Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ağustos '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
495
 

Fenerbahçe’de “Onur” Var, “On Ur” Değil!

Fenerbahçe’de “Onur” Var, “On Ur” Değil!
 

TEK BAŞINA DA KALSAN NE GAM!




Vay garip ülkem, Türkiye!...

Süper Lig’i değil, futbolu yönetmeye soyunmuş süper (!) futbol adamları (!) olan Türkiye!...

“Şaşkın ördek” misali “yönetici” değil, “idare edici”, “emir kulu” olanların var olduğu...

Ve garip adamlar, “talimat”la iş yapanlar!

Ve bir yetkili düşününün bir sonraki sözü, bir öncekiyle çelişiyor. Buna yalanlama, yalan söyleme de diyenler, yanlış bir ifade kullanmamış olurlar. Böylesi bir kişi, sokaktaki, tribündeki, kalabalık içindeki biriyse, güler geçersiniz, aldırmazsınız.

Ama bu kişi, ticari işinde başarılı diye anılıyor, üstelik önemli bir kurumun başına getirilmiş biriyse, düşünmek durumundasınız. Hem de birkaç kez kez... Çünkü yanlış duydum gibisinden bir duyguya kapılırsınız. Sizi düşünmeyen iten de budur. Önce, kusuru kendinizde ararsınız, kulaklarımda bir sorun var, diye.

Anlarsınız sorun sizde değil, onda, onlardadır.

*****

“Arap Baharı” adı verilen gösteriler, dış destekle başladı, istenen yönde gelişti. En son NATO destekli Libyalı muhalifler, önemli mevziler kazandılar.

Türkiye’de futbolda sanki “Arap Baharı” yaşandı, yaşanıyor!

TFF-UEFA işbirliğiyle Fenerbahçe’nin Şampiyon Ligi yolu kesildi, Trabzonspor’a yol verildi. Kuşkusuz, Trabzonspor’a yol verilirken Fenerbahçe’nin yolunu yan yollardan kesen iç güçler, futbol takımları, görev başındaydı. Bir yanda “tetikçiler”, öte yandan “ispiyoncular”...

Mahkeme kararı/ hükmü başka, “kanaatle karar verilir” diyen “Bremen Mızıkacıları”...

*****

Fırsatçılık, istenen sonuç alınınca, söylenenler/ yapılanlar unutulmuş gibi, bir yana konarak, “başkasının acısı bizim sevincimiz olamaz” pişkinlik olarak sahneye çıktı.

Ve Libya’daki NATO destekli göstericilerin görüntülerini anımsatan görüntüler yaşandı ülkemde. Başka güçlerin, içinde alın teri olan bir başkasına ait hakkı, kendilerine vermesinin getirdiği bir sevinç...

Tetikçiler, ispiyonculardan da güç alarak, alınterine el konmasına çanak tuttular.

Darbe olmuş, darbe kuralları geçerliydi sanki.

TFF, cunta dönemlerini aratmayan bir tavırla, kendi deyişleriyle “talimat”la Fenerbahçe’nin elinden Şampiyonlar Ligi’ni elinden aldı. “Şike” soruşturmasına adı karışan ötekilerini görmezden geldi, “talimat”ı yerine getirdi.

UEFA, kendi yapamayacağını “tehdit”le TFF’ye yaptırdı. Bunun adına ister “tetikçilik”, ister “taşeronluk”, ne denirse densin, TFF, kimliğini yitirmiş bir kurumdur artık. Galatasaray Başbakanı’na “fırsatçı” sıfatı takan TFF, yakasına kendine kendi eliyle japon yapıştırıcıyla yapıştırdığı “tetikçilik”le ülkeye zarar verdiğinin farkında değildir. Öyle olsaydı, o tatlı koltukları bir dakika oturulmazdı.

(TFF, fırsatçılar, ispiyoncular, herkesi dünyadan habersiz görüyorlar ya...Onlara benzemek gibi olmasın ya, “tetikçi”, “ispiyon” nedir, bilmek istemeyenlere, bilenlerin affına sığınarak yazalım:

Tetikçi: Başkasının yapamadığı işi, onun çıkarı için yapan.

İspiyon/cu: Birinin gizlerini, eylemlerini, düşüncelerini gözleyip yetkililere bildirerek çıkar sağlayan kimse, ihbarcı)

*****

Öyle bir TFF ki, UEFA’ya yazdığı yazıda, sadece Fenerbahçe’yle ilgili “kanaat” bildiriyor, öteki takımları bu “kanaat”ın dışında tutuyor, Fenerbahçe’yi “günah keçisi” gösteriyor. Bir dediği bir dediğini tutmayan TFF Başkanı, adamlarıyla birlikte, daha önce karşı çıktığı “yargısız infaz”ı, yaparsak biz yaparız mantığıyla, kendisi yapıyor. Sonra da sıkılmadan, biz yapmadık UEFA yaptı, diyorlar.

İçerideki fırsatçılar, ispiyoncular, başkasının malına/ alın terine konanlar, etekleri zil çalar durumda, sevinçten ağızları kulaklarına varmışlar...

Gel gör ki, onlar da sıkılmadan, iki yüzlülükle “Başkasının üzüntüsü bizim sevincimiz olamaz” diyebiliyorlar.

Ülkemin futbolda itibarı sıfırlanmış umurlarında değil!

İktidar ne yapıyor?

Ne yapacak, “Arap Baharı” adı altındaki eylemlerle Arap ülkelerine düzen vermeye bakıyor, ülke olup bitenlere bakmıyor.

Vay garip ülkem, Türkiye!...

Sömürge görüntüsü verilen ülkem!

Bu ülkenin futbolda itibarını dışa karşı savunacak/lar yok/muş demek!

“Milli mutabakat”, Fenerbahçe olmasın Trabzonspor olsun üzerine olursa, olacaklar oldu zaten!

Ama bir gerçek daha anlaşıldı:

Fenerbahçe “on urlu” değil, “onurlu”...

TURGUT ÇELİK/Mersin (Geçici olarak İstanbul)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

cok genis bilgim yok tabi; ama bir olumsuzlugun oldugu kesin gibi.Gerekirse bir ornekle bu olumsuzlugu kesip almak gerek. Kim nasil neyle hangi sartlarla yapabilirse. Fenerli olusunuz dogal olarak sizi boylesi takiminiz yaninda yer almaya itiyor.benim gibi nort olanlar ise buna fener dahil bulasanlar yada fener ornek olarak gerekirse tek olarak ornek olarak cezalandirilmasi. Kisisel dusuncem cok hafif bir cezalandirma cok daha siddetli olmaliydi. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 27.08.2011 23:15
Cevap :
Değerli Newyorker... Bir olumsuz olduğu, doğrudur. Başka doğrular da var: Olduğu söylenenleri Fenerbahçe'ye ihale etmek. İsyanımız haksızlığa, hukuksuzluğa, tetikçiliğe, ispiyonculuğa, yargısız infaza, göz göre göre başkalarını kollama uğruna her şeyi Fenerbahçe'ye yüklemeye.. bugün "Kazma" lakaplı bir futbolcu eskisi (başka sıfatları/ unvanları da var) bugünkü yazısında, belki de farkına varmadan "tezgah"ı, hukuksuzluğu ne güzel anlatıyor: UEFA basında yazılanları, televizyonlarda yapılan yorumları göz önünde tuttu. Başiktaş'a niye dokunmamış? BJK'in tutuklu elemanları istifa etmiş, BJK kazandığı kupayı, ben buna teneke kupa diyorum, geri vermiş. Bu da UEFA'nın hoşuna gitmiş. Böyle bir mantık, hukuk olur mu? İşte isyanımız bu tezgaha, başkalarına koruma kararlarına, çfte standarta...Herkesi enayi yerine koyuyorlar. Onun içinde Fenerbahçe'deki "onur"...Saygılari selamlar.  28.08.2011 14:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2459
Toplam yorum
: 2830
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2284
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

İspir, hem doğum yerim, hem memleketim. Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Dil ve Tarih-..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster