Yoksa saklanıyor mu bizden?', 'Bizden korkuyor mu?', 'Yolculuğa mı çıkmış?', 'Yoksa göçmüş mü?'. Onlar birbirine böyle bağırarak güldüler..."

Aralarında çağlar denizler okyanuslar ve hatta dünya kadar fark olan iki filozofun benzer metaforlar ile “insanı arayışı” bize günümüz felsefesinde de düşünmemiz gereken önemli soruları hatırlatıyor. Gelişen teknoloji ve bilimin sınırsız ilerleyişi, kültürler arası çözülmeler ve bireylerin giderek yalnızlaştığı veya yalnızlaştırıldığı; felsefenin artık pek de kapısı çalınmayan bir komşu gibi buruk kaldığı bu günlerde belki de sadece Diyojen ve Nietzsche’den değil onlarca filozofun insan ve haz arayışını düşünerek yeni yollar açmamız gerekiyordur.

Artık bugüne geldiğimizde hangi yaş grubundan olursa olsun, birey olarak niteleyebileceğimiz insanların sahip oldukları yaşam koşulları veya içine doğdukları sosyal ekonomik ve kültürel yaşam standartları hangi koşulda olursa olsun onları mutlu etmeye veya ruhlarını doyurabilmeye yetmiyor.

Kuşkusuz çağımız yeni filozoflar yetiştirebilirse fener metaforu bu kez; “ insan öldü! İnsan öldü!” şeklinde yeniden doğacak… sırf bu nedenle bile Diyojen’in dürüst ve erdemli insanını, Nietzsche’nin üst ve güçlü insanını ve niçin Tanrı Öldü diyerek insanları şaşırttığını iyi düşünmek gerekiyor…

Gerçek, öz ve erdemli insan’ı bulabilmek umuduyla…

SILA PAYLAR

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 505
Kayıt tarihi
: 19.04.12
 
 

Psikoloji - Felsefe - Özel Eğitim - Rehberlik  " Tüm çocuklar gülsün diye, gökyüzünü Mavi'ye boya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster