Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '15

 
Kategori
Futbol
 

Fenerbahçe Avrupa Ligi şampiyonu olur mu?

Başlıkta yer alan soruyu cevaplamadan önce kısa bir hatırlatma yapmak istiyorum. Her 3 ayda bir bu hatırlatmayı yapmayı kendime görev edinmiş durumdayım.

 

Dikkat! 

 

Türk futbolu bugün Avrupa' nın en fazla gelir yaratan 6. büyük futbol ekonomisi. Ancak bu duruma karşı ne yazık ki yönetsel, mali ve sportif açılardan iyi durumda değil. 

 

Galatasaray Şampiyonlar Liginden elendi. Neredeyse, Avrupa Ligi'ne dahi gidemeyecekti. O çok övülen, bu senenin lig favorisi gösterilen Beşiktaş, Avrupa' da havlu attı. Fenerbahçe ise 6 maçta 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet ile nispeten kolay bir gruptan 2. sırada çıkabildi.

 

Dünyada hem Deloitte Football Money League (gelir sıralaması), hem de Forbes' un (en değerli takım) "ilk 20" sıralamalarına giren tek Türk takımı Galatasaray. İlkinde 18, ikincisinde 20. sıradan listeye girebildi. 

 

Bilindiği üzere geçenlerde UEFA, Finansal Fair Play kuralları çerçevesinde Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor ve Karabükspor' u incelemeye aldığını açıklamış, kulüpler ile görüşmeler başlatılmıştı. 

 

Yani ne sportif, ne de mali açıdan durum iyi gözükmüyor. 

 

Bunun en büyük sebebi yönetim kalitesinin düşüklüğü. Türk futbolunda yeni bir yapılanma, yeni bir uzun vadeli planlama ve temizlenme ihtiyacı açıkça gözüküyor. 

 

Spor kulüplerimizin çoğu sportif yapılanma süreçlerini iyi yönetemiyorlar. İşte üç büyükler ve Avrupa' daki durumları. 

 

Türk futbol izleyicisi yavaş, yavan, ağır ve çağdışı futbol izlemeye mahkum edilmiş, daha da iyisi kabullendirilmiş. 

 

Fanatizm ve siyaset o kadar spor ile iç içe ki, takımları sahada dökülse, berbat bir futbol sergilese bile taraftarlar bu durumu asla eleştirmiyorlar. Kulüp yöneticilerine koşulsuz biat kültürü o kadar yaygın ki, sorgulayan, hakkını arayan taraftar bulmak neredeyse mümkün değil. 

 

Altyapılar desen o da ayrı bir facia. Transfere 30- 40 milyon Euro harcayan takımlar, altyapıya gelince cimrileşiyor. Sadece gereksiz bir transfer olduğunu düşündüğüm Jozef De Souza' ya harcanan kaynaklarla bile dünya çapında bir altyapı kurulabilirdi. Kısa vadeli düşünen ve vizyoner olmayan yönetim tarzları ile maalesef kaynaklar heba oluyor. 

 

Bu büyük tabloya bakınca detaylarda, kulüplerin nasıl kötü yönetildiğini, Pereira' nın elindeki 160 milyon Euro' luk kadroyu ne kadar kötü kullandığını, Galatasaray' ın zamansız ve anlamsız teknik direktör değişikliğini, Beşiktaş' ın ne kadar "yerel başarı" odaklı bir teknik yönetime sahip olduğunu, Trabzonspor' un büyük yatırımlara rağmen bir türlü senkron tutmayan kadrosunu ve tüm takımların saha içi teknik, taktik, fiziksel eksikliklerini irdelemek anlamlı olmuyor. 

 

Zira, en tepede sorun var. Futbolumuzun yapılanması hatalı. 

 

Yönetim, taraftar, takımlar, teknik direktörler, medya, federasyon, hakemler iyi niyetli olsalar bile, sonuç alınamıyor. 

 

Bugün ülkemizin en iyi 3 takımı, futbol kalitesi açısından Avrupa' nın en iyi 5 liginin orta sıra takımları seviyesindeler. Bu tabloyu teknik ve taktik yönden yorumlamak bile yorumcular için anlamlı olmuyor. 

 

Yeniden yapılanma şart. Bunu sıklıkla dile getirmeye ve hatırlatmaya devam edeceğim.

 

Fenerbahçe' ye bakarsak

 

Fenerbahçe' de bir iyiye gidiş olduğunu gözlüyorum. Ancak bu gerçekten yapısal bir iyiye gidiş mi, yoksa konjonktürel mi bunu zaman gösterecek.

 

Bazı yazar dostlarımız Fenerbahçe' yi şimdiden Avrupa Ligi Şampiyonu ilan ettiler. Avrupa Liginin en iyi takımı diyenler de oldu. Bunları bir yere not alın. Bunlar tribüne oynama hareketleri. 

 

Gerçekçi olmak lazım. 

 

Fenerbahçe Avrupa Ligi Şampiyonu olamaz, çünkü;

 

1. Kalecileri güven vermiyor. Hangi Fenerbahçe' li onların kritik anlarda hata yapmayacağına inanıyor?

 

2. Duran top zafiyeti sene başından beri çözülmedi. Hala aynı goller yeniyor. Avrupa Liginde yola devam eden en az 6 takım duran toplarda cezayı kesebilecek kalitede ve güçte. Bu defansif eksiklik, Fenerbahçe' nin başına bela olur. 

 

3. Üst turlara çıkıldıkça, karşılaşılan takımların fiziksel direnci, saha içi organizasyon becerisi ve hızı artacak. Diego, Nani, Jozef ve Fernandao gibi saha içi frenler ile Fenerbahçe, üst turlarda olduça hızlı takımlara hızlı cevap veremeyecektir. 

 

4. Pereira, kadro rotasyonunu iyice daralttı. Kulübede önemli oyuncuları unuttu. Yedekleri formda tutması kolay olmayacak. Şener, Ozan, Meireles, Ba, Uygar, Volkan Şen, Hasan Ali, Kadlec ve hatta RvP gibi isimlerin motivasyon ve form kaybetme riski çok büyük. Periera' nın formayı adil değil, kendisi ile iyi anlaşanlara ve yönetimden gelen sinyallere göre dağıttığına dair bir inancım var.

 

5. Pereira' ya güven oldukça az. Bir iki başarısız sonuç, kendisine olan eleştirilerin tekrar artmasına ve özgüvenini kaybederek hatalı işler yapmasına neden olabilir.

 

Tahminim Fenerbahçe ligde ilk 2' yi kovalar. Avrupa Liginde ise şans yaver gider ise 2 tur daha geçer. Daha da gidebilmek için, bugünkü tablodan farklı olarak gerçekten takım olabilmek, bireysellikten uzaklaşmak, teknik direktör kabiliyeti ve büyük ölçüde de çok çalışma lazım. Buralarda iyileşme olacağına dair şüphelerim var.

 

Umarım ben yanılmış olurum. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 541
Toplam yorum
: 202
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 591
Kayıt tarihi
: 10.05.07
 
 

İlgi alanları ekonomi, para politikası, siyaset, edebiyat, futbol, Türk ve Ortadoğu Tarihi, AB ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster