Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '08

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
430
 

Fenerbahçe:3 - Sevilla:1+1 (h*EDU*yeli)

Fenerbahçe:3 - Sevilla:1+1 (h*EDU*yeli)
 

**Bekle Bizi Sevilla!***


Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde grupları geçip Sevilla ile eşleştiğimizde, birçok kişi gibi ben de olabileceklerin en iyisi çıktı deyip, hatta lokum gibi kur'a, diye sevinmiştim. Sonra İspanya Kral Kupasında Barcelona ile 1-1 berabere kaldığı maçı izledim, çünkü Sevilla benim için sıradan bir İspanyol takımıydı o güne dek, hiçbir oyuncusunu tanımıyordum, teknik direktörlerini de, hem yeni başlamıştı göreve.

Maçın ilk yarısı fırtına gibi esmişlerdi, bir saniye bile durmadılar, " Eyvah! Barcelona bile zorlanıyor, bizim tozumuzu attırır bunlar, " dedim içimden, yine de kimseye belli etmedim, kuyruğu dik tutmak lazım, ele güne karşı. Sonra ikinci yarı maç normale döndü, 1-1 beraberlikle bitmişti. Ondan sonra aldıkları sonuçlar ilgimizi çekti her zaman. Biz yendik, onlar da yendi. Sonuçlar bile benzerdi. En son hafta ikimiz de rakiplerimize üstünlük sağlayıp 4-2 kazandık.

Geçen haftalarda Kadıköy'deki Gençler Birliği Oftaş Maçını izleyen Teknik Direktör M. Jimenez'in küçümser tavırları ve sözleri, (sonradan söylemediğini açıklasa bile bakışları yalan söylemiyor.) ve yorumcuların yorumlarıyla birlikte gözümüzde bir EVEREST oldu SEVİLLA.

Günlerdir beklenen an geldi çattı, her şey güzeldi, Saraçoğlu hınçahınç dolmuş, sakatlık yok. Bizim futbolcular sakin, onların yüzlerinde korku ve şaşkınlık ifadesi vardı. İlk dakikalarda yine fırtına gibi estiler, meğer onların tarzı buymuş, ben Sevilla'yı bizim Kayserispor'a benzettim, oyuncularını bile, hatta Mehmet Topuz'u Daniel Alves'e, Jesus Navas'ı Mehmet Eren'e. Hakemle oynamaları bile aynı. Daniel Alves, yıldız oyuncuymuş, doğru sahne performansı da yıldızlarla yarıştırdı onu dün akşam. Bir gözü yerde, sürekli düşüyor ve zamandan çalıyor, ufak tefek olmasına rağmen hiç sakınmadan giriyor rakibine.

Bir kaç tehlike atlattıktan sonra 17. dakikada Uğur Boral'ın yaptığı ortayla Kezman topu ağlara gönderdi, biz de havalara uçtuk. Ve sadece 7 dakika sonra bu kez Edu yıldızlaştı, kendi kalemize yolladı, hem de bu yaptığı ilk değil. Bir atana, bir gol bedava, sezon sonu indirimli satışlar gibi. Maçta 4 golümüz var ikisi forvetten, ikisi savunma oyuncularından, demek ki Fenerbahçe'de forvet sıkıntısı yok, herkes gol atabiliyor, yeter ki top ayaklarına gelsin.

Edu'nun golünden sonra tribünler sustu, biz de ekran başında. Taraftarlar, nedendir bilinmez diğer maçlardaki gibi etkili olamadılar, herkes maçı izledi sanırım.

Tek tek anlatmaya gerek yok, hepsi de çok iyi mücadele etti, Lugano ve Gökhan Gönül, kart sınırında oldukları için, çok sert oynamadılar, ben Lugano'dan korkuyordum ama bizi yanılttı, bir de kafa golü attı. Yine en üzüldüğüm nokta Roberto Carlos'un bacağına darbe alıp sakatlanması, bir de sarı kart görmesi. Carlos bu maçta gününde değildi sanki, oysa bütün umutlar ona bağlanmıştı, rakibi en iyi tanıyan ve sahada en deneyimli oyuncu oydu. Deivid de varlık gösteremedi. İki gole rağmen Volkan süperdi, Selçuk yine öyle. Uğur, yine güzel oynadı. Yüzde yüz yerli olmasa da takım, Fenerbahçe'nin yerlileri de iyi iş yapıyor. Ayrıca 37 maçlık yenilmezlik serisi sürüyor KADIKÖY'de.

Maç berabere bitecek derken, 83. dakikada oyuna giren Semih, yine Semihliğini gösterdi ve bizi havalara uçurdu. Umutlar tükendi derken yeniden umutlandık. Ben kendi adıma söyleyeyim, buruk bir sevinç yaşadım nedense. Fenerbahçe, bizi zaferlere öyle alıştırdı ki, hep daha iyisini bekliyoruz. Beraberliklere bile sevinen diğer takımlara bakınca biz İspanyol fırtınasını yendiğimize sevinemiyoruz.

Maç sonu basın açıklamalarından sonra içime su serpildi, Zico her zaman ki gibi aklı başında ayakları yere basan bir tavırla yaptı değerlendirmesini. Onların bizi yenmesi gerek, dedi.

Jimenez, bir ara saha kenarında anorağının bağcıklarını kemirmeye başlamıştı ve ara ara tırnaklarını yerken gösterdiler, ama maçtan sonra yine eski haline döndü, yok sahanın zemini kötüymüş, Capel'i oyuna erken almamış, sakatlanır, diye... Ona, Konya Atatürk Stadı'nın zeminini göstermeli ya da Sivas Atatürk Stadı'nın. "Oynayamayan gelin yerim dar dermiş, " ya onun gibi, o kadar süratli ve takım oyunu oynamalarına karşın sadece tek gol atabildiler.

Şimdi, zorlu rövanş 4 Mart tarihinde İspanya'da, işimiz hiç kolay olmayacak, ama sakin sakin oynarsak neden olmasın. 3 Mart Arthur Zico'nun doğum günü, bu oyunculara ek bir motivasyon sağlar mı? Bence sağlar; bu kadar iyi bir teknik direktöre, bir doğum günü hediyesi veremeyecek kadar KARGA değil ya bu KANARYALAR! Bir gol, iki gol, üç gol, dört gollll! Hayali bile ne güzel!


Akşam, gurbetçi cimbomların maçı var, bakalım onlar ne yapacaklar? Buradan şans dilerim onlara, başka zaman olsa dilemem, ama Türk Futbolu adına iyi bir sonuç almaları bizleri de sevindirir. Uzayan kol bizden olsun, demiş atalarımız.

Sağlıcakla kalın, mutlu kalın!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

En büyük Fener...dünya takımı olacak!!!..sevgiler

Kadıköylü 
 23.02.2008 14:50
Cevap :
Haklısın arkadaşım, teşekkürler-selamlar  23.02.2008 17:56
 

Sanırım rövanş daha zorlu geçecek ama, busefer kişisel hataları yapmaz ve diğer yıldızlar sahada klaslarını gösterirse sanırım, tüm futbolcular için tarihi bir fırsat,olacak..haydi kanarya öt güzel kuşum ööt..saygılarımla..

Mehmet EREN 
 22.02.2008 14:47
Cevap :
Bence de, ufukta zafer var gibi geliyor, önce önümüzdeki bir haftayı güzel atlatalım, emin adımlarla gideriz Sevilla'ya, şimdi Jimenez düşünsün! Selamlar ve teşekkürler...  22.02.2008 14:59
 

tebrik ediyorum. gurur duyduk o gece, sevgiler.

erol aslan 
 22.02.2008 10:28
Cevap :
Teşekkürler, Erol Bey...ben de BJK'nin akşam buradaki maçı için başarılar dilerim...Yenersiniz eminim...selamlar, mutlu günler...  22.02.2008 10:36
 

SEVGİLİ CİVA GİBİ ENERJİK ÖĞRETMENİM..FENERBAHÇE-DENİZLİ/TR İNANIRMISINIZ İŞTE BEN BU YÜZDEN KOVULDUM ZAMANINDA...! :((( ARKADAŞ BEN ÇOK KIZIYORUM...TAMAM DA BU OYUN...BU KADAR GARİBAN VATANDAŞ SOĞUKTA ŞÜKRÜ SARAÇOĞLUNA GİDİYORSA,BEŞ ON KURUŞ PARASINI KULÜBÜ İÇİN HARCIYORSA, O KULÜPTE VERCEK ARKADAŞ VERECEK TARAFTARINA EMEĞİNİ,ÖYLE YAĞMA YOK PARCIKLAR CEBE DUKKA OLAMAZ...! YAZIK DEĞİL Mİ..? O KADAR VATANDAŞA ÇEKTİRİLEN IZDIRAP,REVA MI BU YANİ ŞİMDİ..? VALLAHİ BANA KİMSE BU KONUDA HİKAYE ANLATMASIN..! KEŞKE (1-0) OLSAYDI DA,GERÇEKTEN BİZİM OLSAYDI...! YAZIK DEĞİL Mİ ..? BU KADAR MİLLETE ÇEKTİRİLEN IZDIRAP..! (3-2) NE..? İSPANYOLLAR ENAYİMİ..? GİTTİ BİZİM EMEKLER GENE...! Eski Kovulmuş KOYU FENERBAHÇELİ-ADANA/TR - SİZE SEVGİLER,SAYGILAR FATMA HANIM...! :(((

Necip Köni - Adana / TR 
 21.02.2008 19:12
Cevap :
Bir kere Saraçoğlu kaloriferliymiş haberiniz yok mu yoksa, üşümüyormuş izleyenler, Roberto ve diğer Brezilyalıların sıcaklığı yetiyormuş.... İspanyollar enayi değil de fazla motivasyon da zararlı olabilir şans biraz da, izleyip göreceğiz..selamlar Denizlinin Kanarya sesli radyosundan  21.02.2008 22:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 1993
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster