Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
439
 

Fenerbahçe- Ankaragücü ve mazoşizm

Mazoşizm ; Acı çekmekten hoşlanma durumu. Hemen hemen her insanın içinde bir miktar barındırdığı söylenir, örnek Fenerbahçeli olmak.

Fenerbahçe çok önemsiz! rakibine karşı, soğuk havada ezberlenen kadrosuyla sahadaydı. Her ne kadar rakiple oynanan kupa maçı kaybedilmişse de, rakip son 7 haftadır galip gelememiş süper kaliteli! süper ligimizin alt sıralarına demir atmış bir takımdı. Aykut Hoca ve tabii futbolcular için düşünülecek ve kafa yorulacak bir hafta değildi. En azından maç sonuna kadar.

Maç başladı, süper soğuk! havaya rağmen süper istekli! Fenerbahçeli futbolcular rakip sahada top kullanmaya ve uzaktan şutlarla rakibi çözmeye çalıştılar. Zaman ilerledikçe Fenerbahçe takımının topu önde oynama gayretinin ve motivasyonunun azalacağını ezberlemiş yutmuş, yıllardır bu duruma alışık Ankaragücü ise, topu olabildiğince kalesinden uzak tutmaya ve mümkünse karşı atak yapmaya çalıştı, zaten hava da soğuktu olmadı.

Boşuna gayretlerle geçen ilk yarıdan sonra, ikinci yarı nihayet Ankaragücü’nün ezberlediği ve beklediği şekle büründü. Fenerbahçe topu rakip sahada oynama gayretini ve direncini daha da önemlisi motivasyonunu yitirdi. Artık yıllardır süper! ligimizde süregelen küçük! takım uygulamalarına geçme vakti gelmişti. Zaten eksik oynayan Fenerbahçe orta sahasına uygulanacak hafif bir baskıyla top kapılacak ve yapılacak hızlı hücumlarla sonuç alınmaya çalışılacaktı. Alındı da.

Notlar;

1- Emre olmadan Fenerbahçe’nin maç kazanamayacağını yazmıştım daha önce, yanılmışım. O varken de kazanamıyor ve sanırım kazanamayacak.
2- Fenerbahçe, Alex oynadığı sürece hemen hemen hiçbir maçını kolay kazanamayacağına dair fikrim artık daha da olgunlaştı. Zaten, topa bu kadar dokunmadan bir takımın en büyük umudu nasıl olunabilir ki. Bu Fenerbahçe’ye özgü bir durum.
3- Yobo, Gökhan ve Caner’le kurulan bir savunma eğer herhangi bir süper! lig maçını gol yemeden bitirirse şaşarım. Aslında bu oyuncular nasıl oynayabiliyorlar, o daha da şaşırtıcı.
4- Christian’ın çoktan takımdan gönderildiğini sanıyordum bir kez daha şaşırdım.
5- Mehmet Topuz araziye uygun oynamayı öğrenmiş, ileriye doğru değil de geriye doğru hamleleri sanırım takımdaki diğer arkadaşlarından öğrenmiş (Örnek Alex, Christian).
6- Sonradan oyuna giren Semih’in, hiç oyuna giremeyeceği günler ne zaman gelecek acaba.
7- Hem hava da Fenerbahçeli oyuncular için daha soğuktu, bu haksızlık.

Sonuç başkaları için şaşırtıcı gibi görünse de, zaten deplasmanlarda hemen hemen hiç maçını kazanan Fenerbahçe’nin de maçı kazanması sürpriz olurdu. Elbette ben söyledim diye değiştirilecek bir şey değil ancak Fenerbahçelilik gittikçe daha da mazoşist bir hal almaya başladı. İyi ki Feneri bırakıp Barçaya geçmişim. Meğer kararım ne kadar da doğruymuş.

Şimdilik bu kadar, zaten Barcelona-Sociedad maçı da başladı. Acı çekmek değil de, futbol seyretmek isteyenlere öneririm

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 654
Kayıt tarihi
: 26.12.08
 
 

1970 İstanbul doğumluyum, Ege Üniversitesi İstatistik bölümü mezunuyum. İstanbul da yaşıyorum ve şu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster