Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '16

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
582
 

Fenerbahçe - Kayserispor

Fenerbahçe - Kayserispor
 

hakem ipleri elinden kaçırdı


Bu akşam son zamanlardaki en zevkli maçlardan birisine şahit olduk. Kırmızı ve sarı kartların, kaçan gollerin ve son dakikasında gelen bir golün olduğu çok heyecanlı bir maçtı.

Ama gelin görün ki bu heyecana ortak olacak bir taraftar topluluğu yoktu Kadıköy'de. Fenerbahçe; bu statta seyircisiyle coşan, taraftarının etkisiyle rakibini boğup galip gelen bir takımdır. Bunu da zaten istatistiklerde görebiliyoruz. Yıllardır Kadıköy'de ligde rakiplerine yenilmiyor. Allah'tan son dakikada Alper'in golü geldi de bu istatistiği sürdürebildi. Taraftarın gelmemesinde iki yıldır İsmail Kartal ve Vitor Pereira ile süregelen sıkıcı futbolun etkisi büyük. Bu açıdan umarım yönetim şapkasını önüne alıp düşünüyordur. Buna bir çare bulmak zorundalar çünkü. Böyle giderse Şükrü Saraçoğlu rakiplerinin korkulu rüyası olmaktan çıkacak.

Maçın en az taraftar kadar kötü olan iki nesnesi daha vardı. Bunlardan biri maçın hakemi Serkan Çınar 'dı. Maçın başında verilmesi gereken sarı kartları vermeyince, yapılan faulleri görmeyince, faul olmayan pozisyonlara düdük çalınca ipleri kaçırdı elinden. Kırmızı kart için bir şey diyemem, verilebilir bir karttı. Ama yukarıda yazdığım hatalar; eğer ki futbolcular çok kötü niyetli olsalardı ya da stat tıka basa dolu olsaydı, Serkan Çınar'ın hakemlik kariyerini bitirebiliridi.

Diğer kötü nesneye gelecek olursak. Aslında nesne deyimi burada çok isabetli oldu anlatacağım kişi için. Yani cansız varlık. Evet tahmin edebileceğiniz gibi Fenerbahçe'nin yıllardır kalesini koruyan Volkan Demirel. Bu akşam da son maçlarda olduğu gibi cansız bir nesne gibi kaleye gelen üç önemli topun, üçünün de filelere gitmesini önleyemedi. Daha önceki yazılarımda da yazmıştım. Büyük takım kalecisi takımını yakan değil, kurtarışlarıyla takımını kurtaran, takıma hırs ve destek veren bir kaleci olmalı. Her gelen topu içeri alan değil. Verilen geri pasları doğru kullanamıyor, yapılan ortalarda topu elle tutması gerekirken yumruklamaya kalkıyor. Böyle acemilikler yapınca da defans tedirgin oluyor. Yan toplarda evet bence takım dizilişi ve adam paylaşmada çok hatalı davrandı takım ve çok kötü goller yedi. Ama kalecinin de insiyatif alıp bu yan toplarda çıkıp müdahale etmesi gerekir. Bizim süper yetenekli kalecimiz ise napıyor, bazı toplara uçuyor bazılarına ise sadece bakıyor. Rüştü'yü seversiniz veya sevmezsiniz ama Rüştü de, gelmiş geçmiş en iyi kalecilerden Schmeichel da ve günümüzün en iyi kalecisi Neuer de her topa müdahale etmeye çalışıyorlar. Kurtaramasa bile en azından uzanıyorlar. Zaten böyle kalecilerin yedikleri goller de hep jeneriklik olmuştur. O yüzden kimse bana Volkan iyi kaleci demesin. Yıllardır Fenerbahçe kalesinde kalmasını kendisini koyu bir Fenerbahçeli olarak göstermesi ve yönetimin de onu yerinden edecek iyi bir kaleci almamasına borçlu. Umarım Avrupa'da veya ligde ilerleyen haftalarda biraz iyileşir de en azından vasatın üstüne çıkar.

Bugün çoğu kişi olumsuz konuşacak belki ama ben takımı beğendim. Koştular, pres yaptılar, orta alanda ve defansta topu yan ve geri paslarla çevirmediler. Taraftarın istediği gibi hep dikine oynadılar. Eğer ki Kjaer kırmızı kart görmeseydi bu maçı çok rahat alırlardı. Van Der Wiel yine takımın en iyilerindendi. Ne yaptığını bilerek oynadı. Solda Hasan Ali her zamanki cılız futbolunu oynadı. Hala fizik olarak geliştiremedi kendini. İkili mücadeleleri hep kaybediyor. Kjaer müthiş bir gol attı ama defansta adamı kaçırıp yaptığı müdahale sonrası aldığı kırmızı kart tüm oyun planını bozdu. Fakat, oynadığı süre boyunca yine iyiydi. Skirtel de iyi oynadı. Orta sahada ilk defa Ozan'ı beğendim. Alper ile ikisi bitmeyen bir enerjiyle oynadılar. Ve bu maçtan en azındna beraberlik gelmesini sağladılar diyebiliriz. Alper orta sahanın ortasında iyiydi. Bunu attığı golle de süsledi. Aynı şekilde Ozan'ın da gol sayesinde belki kendine güveni geri gelir. Volkan Şen, takımın en teknik oyuncusu. Top ayağına çok yakışıyor. Ama fiziki olarak hazır değil henüz. Stoch yine çok güzel oynadı. Artık defansa da yardıma geliyor. Orta sahada oyun kurucu olarak bile çok rahat oynar. Zaten bugün de bazı anlarda bu görevi üstlendi. Çektiği güzel şutu kaleci kurtarmasa yine kurtarıcı olacak ve manşetlerden inmeyecekti. Emenike gayretliydi, hırslıydı. Şanssızlığı takımın on kişi kalması ve rakibin de skoru korumak için defansa çekilmesiyle boş alanlar bulamamasıydı. Yerine giren Fernandao niye bu kadar ağır, niye bu kadar vurdumduymaz anlayamıyorum. Halbuki o fiziği sayesinde çok gol atar Fenerbahçe'de. Van Persie yaptığı asist sayesinde biraz moral bulmuştur kanaatimce. 

Dick Advocaat çok isabetli değişiklikler yaptı. Zamanında ve doğru tercihlerle. Berabere giden bir maçta on kişi olmasına rağmen hala gol atmak için değişiklikler yapması, Fenerbahçe'nin büyüklüğünü ve taraftarın kendisinden ne beklediğini anladığının göstergesi. Ayrıca kadro seçimleri de adaletli bir teknik direktör olduğunu gösteriyor. Geçen yıl Pereira'nın bazı futbolcularla yaşadığı sorunları düşününce acemi ve deneyimli hoca farkını çok iyi anlıyorsunuz.

Çok önemli bir kayıp olarak düşünmüyorum bu maçı. Lige verilecek bu arada takımın kendini toparlayacağını ve her zaman verilen bu araların Fenerbahçe'ye zararı dokunurken ilk defa faydası olacağını hissediyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 246
Kayıt tarihi
: 05.02.13
 
 

Futbol ve Fenerbahçeyi ne kadar çok seviyorum ki hayatımda ilk defa blog yazmaya karar verdim... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster