Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '18

 
Kategori
Beslenme / Diyet
Okunma Sayısı
136
 

Felsefik Meyve Suyu

Felsefik Meyve Suyu
 

Felsefik meyve suyu


Bahar geldi, yaz kapıda, sıcaklar “ Ben geliyorum. “ demeye başladı. Biliyoruz ki gelir, birden hem de ne olduğunu anlamayız bir bakmışız kavruluyoruz. Malum böyle olunca gıda piyasası da hafiften değişmeye başladı, o çok sevilen soğuk içecekler şımarmaya , dondurmalar da havalanmaya başladı. Haklılar mı? Sonuna kadar. Sen tüm yıl soğuk içeceklerin dondurmaların yüzüne bakma, nisan ayına girince koştur soğuk içecek- yiyecek kategorisine. Şimdi hepimizin ilgisini çekmeye başlamışken bu gıda ürünleri,  en çok ilgimi çekene bir yıldızlı köşe yazısı gelsin mi? Haydi başlayalım.

Öncelikle bu meyve suyu üretiminde hoşuma giden cümleyle başlıyorum  : “ Aslında bir şey yapmıyoruz. Toprak ağaçlar ve güneş çalışıyor, biz meyvesini topluyoruz. “  demiş üretici firma. Bu nasıl güzel bir cümledir? Nasıl egosuz bir şekilde ifade edebilmektir? Doğru çünkü, tamam üretim aşamaları çok önemli , güvenilir ürünü piyasaya sunmak ise  en önemlisi.  Peki doğa? Bunu doğa veriyor, bizler kullanıyoruz. Bu bilinç sağlandıktan sonra gerisi güzel olur. Pek felsefik bir meyve suyusun sen? Gelelim hikayesine, Adana’da bulunan bir narenciye bahçesinde yetişen portakalları nasıl kullanabiliriz acaba diye düşünmüşler, sonrasındaysa sıkma makinaları ile bu işlemi gerçekleştirip şişelemişler. Bakmışlar ki güzel oldu, bu iş büyümüş büyümüş… diğer meyvelere de sıçramış.  Amaçları, meyve suyunu hiç konsantre etmeden , renklendirici ve koruyucu madde koymadan direk o an sıkılmış gibi tüketicilere sunmak. Bu yolda ilerlemişler ve farklı çeşitler ortaya çıkmış, gördüğüm kadarıyla çok fazla bilinmiyor ama belirli bir hayran kitlesi de mevcut. Sevenleri de kopamıyor bu farklı üründen. Portakal, Nar, Greyfurt, Portakal&Nar, Portakal&Havuç suyu  karışımları da mevcut.  Limonatası ise sade ve çilekli olarak karşınızda.  Favorim mi? Portakal suyu.  Bir tane daha favorim var, onu da şöyle ifade etmiş üretici : “ Olduğun gibiysen, büyümek, olgunlaşmak ve gerçek anlamına ulaşmak için gerekli olan her şeyi , kendi doğan sana verir. “   Gıda sektöründeki tüm üretimlerin bu cümleyi okuyup da üretime başlaması ne güzel olur değil mi?

Gıdaları her zaman güvenerek tüketmek istiyoruz, bu bizim en büyük hakkımız. Bu üretim ise kolay değil, ne kelimelere sığar ne de sayfalara. Bunu yapabilmenin başlıca yolu işte böyle düşüncelerle üretime koyulmak, doğanın renginden doğanın enerjisinden güç almak…

Bu nazik ve düşünceli üreticiye tüketicilerim ve okurlarım adına teşekkür ediyorum.

Not :  “ Çok  exotic  bir şey.   “ 

Sağlıkla Kalın!

Gıda Mühendisi

Nermin Özge Bilge

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok teşekkür ederim Abbas Bey, Saygılarımla.

Nermin Özge Bilge 
 09.04.2018 23:25
 

Tam da duyarlı bir gıda mühendisine yakışan bir paylaşım...Bilgilendirdiğiniz için sağolun.Bize bu ikramları sunan doğanın ellerini tamiz tutmalı ve ona sevgi aktarmalıyız daima.Bizlere düşen görev de bu olsa gerek...Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 09.04.2018 12:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 239
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 297
Kayıt tarihi
: 20.02.15
 
 

Gıda Yüksek Mühendisi  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster