Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '19

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1134
 

Fenerbahçe - Vasat Futbolcular

03.11.2016 tarihinde Fenerbahçe, Mourinho yönetimindeki Manchester United'ı, İbrahimoviç'in de oynadığı maçta 2-1 yeniyor ve UefaAvrupa Ligi'nde kendi sahasında bir destan yazıyordu. Şükrü Saraçoğlu Stadyumunu hınca hınç dolduran binlerce Fenerbahçe taraftarı için o akşam unutulmaz bir zafer akşamıydı.

Takımın başında çoğu kişi tarafından beğenilmeyen ama dünya üzerinde çok önemli takımları çalıştırmış ve hocalık anlamında çok tecrübeli olan Dick Advocaat bulunmaktaydı. Elindeki kısıtlı kadroyla harikalar yaratıyordu ama o da biliyordu ki Fenerbahçe'nin büyüklüğüne de, taraftarın ve camianın beklentilerine de elindeki bu kadro hiç bir şekilde gereken cevabı veremezdi. Ve koltuğu sallanmaya başladığı sıralarda bir açıklama yapma ihtiyacı hissetti; "Bazı oyuncuların Fenerbahçe'de oynayabilmesi için kendini çok geliştirmesi gerekiyor. Fenerbahçe'nin bu konuda net olması gerek , "Sen, yeterince iyi değilsin, gitmelisin." demeli ve eğer bu yapılmazsa gelecek sezonlar da durum bundan farklı olmaz. Acı ama gerçek" dedi. Evet sonunda "kral çıplak" diyebilen bir kişi çıkmıştı.

Gerçekten de o gelmeden önce, onun bulunduğu ve ondan sonraki sezonlarda da durum farklı olmadı. Hatta çok daha kötü yerlere doğru gitti Fenerbahçe. Şu an küme düşme potasındayız.

Fenerbahçe bu sezon neden bu kadar kötü sorusunun cevabı, Dick Advocaat'ın sözlerinde gizli. Bu sözleri biraz açalım ve hem o sezon hem de bu sezon kadroda olan futbolcuların bir listesini yapalım. Bakalım kimlermiş ? Volkan Demirel, Hasan Ali, Şener, İsmail, Neustatder, Skrtel, Mehmet Topal, Alper, Ozan Tufan ve Aatıf.

Volkan Demirel, aslında hiç bir zaman Fenerbahçe kalesini koruyabilecek bir yeteneğe sahip değildi. Bu yaşa gelmesine rağmen hala geri pas yapıldığında dağlara taşlara vuruyor, geriden oyun başlatması sıfır, yan toplarda o fiziğine rağmen çok başarısız ve refleksleri çok iyi değil. Yetenek olarak Rüştü'nün onda biri bile değil. Hasan Ali, kısıtlı yeteneklerine rağmen Türkiye'deki bir boşluktan faydalanmış ve milli takıma kadar yükselmiş bir sol bek. Adam geçme, sürat, isabetli orta ve defans problemleri hat safhada. Şener için bir sosyal medya kullanıcısının yazdıklarını hiç bir zaman unutamıyorum: "topu attıktan sonra rakibin içinden geçebileceğini düşünüp üzerine çıkıyor" demişti. İsmail Köybaşı için ise yazacak hiç bir şey bulamıyorum. 2011 yılında Marca gazetesi tarafından gelecek vad eden ilk onbirin sol bekinde yer alıyordu. Başka kimler vardı bu listede; Neymar, Götze, Coutinho, Lukaku, Wilshere, Alvaro Morata. Ya İspanyollar futboldan bişey anlamıyorlar ya da İsmail'in dublörünü seyrediyoruz biz yıllardır. Neustatder, Fenerbahçe'ye ve belki de Türkiye'ye gelmiş en kötü, en yumuşak, en ruhsuz stoper diyebilirim. Mehmet Topal için özel bir parantez açmak gerekir. Bir futbolcu düşünün, 10 yılı aşkın süredir Galatasaray, Valencia, Fenerbahçe ve milli takım gibi üst düzey takımlarda oynasın, şu anda hala Fenerbahçe'de tecrübeli denilerek sürekli onbirde kendine yer bulsun ama gelin görün ki ne onca yıllık kariyerinden ne de tecrübesinden hiç bir maçta bir gram görüntü vermesin... Top ona gelince eli ayağına dolaşsın, yana ve geriye pas atsın, dripling, adam geçme, şut çekme, ara pas ve uzun top atma, kornerlerde rakip ceza sahasında gol atma gibi meziyetlerin hiç birini yerine getiremiyor. Bir de üstüne üstlük saçma sapan top kayıpları, yanlış müdahaleler sonucu fauller, faul yapmasa bile şaşkın şaşkın davranmasından dolayı şüphelenen hakemlerin çaldığı aleyhimize fauller de cabası. Alper ve Ozan için diyebileceğim ise şudur ki; ikisi de Allah vergisi yeteneklerine nankörlük yapmış ve özel hayatlarına dikkat etmedikleri için taraftar nezdinde kredilerini bitirmişlerdir. Çok basit örnek verecek olursak, dünyanın en pahalı futbolcularından Pogba bile takımı başarısız sonuçlar almaya başlayınca sürekli değiştirdiği saç modeli arayışlarından taraftar tepkisinden korktuğu ve teknik direktörü uyardığı için vazgeçmişken Alper, saçını garip bir renge boyatıp o şekilde maçlara çıkmaktadır. Taraftar zaten tepkiliyken bu halini görünce öfkesi iki katına çıkmaktadır. Aatıf, zaten bu takımda yer almaması gereken, Aykut Kocaman sayesinde kendine yer edinmiş, ikinci sınıf bir futbolcuydu ve olması gereken çok geç de olsa oldu ve ligimizin ortalama takımlarından birine transfer oldu. Aykut Kocaman'a sormak da gerekir tabi: bu kadar beğendiğin, Valbuena'yı kesip sürekli oynattığın Aatıf bu kadar iyi futbolcuysa neden Konyaspor'a transfer etmedin? Skirtel'i yazmıyorum, çünkü ne Advocaat'ın, ne taraftarın ne de kamuoyunun onu eleştirebilecek herhangi bir sözü olamaz. Üç yıldır takımda ayakta kalan tek futbolcu. Ama burada da çok acı bir gerçek var. Çünkü Skrtel, Liverpool'un en yeteneksiz oyuncusuyken bir de üstüne yaşı ilerlemişken şuanda Fenerbahçe'nin en iyi oyuncusu konumunda.

Bu listedekilerin en büyük ortak özellikleri, basının bir kısmı tarafından (o kısmın kimler olduğunu başka bir yazımda anlatmayı düşünüyorum ama az çok tahmin ediyorsunuz) sürekli olarak, elinden geleni yapıyor, çok çalışıyor, efendi çocuk, çalışkan çocuk, takım için örnek, bütünleşmeyi sağlıyor, doğuştan Fenerbahçeli gibi söylemlerle yıllardır bu takımda kalmalarınun sağlanmasıdır. Ama unutulmaması gereken bir şey var ki burası Fenerbahçe. Yani en iyilerin, en yeteneklilerin yer alması gereken takım. Yukarıda saydığım özelliklere göre bu takımda kalamazsınız. Hep kendinizi geliştirmelisiniz, hep en iyi formunuzda olmalısınız, diğer takımlardaki futbolcularrın hep bir adım önünde bulunmalısınız. Eğer bulunmazsanız ve sizi de bu takımda tutarlarsa sonuç bu sezon yaşananlar gibi olur.

Tabi burada Ersun Yanal'ın tercihleri de sorgulanabilir. Bu hafta oynanan Alanyaspor maçında pekala cezalı olan Soldado'nun ve onun pozisyonunda oynayan Ayew'in yerine alt yapıda harikalar yaratan Yusuf'u, sahada yana ve geriye pas vermekten başka bişey yapmayan Topal yerine Jailson'u, halı sahada oynar gibi bir görüntü çizen İsmail yerine Cebrail'i ve bence Fenerbahçe'de bu kadar süre alması bile süpriz olan Eljif Elmas yerine Zajc'ın oynaması gerekiyordu. Eljif için bazı taraftarlar benimle aynı fikirde olmayabilir ama ne yazık ki Eljf Fenerbahçe'de oynayabilecek kapasiteye sahip bir futbolcu değil. Hele ki forvet arkası, on numara için hiç değil. Bu kadar şaşkın, ne yaptığını bilmeyen, pozisyon bilgisi olmayan, top stoplama, ara pas verme yeteneği olmayan, nerede şut nerede pas, nerede orta yapacağını kavrayamayan, her müdahalesi faul ve kartlık olan bir oyuncu on numara pozisyonunda sırf çok koşuyor, mücadele ediyor, istekli ve yaşı genç diye oynayamayaz. Oynarsa da dünkü maç gibi bir sonuçla karşılaşılır. Ben Emre Belözoğlu'nu da Tuncay Şanlı'yı da çok gençken seyrettim. Her ikisi de daha ilk maçlarında ne olduklarını belli etmişlerdi. Eljif ise şimdiye kadar Fenerbahçe'de bir genç futbolcuya verilen en fazla şansı yakalamış olmasına rağmen koca bir soru işareti ve eğer ki söylenen bonservis paraları teklif edilmişse, yarısı bile olsa bu sezon sonu satılırsa klüp büyük bir iş yapmış olur.

Öyle ya da böyle bu sezon bu şekilde bitecek gibi görünüyor. Umarım Ersun Yanal ve yönetim hem Dick Advocaat'ın söylediklerini hem de benim yukarıda yazdıklarım gibi diğer başka taraftarların da sürekli dile getirdiği bu önemli notları dikkate alır ve önümüzdeki sezon bu futbolcuları gönderirler. Eğer ki göndermezlerse önümüzdeki sezon da bir hüsran yılı olarak tarihe geçer. Ve hem Ersun Yanal'ın hem de Ali Koç'un bu takımın başına gelmesini çok isteyen benim gibi binlerce, milyonlarca taraftarın bu yılki hoşgörüsü olmaz. Ersun Yanal, kadroyu kendisi kurmadığı için, bu kötü durumdayken görev almayı kabul ettiği, geçmişte Fenerbahçe'nin belki de en erken şampiyonluğunu kazandıran teknik direktör olup taraftarın gönlüne girdiği için; Ali Koç da gerçekten çok büyük bir Fenerbahçeli olduğu ve tüm malını, mülkünü, kariyerini ve zamanını bu takıma adadığı için kredileri çok fazlaydı. Ama ne yazık ki tüm kredilerini bu yıl tüketiyorlar. Emin olun, Aziz Yıldırım veya Ali Şen gibi taraftarlar tarafından çok sevilen başkanlarda bile, bu sezon yaşanan başarısızlığın yüzde biri yaşansaydı çok daha farklı tepkilerle karşılaşırlardı. 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 243
Kayıt tarihi
: 05.02.13
 
 

Futbol ve Fenerbahçeyi ne kadar çok seviyorum ki hayatımda ilk defa blog yazmaya karar verdim... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster