Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '16

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
282
 

Fenerbahçe - Gaziantepspor - maçın hakkı Fenerbahçe'nin galibiyetiydi

Fenerbahçe - Gaziantepspor - maçın hakkı Fenerbahçe'nin galibiyetiydi
 

Fenerbahçe'de yılın transferi Emenike...


Bu sezonun en iyi Fenerbahçesini seyrettiğimiz maçta gelin görün ki galibiyeti getiren gol son dakikalarda geldi.

Evet, Fenerbahçe maça çok iyi başlamıştı. Sağlı sollu ataklarla geliyor, rakibine pres yapıyor, kendi yarı sahalarından çıkmalarına izin vermiyordu. Her iki kanat da çok iyi  çalıştı ve göbektekiler de bu ritme ayak uydurdu. Böyle olunca da Gaziantepspor, Fenerbahçeyi faullerle durdurmak zorunda kaldı. Yapılan bu faullerden birinde de zaten Fenerbahçe'nin ilk golü geldi. İkinci yarı da benzer şekilde gelişti. Ama hem ilk yarıda hem de ikinci yarıda sayısız gol pozisyonundan yararlanılamayınca Gaziantepspor bulduğu ilk fırsatta beraberliği yakaladı. Bu golden sonra hem Saraçoğlu'nda hem de televizyonlarının başında maçı seyreden milyonlarca Fenerbahçe taraftarı büyük bir karamsarlığa ve hayal kırıklığına düştü. Çünkü geçtiğimiz haftaki Kasımpaşa maçından daha fazla gol atılabilecek bir maçtı. Neyse ki bir duran top sayesinde ikinci gol geldi de maçın hakkı olan Fenerbahçe'nin galibiyeti sağlanmış oldu.

Madem duran toplardan bahsettik, bu konuyu biraz açmak istiyorum. Fenerbahçe, Daum'un ilk geldiği günlerdeki köşe vuruşu ve ceza sahası etrafından kazanılan duran toplardan gol atma becerisini uzun yıllardır gösteremiyordu. Gerçekten de o yıllarda Luciano, Nobre gibi futbolcuların çok gol atmasında Van Hooijdonk ve Alex gibi duran top ustalarının büyük payı olduğu kadar bence Daum'un duran top organizasyonu çalıştırmasının da faydası vardı. Ancak ne yazık ki özellikle geçen yıl ve bu yıl Türkiye standartlarının üzerinde bir boy ortalamasına sahip Fenerbahçe ne köşe vuruşlarından ne de ceza sahasına yapılan faul atışlarından gol bulamadı. Bir de üstüne kendi kalesinde çok gol gördü. Bu yıl da bu şekilde başlamıştı ki, Lens imdadımıza yetişti. Bugün hem köşe vuruşunda hem de faulde yaptığı ortalar çok başarılıydı. Bu seyede hem kendisi geçen haftaki iki asistinden sonra bu hafta da iki asist yaptı, hem de maçın kilidini açan isim oldu. Lens, biraz gamsız bir futbolcu gibi görünüyor. Takım canla başla mücadele ederken o biraz rahat ve fazla ikili mücadeleye girmeyip pres yapmıyor. Sürati fena değil, kuvvetli ama çok çabuk kendini yere bırakıyor. Bu da dışarıdan çok antipatik geliyor. Sadece topla oynanan bir oyun değil çünkü futbol. Ama akıllı paslar veriyor ve boş alanlara iyi kaçıyor. Önümüzdeki haftalarda ne olduğunu daha iyi anlayacağız gibi. Diğer kanada gelecek olursak Volkan yine çok başarılıydı. Bir de şanssızlığını kırıp gol atabilse çok daha iyi olacak. Çünkü bu durum kendisinde stres yaratıyor ve gol atmak için odaklandıkça pas vermeyi ihmal ediyor. Bu da takım arkadaşlarının ve seyircinin tepkisine neden oluyor. Volkan'ın bir de fiziksel problemi var gibi. Çünkü sürekli nefes zorluğu çekiyor. Her depardan sonra yere yığılıp kalıyor. Kondisyonerlerin ve Advocaat'ın buna bir çare bulması gerekiyor.

Mehmet Topal, Ozan Tufan Ve Souza üçlüsü başarılardı. Topal bildiğimiz gibi. Yine takımın dinamosu, top kazanıcısı ve atak kesicisi. Ozan giderek form tutuyor. Souza ise biraz daha dikine oynamayı becerebilmeli. İki haftadır gol atıyor ve sanırım Advocaat da onun biraz daha ileri çıkmasını istiyor. Aslında tekniği buna yeterli ama özgüveni ve cesareti yok gibi. Avrupa maçlarında bu üçlüyle oynanmalı zaten. Ama Türkiye Süper Ligi için çok fazla defansif. Ozan ya da Souza'dan biri kesilip Alper ya da Aatıf buraya monte edilebilir.

Kjaer - Skirtel ikilisi artık birbirlerini tanıyorlar ve ikisi de topa ilk müdahale eden tipte oyuncular oldukları için rakip forvet oyuncuları topla buluşmakta zorluk çekiyorlar. Bir de bunun üstüne her ikisi de uzun top kullanmaya başladılar ve bu işte de başarılılar. Sol bek Hasan, bu yılın en iyi ilk kırkbeş dakikasını geçirdi. Çok istekli, hırslı ve diriydi. İkinci yarıda biraz düşse de iyi bir maç çıkardı. Van der Wiel de iyiydi.

Emenike'yi sona bıraktım. Çünkü yazacağım methiyeleri sonuna kadar hak ediyor. Geldiği yıl ve sonrasındaki yıl çok kötü performans sergileyen bir futbolcu idi. Sadece kendisinine oynuyor ve kendisini Ronaldo zannediyordu. Ne yeteneklerinin ne de oyun zekasının farkında değildi. Öyle olunca da hem teknik direktörlerinden, hem takım arkadaşlarından, hem de Fenerbahçe taraftarından fazlasıyla tepki almıştı. Bunu diyeceğim hiç aklıma gelmezdi ama Emenike, Fenerbahçe'de yılın transferi. Alıyor, veriyor, çalım atıyor, boş alanlar yaratıyor, pres yapıyor, kafa topuna çıkıyor, kısacası bir forvetin yapması gereken herşeyi yapıyor. Umarım hep böyle gider ve başarılı olur. Burada Fenerbahçe taraftarına da büyük iş düşüyor. Moussa Sow'a yaptıkları tezahurat ve desteğin en azından yarısını Emenike'ye de göstermeliler. Çünkü bunu hakediyor. Bugün de çok başarılı futbolunu bir golle süsledi.

Volkan Demirel'e, takımın kaptanına gelecek olursak. Gaziantep, Fenerbahçe kalesine bir kere geldi. Ve onda da golü buldu. Ben Volkan bu topu mutlaka çıkarabilirdi, hatalıydı demiyorum. Ama büyük takımın kalecisi işte böyle anlarda belli olur ve kurtarılması zor olan bir pozisyonu kurtararak takımına güç verir. Tıpkı Muslera gibi, Neuer gibi, Buffon gibi. Volkan sadece normal bir kaleci, ama çok iyi bir kaleci değil.

Dick Advocaat'ın etkisi yavaş yavaş görülüyor gibi geldi bana. Takım biraz hareketlendi. Kendisi de takımı tanıdı ve kafasında bir onbir oluşturdu gibi. Bu önemli bir şey. Çünkü takım olmak için, birlikte oynama alışkanlığı kazanılması gereklidir. Bugün de yerinde değişiklikler yaparak takımın patronu olduğunu hissettirdi.

Fırat Aydınus, çok iyi bir yönetim gösterdi. Avantajları ve kartları başarılı kullandı. Oyunun akışını iyi sağladı.

Bu maç bitti ve Fenerbahçe çok önemli bir üç puan kazandı. Maçın hakkı da buydu. Berabere bitseydi çok haksız bir sonuç olacaktı. Rakiplerinin puan kaybettiği bir hafta aradaki puan farkını azalttı. Ancak, perşembe günü oynayacağımız Feyenoord maçı bu maç kadar kolay olmayacak. Çünkü Gaziantepspor çok zayıf bir rakipti, Feyenoord ise istim üzerinde ve önüne geleni yenip geçiyor. Umarım güzel bir oyun ve güzel bir skorla bu haftayı tamamlarız.

Avrupa kupalarında mücadele eden tüm Türk takımlarına başarılar dilerim. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 245
Kayıt tarihi
: 05.02.13
 
 

Futbol ve Fenerbahçeyi ne kadar çok seviyorum ki hayatımda ilk defa blog yazmaya karar verdim... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster