Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '17

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
316
 

Felsefesizliğin "felsefe" olduğu ülke...

Felsefesizliğin "felsefe" olduğu ülke...
 

Karikatür: Mehmet Tevlim


Sokrates: “Sorgulanmayan hayat yaşanmaya değmez” der…

Felsefe sorgular, her şeyin kökenine inmeye çalışır. Tüm bilimlerin temelini, özünü oluşturur. Tüm bilimler felsefeden doğmuştur. Kısacası felsefe, bilimlerin anasıdır. Felsefede tabu yoktur. Sorgulamanın önündeki tüm dinsel, geleneksel, kültürel değerleri yok sayar… Felsefi düşünce, özgür düşüncedir. Felsefe tarihçileri, ilk felsefi anlamda sorgulamanın Thales ile Didim ilçemizin sınırları içindeki Milet Antik kentinde başladığını varsayarlar… Tanrılarla dolu mitolojik çağlarda kimse doğayı doğa olaylarını sorgula(ya)mıyordu. İlk kez Thales, her şeyin kaynağı -özü – (Arke) sudan oluşmuştur diyerek mitolojik tanrılara başkaldırarak; sorgulamanın yolunu dolayısıyla felsefenin yolunu açmıştır…

Bugünkü kısa yazımın konusu, ülkemizin eğitiminde felsefeye verilen önemin üzerinedir.

Basına yansıdığına göre 2023 yılına kadar okullarımıza felsefe öğretmeni atan(a)mayacakmış… İkibine yakın felsefe öğretmeni fazlalılığı ancak bu yıla kadar eritilecekmiş!.

Okullarımızda sadece liselerde 11.sınıflarda haftada iki ders saati felsefe dersi var.

Önümüzdeki öğretim yılından itibaren ortaokullarımızda “düşünme eğitimi” dersleri verilmeye başlanacak. Bu okullarda düşünme eğitimi derslerini hangi öğretmenlerin vereceği konusu henüz netleşmemiştir. Felsefe grubu ders öğretmenleri liselere atanabiliyor. Bunun değiştirilerek bu grubun öğretmenlerinin Ortaokullara da atanarak “düşünme eğitimi derslerini” felsefe öğretmenlerinin vermesi bu dersin özelliği ve verimliliği açısından çok önemlidir. Ortaokullarda düşünme eğitimi derslerinin Dindersi öğretmenlerine, Sosyalbilgiler  ve Türkçe öğretmenlerine verilmesi düşüncesinden vazgeçilmelidir… Böylece felsefe öğretmenlerinin önü açılmış olur, düşünce eğitimi ve felsefe dersleri daha verimli hale gelir…

Felsefeyi küçümsenin, ne işimize yarıyor denilmesinin nedeni sorgulamaktan korkmaktır. Tabularımızın, dogmalarımızın, korkularımızın üzerine gidememektir…

Bugün yaşadığımız sıkıntıların temelinde felsefesizlik vardır. Sorgulamaktan korkan bir yanımız vardır. Dogmalardan, tabulardan, kurtulamayışımız vardır.

Felsefesizliğin “felsefe” yapıldığı bir anlayıştan kurtulabilmek için okullarımızda felsefe derslerinin saati artırılmalı, ortaokullarımızda da “düşünce eğitimi” derslerini felsefe öğretmenleri vermelidir. Bugün, Dinkültürü dersleri öğretmenlerinin sayısının felsefe öğretmenlerinin sayısının dört katı olduğunu düşünürsek; felsefeye verdiğimiz önem ortaya çıkar.

Felsefesizliğin felsefe olduğu anlayıştan sıyrılmak dileğiyle felsefesiz kalmayın…

SORGULAYIN…

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, Felsefe özgür düşünmek demektir ki bu gün iktidarda olan zihniyetle taban tabana zıttır. Bu zihniyetin tepkileri karşılama yolunun takiye olduğunu biliyoruz. Yine yapacaktır. Yarın felsefe derslerine imam atandığını duyarsak şaşmayalım. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 11.02.2017 11:51
Cevap :
Merhabalar, çok haklısınız yorumunuza katılıyorum. Teşekkür ederim.  11.02.2017 22:14
 

Felsefe, yani düşünbiliminin hangi sınıf düzeyinde başlaması ve kimler tarafından verilmesinin doğru olacağı konusu önemlidir ancak bunun için daha çocukluk çağında başlayan merak ve soru sorma isteğine ket vurulmaması aslında bu eğitimin başlangıç noktası. Çocukların ve gençlerin soru sormasına biraz tahammülsüzüz. Ebeveyn olarak da, eğitimci olarak da çok zaman ayırmıyoruz. Açıklama, tartışma yapmıyoruz ve hatta kaçıyoruz. Kavramsal ve soyut düşünmesinin önünü açmıyoruz.Onları sistemli ve eleştirel düşünmenin nasıl olması gerektiği konusunda eğitmiyoruz. Yetişkinlerin de söyledikleri ezberden ve entellektüel görünme çabasından öteye gitmiyor ne yazık. Çoğu insanın kendi sıradan düşüncesini , felsefi düşünce sanması da bundan işte. Bir eğitim sisteminin genel hatları sadece bilgi vermek, bilginin üzerinde düşünmesini es geçmek olursa müfredatta felsefe dersi olur ama dersi verende de, alanda da felsefi düşünce olmaz. Sanırım esas sorunumuz da bu. Emeğinize sağlık. Selamlar

Çiğdem Timur 
 10.02.2017 13:47
Cevap :
Çiğdem hanım, tamamlayıcı ve detaylı yorumunuza tamamen katılıyor, teşekkür ediyorum...  10.02.2017 17:02
 

Erdoğan bey çok önemli bir konuyu işlemişsiniz, tebrik ederim. Ülkemizde felsefe dendiğinde İoanna Kuçuradi hocayı unutmak olmaz, Felsefe dersinde öğretmen çok önemlidir. Felsefe eğitiminin ne işe yaradığını bilen bir öğretmeniniz olduysa, felsefeyle bağınız genellikle kopmaz. Bu dersten aldıklarınız yaşamınıza bir şey katıyorsa, kopmaz. Katması için de, kişinin öğrendikleri ile kendi yaşadıkları arasında bağlantı kurması gerekir. Güncel olan bitenlerle bağlantı kurmak çok önemli, ama siyaset yapmadan. Bu da çok kolay olmuyor. Felsefe öğretmenlerinin buna uygun eğitilmesi gerek. selamlar

Nizamettin BİBER 
 10.02.2017 9:37
Cevap :
Merhaba Nizamettin Bey. Belirttiğiniz gibi felsefe öğretmenlerinin de nasıl ve hangi özgür ortamlarda yetiştirilmesi de önemli bir sorun olarak karşımızda duruyor...Belki de felsefesizliği felsefe yapmayı amaçlayanlar, sormayı-sorgulamayı engelleyecek bir anlayış geliştirmek istiyorlar... Yorumunuzla katkınızdan dolayı teşekkür eder, esenlikler dilerim.  10.02.2017 11:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1325
Toplam yorum
: 1890
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 966
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster