Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
120
 

Fener'e hukuk var, Silivri'dekilere ı-ıhh!?

Yemin olsun, ben daha basılmamış kitaptan ötürü aylardır Silivri’de yatanları tanımam!..

Ant olsun, daha yapılmamış bir darbenin sanıklarının hiç birini tanımam!..

Şart olsun ki, Deniz Feneri davası sanıklarından olan; Çukurca’dan getirilen 24 şehidimizin toprağa verildiği günlerde gizlice tahliye edilen 6 kişiyi ömrümde hiç görmedim, kendilerine hiçbir yakınlığım ve kırgınlığım da yoktur!..

Beni endişeye gark eden durum ise; böyle bunalımlı ve yaslı bir günümüzde, bu kargaşada, çaktırmadan 3 ayda salıverilmeleri olmuştur!..

Eee, daha basılmamış kitapların yazarları, yapılmamış darbenin sanıkları; aylardır, hatta yıllardır içeride, onlar niye gizlice tahliye edilip, mahkemelerine tutuksuz ve dışarıdan devam ettirilmiyor?

Beni bağışlayınız; “Adaletin bu mu Türkiye?” diye serzenişimin tek sebebi de, böyle düşünmemin yegâne temeli de budur! “Bu temel, her Türk’ün birinci vazifesidir” diye düşünüyorum!? Buna sebep, bizim “Atatürk Çocuğu” olarak yetiştirilmemizdir! Başkaca bir nedeni asla yoktur!..

Bahse konu Deniz Feneri yöneticilerinin Almanya ayağından olanları Almanya’da yargılanıp, suçlu bulunup da hüküm giydiler mi? Evet!..

Topladıkları yardım paralarının bir kısmının Türkiye’ye yollandığı belgelerle ispatlandı mı? İspatlandı!..

Bu işlerin Türkiye ayağındaki sorumlularının, başta Zahit Akman olmak üzere, 6 kişi oldukları belirlenip, tüm mal varlıkları üzerine ipotek konularak, üç ay önce hapse atıldılar mı? Atıldılar!..

Muhalefet partilerinin iddialarına göre; bu paraların bir kısmının, burada en çok oyu almış bir partiye gönderildiği, hatta yönetici büyüklerimizden bazılarının çocuklarının şirket kurmasında ve ‘gemi’ alınmasında bile kullanıldığı iddiaları yazılıp, çizildi mi? Evet!..

Soruşturmayı derinleştirerek yürüten üç savcı, tam neticeye varırken görevden alındı mı? Alındı…

Peki, basın önüne çıkıp da, kesin bir dille, bu bahse konu iddialara belgeli ve net yanıtlar verildi mi? Hayır!..

İtirazımız; yüce Atatürk’ün medenî, çağdaş bir hukuk devleti olarak kurduğu Türkiye’de, bu hukuk dışı işlerin şimdilerde yapılmasına ve işte bu şekilde uygulanan adalet anlayışınadır!

Daha basılmamış bir kitabın yazarı, daha yapılmamış bir darbenin sanıkları içeride tutulurken; suçları taa Almanya’da aylar önce tespit edilmiş kişilerin 3 ayda salıverilmesi ve tüm mal varlıkları üzerindeki ipoteklerin kaldırılmış olması; size mantıklı, adaletli ve tarafsız bir uygulama gibi geliyor mu? Hukuk herkese lâzımdır!..

Kaldı ki; bu kişilerin suç dosyası, Almanya Adalet Bakanlığı’ndan gönderildikten, tam 6 ay sonra ülkemize vasıl olabilmişti. Zamanın CHP Genel Başkanı sayın Baykal, bu gecikme için; “O Deniz Feneri suç dosyaları kaplumbağa sırtında getirilse idi, şimdiye çoktan burada olurlardı. Ne gariptir ki, 6 aydır dosyalar Ankara’ya gelemedi” demişti.

Günümüzde Almanya dediğin mesafe neydi ki? Uçakla 3 saatte, taksiyle 30 saatte, gemiyle en çok 5 günde geliniyor…

Eee, bu 6 ayda gelebilen (belki de gelmesi istenmeyen) o dosyaların ve hâlâ içeride tutulan ve suçlarının ne olduğunu bile bilemeden yatanların hesabını kim ve nasıl verecek bakalım?

22 Ekim 2011/ Sakin KOŞAR. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu zat-ı muhteremler var ya... Ne yapıyorlarmış biliyor musunuz? Bu bilgi olaya dolaylı olarak şahit olan ilk ağızdandır ve gerçektir. Kesilen danaların kulaklarındaki seri damgalı numaraları 200 TL karşılığında topluyorlarmış. Daha sonra kendilerine güvenip kurbanımı kesin diye para veren vatandaşlara 200 TL karşılığı satın aldıkları bu seri numaraları verip, sizin kurbanınızı kestik, dağıttık diyerek paraları cukka yapıyorlamış... İşi bilenler gün doğandan batana kadar olan 3 günlük Kurban Bayramı süresince bunun ne kadar imkansız olduğundan söz ediyorlar. Bunun için onbinlerce kasabın üç gün boyunca hiç durmaksızın çalışması, yüzlerce konvoyluk aracın hiç durmaksızın servis yapması ve binlerce soğuk hava deposu, yine soğuk havalı araçlar gerekiyormuş. Yani işi bilenler teknik olarak imkansız diyorlar. Üstelik de çevrede böyle bir kesim var mı diye araştırmışlar. Sonuç, 0. Şeytan bile bu kadar namussuz olamaz. Şeytanla pabucunu ters giydirir bunlar.

Ayrıntıda gezinmek 
 25.10.2011 0:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 191
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 684
Kayıt tarihi
: 09.08.08
 
 

16/07/1951 Bozüyük / Yatağan / Muğla doğumlu, 1970 Isparta - Gönen mezunu, 1986 Anadolu Üniversit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster