Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mart '14

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
121
 

Felsefesiz ilahiyat, felsefesiz hayat

Felsefesiz ilahiyat, felsefesiz hayat
 

suyun rengi


Yanlış verilerden doğru sonuç çıkmaz. doğru verileri kasten yanlış yorumlayıp taraflı yargılara varmak ahlaka uymaz.

http://www.elazigyeniufuk.com/bilimden-siyasete-yanlis-veri-ve-yorumlardan-dogru-sonuc-cikmaz-makale,907.html

Efsane komutan ve devlet adamı Büyük İskender’i yetiştiren hocası Aristo felsefenin de en büyük alimlerinden biridir. Mantık biliminin kurucusu olup yüzyıllarca bilimin yolunu aydınlatan “Organon” isimli mantık kitabını yazmıştır. İslam felsefesi dahi bu filozoftan etkilenmiş, hatta Batı dünyası daha onu tanımadan kendi kültürüne katmıştır. Alim İbn-i Haldun’un “Mukaddime” adlı eserinin ana esin kaynağı Organon olmuştur. Aristo o kadar büyük bir filozoftur ki kurduğu Mantık Bilimi günümüze kadar hemen hiç değişmeden gelmiştir. Çağımızın filozof ve matematikçilerinden ünlü İngiliz bilim adamları Bertrand Russel ve Alfred North Whitehead birlikte yazdıkları mantık ve matematiğin ilkelerini yeniden kuran “Principia Mathematica” adlı ünlü eserlerinde Aristo mantığına bir şey ekleyip çıkaramadılar. Yapabildikleri mantıksal ifadeleri matematik diline çevirerek sembolik mantığı kurmak olmuştu.

Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemsettin aynı zamanda büyük bir felsefeciydi. Tasavvuf felsefesinin doruklarındaydı. Müderrislik payesini aldıktan sonra tıp ve eczacılık öğrenmişti. İlim tahsili ile tatmin olmayıp, irfan tahsil etmek üzere medreseyi terk etmiş ve tasavvufa yönelmişti. II. Murat’ın emir ve isteği üzerine II. Mehmet (Fatih)’in hocalığına tayin olunmuştu.

Felsefe insanı kamil hale getiren en önemli tahsil ve çalışma alanlarından biridir. Eğer kainatı bütün olarak kavrama ve yorumlama yeteneğine sahip, düşünen, sorgulayan bireyler istiyorsanız, onlara felsefe eğitimi vermeniz gerekir. Yok eğer sadece söyleneni yapan, araştırmayan, sorgulamayan insanlar istiyorsanız o zaman onları felsefeden uzak tutmanız gerekir. Güç sahibi olanların en çok istediği şey de söylenen her şeyi emir telakki eden kitlelerdir. Ancak günümüzde iletişim başta olmak üzere teknolojik gelişmenin çok ilerlemesi, her türlü iş, araç ve gerecin çok sofistike hale gelmesi yüzünden hızlı düşünen, teknolojiyi özümsemiş, teknik bilgisi dorukta elemanlara ihtiyaç var. Bu açıdan bakıldığında, koyun gibi güdülebilen kitleler değil de, kendi dar kalıpları içinde düşünebilen, sofistike uygulamaları yapabilen biraz daha akıl ve insiyatif sahibi olmuş koyunlar, daha makbuldür.

Yani artık tam koyun gibi değil de, koyundan birazcık daha akıllı müritlere, destekçilere ihtiyaç duyulmaktadır!

Ülkemizde ta kurulduğu günden beri gelmiş geçmiş iktidarların güdümünde olmayı şiar edinen YÖK adlı kuruluş, aldığı bir kararla ilahiyat fakültelerinde okutulan felsefe derslerinin kaldırılmasına karar verdi.

Hemen ilave edelim: adı özerk olarak geçse de, YÖK adlı kuruluşun iktidarın bilgi ve isteği dışında düşünebilme ve karar verebilme insiyatifi yoktur. Geçmişte olduğu gibi bugün de memleket dahilindeki iktidar sahiplerine göbekten bağlıdır. Elbette ki hepsi tahsilli ve yetenekli kişilerden oluşması hasebiyle düşünebilen insanlardır. Ancak kendi dar kalıpları içinde ve belli hayat görüşlerine göre düşünebilen, koyundan biraz daha fazla akıl ve fikir sahibi olmakla mücehhezdirler. İstek, irade ve akıllarını, iktidarın görüş ve arzuları dışında kullanamamaları Allah vergisi bir kusur değil elbette. Tam tersine bizzat kendi istemleriyle iradelerini iktidar sahiplerine ipotek etmeye geçmişten beri alışık olan yüksek kariyer sahibi kişilerdir. Zira iktidarın verdiği veya vereceği rütbe ve makamların cazibesi, onları bilim ve aklın yolunda düşünmeye değil, gerçekleri siyasilere destek sağlama amacıyla tevil etmelerine yol açmaktadır. Kişisel hırsları ve iktidarın sunacakları arasında yaşadıkları çelişki, bilimsel anlayışlarına ket vurmaktadır. YÖK’ün Rektör atamalarını siyasi eğilimlere göre yaptığını Türkiye’de bilmeyen var mı?

Siyasilerin güdümünden kurtulamayan iradeleri ipotekli bu kuruluşun yönetimi altındaki Türk Yüksek Öğreniminin Büyük İskender’ler, Fatih’ler yetiştirme ihtimalinin yüzde kaç olduğunu varın siz hesap edin!

YÖK, sadece felsefeden değil, sosyoloji, psikoloji ve mezhepler tarihi adlı bilimlerden de korkuyor! Çünkü bu bilimler din ile müsbet bilimler arasında bağ kuruyor. Dış dünya ile köprü oluyor. Dini metinlerin ve özellikle Kuran-ı Kerim’in yorumlanması açısından çok önemli olan bu dersler hangi gerekçeyle kaldırılıyor?

Bu noktaya nasıl gelindi? http://www.elazigyeniufuk.com/ahval-ve-serait-bu-noktaya-nasil-gelindi-gidisat-ne-olur-makale,892.html

Alanı din olan mezunların, toplum hayatına girdiklerinde müsbet bilimlerle, beşeri bilimlerle mücehhez olarak topluma entegre olmalarından ve düşünen, sorgulayan bireyler haline gelmelerinden YÖK neden korkuyor?

Araştıran, düşünen ve sorgulayan bireylerden her zaman korkulur!

Bunlar, koyun gibi güdülemez, her söylenene inanmaz, her verilenle tatmin olmazlar. En iyinin, iyinin düşmanı olduğunu bilirler. Yurt ve dünya olaylarını tahlil edip dersler ve anlamlar çıkarırlar.

Bakınız ne de kötü şeyler yapıyorlar!!!

Hafazanallah, bir gün de yöneticilerin iyi olmadığını söyleyiverirler!

YÖK nasıl hesap verecek sonra?

http://www.elazigyeniufuk.com/yedi-aski-muallakat-i-seba-makale,937.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 248
Kayıt tarihi
: 24.05.12
 
 

Yüksek öğrenim. Tarih, felsefe ve sosyoloji alanlarına ilgim var. Güncel politikayı takip ediyoru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster