Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
351
 

Fenerbahçe adına ortaya kellesini koymak!

Fenerbahçe adına ortaya kellesini koymak!
 

Milliyet


Galatasaray'ın UEFA Kupasını kazanmasına "tesadüf" yakıştırması yapanların karşısına dikilenlerin başında gelir Hıncal Uluç. Onun dayandığı en büyük destek de Almanya'nın, İtalya'nın ve İspanya'nın ve İngiltere'nin ikişer takımını eleyerek bu kupayı kazanmıştır Galatasaray. Bileğinin hakkıyla bu kupayı müzesine götürmüştür, hatta Süper Kupa'yı da alarak bunu taçlandırmıştır.

Fenerbahçe ise, Sevilla'ya karşı bir mucize gerçekleştirmiş; Sevilla gerçek futbolunu oynamaktan uzak olduğu için de Fenerbahçe'ye elenmiştir. Bu arada eklemek gerekirse Fenerbahçeli bir takım futbolcular da olağanüstü top oynamıştır.

Yani aslında Fenerbahçe'nin çeyrek finale çıkması futbolda az görülür bir rastlantıdır. (?)

Aynı Hıncal Uluç'un 2002 yılında Türkiye Dünya Kupası'nda üçüncü olurken "neden birinci olamadık?" diye sorduğunu da hatırlarız sürekli.

90 Dakika müdavimleri Hıncal Uluç'un Fenerbahçe yorumlarını hep rakip takımın Fenerbahçe'ye karşı direnmediğini ve kötü oynadığını adeta maçı hediye ettiğini anlatarak yaptığını bilirler.

Yaşamdan Dakikalar programının 9 Mart tarihli programını izleyenler Atilla Dorsay'ın Hıncal Uluç'un düşünme mantığını nasıl güzel çürüttüğünü de hatırlayacaklardır.

Hıncal Uluç'un düşünme sistematiğine Türkiye'nin ihtiyacı vardır. Bu bir renktir. Ancak bir yere kadar.

Aynı kişi bugün çıkıp;

"Fenerbahçe finale çıksın ben kafamı keserim" diyebiliyor.

Bu samimiyetsizliğin, çifte standardın bir ürünüdür. Fenerbahçe bu sene Ahmet Çakar'a bikini giydirdi. Şimdi kendisi olmadık bahanelerin ardına sığınsa da laf ağızdan çıkmıştır ve yanlış anlaşılacak bir şey yoktur. Burada olan şey futboldan uzak düşünmenin, yabancılaşmanın ve kendine olan güvensizliğin eseridir.

Aynı şeyi Hıncal Beyfendi konu Galatasaray olduğunda Avrupa'nın bütün devlerini dize getirdi anlayışıyla yorumlarken Fenerbahçe konuşulurken kellesini ortaya koyacak kadar kendisini kaybetmesini anlamak mümkün değildir.

Biz aradaki farkı anlayamıyoruz. Sokakta bunun tartışması bambaşka yapılıyor zaten.

Bu kupayı bir takım kazanıyor ve o takım o sezon içinde en başarılı performansı gösteren oluyor. Örneğin Chelsea üç sene üst üste yaptığı yatırımların karşılığını alamadı. Real Madrid dünyanın en ünlü futbolcularını bünyesinde barındırmasına rağmen istediği başarıyı ne yazık ki yakalayamıyor. Kendi liginde 4.lükten yukarı çıkamayan bir Liverpool ise kupayı kaldırabiliyor. Porto sürpriz yapabiliyor. Kuşkusuz bu kupanın "beyleri" vardır.

Fenerbahçe bu sezon Avrupa'da en başarılı olmuş takımlar sıralamasında ilk beş takım içinde yeralabilir. Bu sonuç üç sene öncesi için bri tesadüf ya da mücize olabilir ama turnuvanın bu yılı içinde bir istikrar göstergesidir ve rastlantıdır diyemezsiniz. Eğer ısrarlıysanız iyi niyetli olmadığınızı iddia edebiliriz ya da Fenerbahçe'ye bu başarıyı yakıştıramadığınızı.

Şimdi bir takım şartlar koyuluyor. İşte Schalke hariç kimle eşleşirse eşleşsin ve turu geçsin soyunurum; kellemi keserim, bir başkası çıkacak olmadık yerini ortaya koyacak.

Bunlar kamuoyunda konuşulacak şeyler değildir.

Belki Schalke'nin çıkması Fenerbahçe için en dezavantajlı kura olacak. Nasıl iddiamız Sevilla için Fenerbahçe'nin en kötü kura oluşuydu; belki düşündüğümüz ve arzu ettiğimiz değil de aklımızda hiç olmayan bir takım avantaj sağlayacak. Mesela Liverpool neden olmasın? İlk maçın Kadıköy'de olacağı her kuranın Fenerbahçe'ye yarayacağına inananlardanım.

Her fırsatta spor medyasına söylemedik şey bırakmayan Hıncal Uluç Beyfendinin bu açıklamalarını ona yakıştıramıyoruz. Ama biliyoruz ki Fenerbahçe turu geçerse "ben ters manyel" yaptım diyecek.

Sekiz sene önce Galatasaray karşıtlarına teker teker laflarını yedirmişti. Ama hiçbiri bu kadar iddialı değildi. Artık iş Fenerbahçe'ye düşüyor. Bakalım, göreceğiz.

Uzay Gökerman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir tesadüftür. Yendiğimiz bir avrupa takımı yoktu. 2008'e de bosnalı kardeşlerimiz bizimle kardeş kardeş oynamıştı. Yani ülke futbolu olarak yenilenmememiz şart. Diğer ikinci bir durum da 92 yılında ş.ligi başlamış ve 15 yıl boyunca bu büyük organisazyonda sadece 2 takımımız ç.cfinale çıkmış. Utanç verici tablolar bunlar. Sevilla maçı bir milattı. Hollanda italya rusya şampiyonlarını yendik. İspanyaya damga vurmuş bir takımı yendik. Olağanüstü bir şey bu. kurada görüşürüz.baysssssss

Selim Bayraktar 
 11.03.2008 17:27
 

Bak sen giymedin ben giyeceğim demek istiyor. Ne ciddiyetsiz insanlar bunlar. Fakat biz onları konuştuğumuz müddetçe bunlar gene konuşacak.

Ahmet Balcı 
 11.03.2008 17:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1918
Toplam yorum
: 2001
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1330
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster