Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '07

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
296
 

Fenerbahçe cepten yedi

Fenerbahçe cepten yedi
 

Şampiyonlar Ligi G Grubunda Inter deplasmanına çıkan Fenerbahçe karşılaşmadan 3-0’lık bir skorla mağlup ayrıldı. Oyun genelinde gruptaki çizgisini sürdürmekte zorlandığını gördüğümüz sarı-lacivertlilerin bu mağlubiyetle yalnızca kârdan zarar ettiğini söylemek yanlış olmaz. Fenerbahçe için işlerin ters gittiği gecede PSV Eindhoven deplasmanda CSKA Moskova’yı 1–0 mağlup ederek puanını 7’ye çıkarmış olsa da son maçlarda evinde Moskova ekibini ağırlayacak Fenerbahçe için kaybedilmiş tek şey gruptaki liderlik şansı.

19 Eylül’de oynanan ve hepimizi gururlandıran Fenerbahçe-Inter karşılaşmasına nazaran bu maça Inter 4, Fenerbahçe ise 3 değişik isimle başladı. Inter’de Maicon, Cordoba, Chivu ve Julio Cruz; Fenerbahçe’de ise Gökhan Gönül, Selçuk ve Semih ilk maçtan farklı olarak kadroda kendilerine yer bulan isimlerdi. Maçın analizini bu noktadan başlatacak olursak, rakipler sertleştikçe Fenerbahçe’nin bilinen kadro kalitesinin bile yetersiz kalabileceğini ilk kez bu maçta gördüğümüzü söylememiz gerekir. PSV ve CSKA gibi nispeten zayıf rakipler karşısında rahatlıkla tempo yapabilen ve oyununu karşı tarafa kabul ettirebilen Fenerbahçe, Inter deplasmanında bu kez baskı yiyen taraf oldu. Şampiyonlar Liginde ilerledikçe sarı-lacivertlileri bekleyen rakiplerin Inter’den de birer gömlek üstün Arsenal, Barcelona, Manchester United, Chelsea, Real Madrid gibi takımlar olduğunu hatırlayacak olursak Fenerbahçe’nin ara transfer döneminde güçlü adımlar atması gerektiği sonucuna ulaşıyoruz. Inter deplasmanında özellikle üç mevkiin saha içinde sırıttığını gördük ki; bunlardan birincisi Fenerbahçe’nin kanayan yarası santrfor, ikincisi Deivid’in iyi niyetli bir şekilde oynamaya çalıştığı sağ açık, üçüncüsü de Appiah’ın olmayacağını varsayarsak Aurelio’nun partnerliği yani ön libero pozisyonu.

Maça bilinen düzeni içinde 4–4–1–1 dizilişiyle başlayan Fenerbahçe’ye karşılık Inter 4–3–1–2 taktiğini benimsedi. Fenerbahçe kalede Volkan; defansta Gökhan, Edu, Lugano, R.Carlos; orta sahada Deivid, Selçuk, Aurelio, Vederson; Alex ve Semih ile Inter ise kalede J.Cesar; defansta Maxwell, Samuel, Cordoba, Maicon; orta sahada Chivu, Cambiasso, Zanetti ve J.Cruz-İbrahimoviç ikilisinin gerisinde Stankoviç’le mücadele ettiler. Mancini’nin mücadele gücü yüksek isimlerle kurduğu Inter orta sahası, Alex’in takım savunması konusundaki zaafı sebebiyle Fenerbahçe orta sahasına üstünlük kurdu. Üstelik Inter karşısında Deivid de alanını kontrol etmeyince Inter’in organize atakları büyük çoğunlukla Fenerbahçe sağ kanadında olgunlaştı. Zico’nun sağ kanattaki problemi görerek Deivid ile Vederson’un yerlerini değiştirmesi sol kanatta Roberto Carlos’a sağ kanatta ise Gökhan Gönül’e olan güveninin bir ifadesiydi sanki. Zaten maç boyunca gerek Roberto Carlos gerekse de Gökhan Gönül 3–5–2’nin kanatları gibi fazladan efor sarf ettiler.

Fenerbahçe’nin orta sahada yaşadığı bu zafiyet Inter’in baskılı oyununu getirdi. Şükrü Saraçoğlu Stadındaki ilk maçta baskı yiyen taraf Inter olduğu için Fenerbahçe çoğu zaman Edu-Lugano ikilisinden birini ileri sürebilmiş, ataklarda ve duran toplarda sayısal olarak kendisine avantaj sağlamıştı. Ancak Inter önünde Edu ve Lugano asli görevlerinin bir adım dahi dışına çıkma fırsatı bulamadılar.

Zico tarafından yapılan Aurelio-Appiah değişikliğinin sebebini anlamak zor. Eğer Aurelio bir sakatlık sonrası oyundan mecburi olarak alınmadıysa -ki bu yönde bir izlenim oluşmadı- bu değişiklik apaçık Fenerbahçe Teknik Direktörünün hatasıdır.

Inter mağlubiyeti sonrası görünen tabloda Fenerbahçe adına kaybedilmiş bir şey yok. CSKA Moskova’nın çizdiği bu profille Kadıköy’de Fenerbahçe’yi yenmesi kâğıt üzerinde mümkün görünmüyor. Ancak her futbolseverin bildiği ve hak vereceği gibi futbol kâğıt üzerinde oynanmıyor. Tehlikeli kontratak silahlarını bünyesinde barındıran CSKA’ya karşı Fenerbahçe’yi rehavete sokmaktan tüm spor camiası özellikle kaçınmalıdır. Üstelik aynı gün oynanacak karşılaşmada PSV, İbrahimoviç ve Samuel’in cezalı olduğu Inter ile oynayacak ki, bu da Hollanda ekibi açısından avantaj. Fenerbahçe’ye düşen ise 3 puanı cepte görmeden ve belki de gruptaki en zor maç gözüyle bakarak bu karşılaşmaya hazırlanmasıdır. Önümüzde tek bir 90 dakika ve alınacak 3 puan kaldı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 235
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 716
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster