Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '13

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
834
 

Fenerbahçe’de neler oluyor (Kasım.2013)

Fenerbahçe’de neler oluyor (Kasım.2013)
 

img2.mynet.com


 Fenerbahçe’nin bugünleri  epeyce civcivli günleri. Herkes ne yapacağını, kimden yana olacağını şaşırmış durumda.

Eh önümüzde gayet heyecanlı; kanlı bıçaklı rakiplerin birbirlerine Kırkpınar Meydanı’nda olduğu gibi  meydan okudukları heyecanlı günler yaşıyoruz.

Şimdi üyeler,  Aziz Yıldırım ve  Mehmet Ali Aydınlar ekiplerine  “Sen de haklısın… Sen de haklısın…!?” temennaları çakıyorlar. Bakalım bu oyunun onunda hangi pehlivan meydandan ağzı burnu eğrilmemiş bir halde çıkacak. Göreceğiz.

Bana göre Aziz Nesin (Pardon!) Aziz Yıldırım ekibi artık gününü tamamlamıştır… adam kötü mü çalıştı; hayır… Canıyla, dişiyle Fenerbahçe’yi savundu; maddi, manevi olarak ona eni iyi durumları sağlamak için elinden geleni yaptı. Gerçekten, Fenerbahçe onun sayesinde önünü görür olmuştur.

Ama, Aziz Yıldırım’ın bütün yaklaşımları, yöntemleri yanlıştı… Ticari hayatta kullanılabilecek her türlü tekniği burada da kullanmak istedi. Sonuçları bellidir. Bu sonuçlar, Türk Futbolu’nun sorgulanmasına yol açmış;  perestijinden çok kaybettirmiş; yalnız Fenerbahçe değil ama diğer bazı takımlar da bundan nasiplerini almışlardır. Onun için Aziz Yıldırım’ın yöntemlerinden söz etmek bazılarının midesinin bulanmasına yol açabilir.

Buna karşı Aydınlar ne yapabilir? Bilemiyorum. Ama Fenerbahçe gibi bir kulübün Türk spor hayatında yapacağı çok şeyler vardır. Özellikle, Amatör Dallarda ve bireysel sporlarda ve genel olarak Türk Sporuna yol göstermekte. Siz Yıldırım gibi “Futbol” diye takılıp kalırsanız; Basketbol, Voleybol… ve diğer dallar ve spor kolları, özellikle atletizm bundan nasibini alamazsa… Sen istediğin kadar “Ben Fenerbahçe Futbolu için şunları yaptım…” deyin. Yanlıştır. Spor, demek sadece futbol demek, değildir. Bugün Türk Spor hayatı; atletizmi; yüzmesi, cimnastiği … yerlerde sürünmektedir. Bunlara büyük kulupler sahip çıkmayacak da kim sahip çıkacak.

Fakat bugünlerde, Fenerbahçe’nin şansı, Ersun Yenal gibi genç dinamik, iyi niyetli ve futbolu bilen bir Futbol Gönüllüsünün Fenerbahçe Futbol Kulübünde Teknik Direktör olmasıdır.

Başlangıçta Ersun Yenal çok zorlandı. Ve hatta kaybeder gibi oldu. Fenerbahçe gibi bir Futbol Kulübünü derleyip toplamak o kadar da kolay değildir. Kulubün içinden ve dışından baş kaldıran horozları her zaman vardır. O horozlarla baş edemezsen, hemen senin kafanı didiklemeye başlarlar.

Ve hatta ilk maçlardan itibaren, “Bu adam ne yapıyor…” demeye başladılar.  Ama Ersun Yenal sabretti, ne yapacağını, ve ne yapması gerektiğin biliyordu.

Ersun Yenal kimdir? Ersun Yenal, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü mezunudur. Bir Beden eğitimi öğretmenidir. Bu bir defterin kazanç hanesine yazılacak önemli bir noktadır. Ersun Yenal bazıları gibi alaylı değildir; okulludur. Bu demektir ki bu işin, antrenman tekniklerinin, bir takımı çalıştırmanın ilmini bilmektedir.

Anadolu’daki çeşitli takımdaki çalışmaları; Denizlispor; Trabzonspor’daki başarıları kendisine Fenerbahçe’nin yolunu açmıştır. Ersun Yenal (51) yaşında Teknik direktörlük için genç sayılabilecek bir yaştadır.

Fenerbahçe’ye son zamanlarda kazandırdıkları da inkar edilemez. Ersun Hoca, ne yapılacağını biliyor, inatla, ısrarla antenman usullerini takıma uyguluyor. Kendine özgü “Hücum” futbolundan vazgeçmiyor. Artık takım da Ersun Hoca’nın ciddiyetini, bilgisini ve dirayetini kabul etti ve onun yolundan  gidiyor.

Bereket versin, artık Aziz Erdoğan Teknik Direktör’ün işine karışmaktan vazgeçti. Sadece yardımcı olmaya çalışıyor ki… Gerekli olan budur.

Görüldüğü kadarıyla, Ersun Yenal Hoca Türk Futbolunu çok iyi tanıyor ve ne yapılacağını çok iyi biliyor. Ayni zamanda yönetimdeki çekişmelerden de uzak duruyor.

Ve Fenerbahçe, haftalardır, Süper Lig ‘de birincilik Kürsüsünde… Fenerbahçe daha başka ne ister!

Diğer yanda, Beşiktaş, dedikodular batağında, çöküşe geçmiş durumda… Mancini, Galatasaray’a moral veriyor ve Galatasaray Fenerbahçe’nin ensesinde…

İyi bir yarış olacağa benziyor.

Şu yöneticiler de birbirini vurmazsa!

 

 

  

Fenerbahçe’nin bugünleri  epeyce civcivli günleri. Herkes ne yapacağını, kimden yana olacağını şaşırmış durumda.

Eh önümüzde gayet heyecanlı; kanlı bıçaklı rakiplerin birbirlerine Kırkpınar Meydanı’nda olduğu gibi meydan okudukları heyecanlı günler yaşıyoruz.

Şimdi üyeler,  Aziz Yıldırım ve  Mehmet Ali Aydınlar ekiplerine  “Sen de haklısın… Sen de haklısın…!?” temennaları çakıyorlar. Bakalım bu oyunun onunda hangi pehlivan meydandan ağzı burnu eğrilmemiş bir halde çıkacak. Göreceğiz.

Bana göre Aziz Nesin (Pardon!) Aziz Yıldırım ekibi artık gününü tamamlamıştır… adam kötü mü çalıştı; hayır… Canıyla, dişiyle Fenerbahçe’yi savundu; maddi, manevi olarak ona eni iyi durumları sağlamak için elinden geleni yaptı. Gerçekten, Fenerbahçe onun sayesinde önünü görür olmuştur.

Ama, Aziz Yıldırım’ın bütün yaklaşımları, yöntemleri yanlıştı… Ticari hayatta kullanılabilecek her türlü tekniği burada da kullanmak istedi. Sonuçları bellidir. Bu sonuçlar, Türk Futbolu’nun sorgulanmasına yol açmış;  perestijinden çok kaybettirmiş; yalnız Fenerbahçe değil ama diğer bazı takımlar da bundan nasiplerini almışlardır. Onun için Aziz Yıldırım’ın yöntemlerinden söz etmek bazılarının midesinin bulanmasına yol açabilir.

Buna karşı Aydınlar ne yapabilir? Bilemiyorum. Ama Fenerbahçe gibi bir kulübün Türk spor hayatında yapacağı çok şeyler vardır. Özellikle, Amatör Dallarda ve bireysel sporlarda ve genel olarak Türk Sporuna yol göstermekte. Siz Yıldırım gibi “Futbol” diye takılıp kalırsanız; Basketbol, Voleybol… ve diğer dallar ve spor kolları, özellikle atletizm bundan nasibini alamazsa… Sen istediğin kadar “Ben Fenerbahçe Futbolu için şunları yaptım…” deyin. Yanlıştır. Spor, demek sadece futbol demek, değildir. Bugün Türk Spor hayatı; atletizmi; yüzmesi, cimnastiği … yerlerde sürünmektedir. Bunlara büyük kulupler sahip çıkmayacak da kim sahip çıkacak.

Fakat bugünlerde, Fenerbahçe’nin şansı, Ersun Yenal gibi genç dinamik, iyi niyetli ve futbolu bilen bir Futbol Gönüllüsünün Fenerbahçe Futbol Kulübünde Teknik Direktör olmasıdır.

Başlangıçta Ersun Yenal çok zorlandı. Ve hatta kaybeder gibi oldu. Fenerbahçe gibi bir Futbol Kulübünü derleyip toplamak o kadar da kolay değildir. Kulubün içinden ve dışından baş kaldıran horozları her zaman vardır. O horozlarla baş edemezsen, hemen senin kafanı didiklemeye başlarlar.

Ve hatta ilk maçlardan itibaren, “Bu adam ne yapıyor…” demeye başladılar.  Ama Ersun Yenal sabretti, ne yapacağını, ve ne yapması gerektiğin biliyordu.

Ersun Yenal kimdir? Ersun Yenal, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü mezunudur. Bir Beden eğitimi öğretmenidir. Bu bir defterin kazanç hanesine yazılacak önemli bir noktadır. Ersun Yenal bazıları gibi alaylı değildir; okulludur. Bu demektir ki bu işin, antrenman tekniklerinin, bir takımı çalıştırmanın ilmini bilmektedir.

Anadolu’daki çeşitli takımdaki çalışmaları; Denizlispor; Trabzonspor’daki başarıları kendisine Fenerbahçe’nin yolunu açmıştır. Ersun Yenal (51) yaşında Teknik direktörlük için genç sayılabilecek bir yaştadır.

Fenerbahçe’ye son zamanlarda kazandırdıkları da inkar edilemez. Ersun Hoca, ne yapılacağını biliyor, inatla, ısrarla antenman usullerini takıma uyguluyor. Kendine özgü “Hücum” futbolundan vazgeçmiyor. Artık takım da Ersun Hoca’nın ciddiyetini, bilgisini ve dirayetini kabul etti ve onun yolundan  gidiyor.

Bereket versin, artık Aziz Erdoğan Teknik Direktör’ün işine karışmaktan vazgeçti. Sadece yardımcı olmaya çalışıyor ki… Gerekli olan budur.

Görüldüğü kadarıyla, Ersun Yenal Hoca Türk Futbolunu çok iyi tanıyor ve ne yapılacağını çok iyi biliyor. Ayni zamanda yönetimdeki çekişmelerden de uzak duruyor.

Ve Fenerbahçe, haftalardır, Süper Lig ‘de birincilik Kürsüsünde… Fenerbahçe daha başka ne ister!

Diğer yanda, Beşiktaş, dedikodular batağında, çöküşe geçmiş durumda… Mancini, Galatasaray’a moral veriyor ve Galatasaray Fenerbahçe’nin ensesinde…

İyi bir yarış olacağa benziyor.

Şu yöneticiler de birbirini vurmazsa!

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 748
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster