Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
754
 

Fenerbahçe'de zafer haftaları vizyonda

Fenerbahçe'de zafer haftaları vizyonda
 

alex


Fenerbahçe, ilginçtir, kolayı zora sokan ama zoru başaran bir takım.

Haydi Diyarbakır’a kaptırdığı 2 puanı, B.Belediye’ye bıraktığı 3 puanı bir yana bırakın şayet son 5 dakikaya kadar 2-1 önde olduğu maçta Bursa’ya 3-2 yenilmese bile bugün finale 4 hafta kala, 1 puan geride değil, 5 puan önde olacaktı.

Bursa arayı 5 puan açınca, Fenerbahçe’nin zor maçları başladı ve enteresandır Fenerbahçe tam 6 haftadır gol yemeden, çok zor görülen derbileri de kazanarak, 1 puan geriden şampiyonluğu kovalamaya fire vermeden, mücadele ede ede, hırsla ve ısrarla devam ediyor.

Bugün kazanılan Beşiktaş maçının çok zor bir maç olacağı belliydi. Rakibin kaybedecek hiçbir şeyi kalmadığından ve de her şeyi bu maça bağlı olduğundan, sertik dahil her şeyi yapması, oyunu gergin tutması normaldi. Fenerbahçe’nin daha sakin, daha akıllı bir oyunla karşılık vermesini beklerdim ama Alex’in maç başlar başlamaz attığı gol, yalnız Beşiktaş’ın değil, Fenerbahçe’nin kendi dengesini de bozdu. İstatistikler, ayağında en çok top tutan, en iyi top çeviren takımın Fenerbahçe olduğunu söylüyor. Fenerbahçe ise bu kez farkı arttırıp, işi bitirmeye gitti. Nitekim Alex ve Güiza biraz dikkatli olsa ilk yarını 3-0 bitmesi işten değildi.

Uzay Gökerman’ın, maçtan önce ‘’Beşiktaş’ın defans sorunu Fenerbahçe’ye fark getirecek mi?’’ başlıklı yazısındaki analizinin de, pozisyonlara bakarsak, ne kadar doğru olduğu anlaşılıyor.

Alex, Rüştü’deki tavuk karasını eski takım arkadaşı olduğundan biliyor olmalı diyeceğim ama o dakikada hava da kararmamıştı. Güzel bir şuttı, iyi yere gitti ama çıkarılamayacak bir top da değildi. Alex varsa, derbi teferruat sözü abartı sayılmamalı. Bu defalarca ispatlandı.

Maçın geneli aslında insanı aldatıyor. Eğer ilk devre 0-0 bitse Fenerbahçe 2.devre bu kadar geriye yaslanmayacaktı. Psikolojik olarak, 2.yi atamadın mı, bu sefer düşüyorsun skoru koruma derdine. Beşiktaş bundan istifade etti ama birkaç karambol dışında pozisyon üretemedi, bulduğu penaltıyı bile değerlendiremedi.

Hakeme gelince; Şanssızlığı maçın atmosferi, oyunun beklediğinden de fazla ikili, üçlü mücadelelere sahne oluşu ve sahanın içinde beklendiğinden de fazla kötü niyetli futbolcu olmasıydı. Çoğunda pozisyonları kaçırdı ve yardımcılarından da doğru bilgi alamamış olmalı ki, o da bir şanssızlık, kartların hemen hepsi yanlıştı. Lugano’nun koluna çarpan toptan başka da maçın kaderini değiştirecek bir yanlışı yok. Orada da çarpma olarak değerlendirmiş olmalı ki, Bilica’ya verdiği gibi, onu da vermekten çekinmeyebilirdi.

Fenerbahçe’nin şampiyonluk yarışında geri düşmesinde Lugano’nun yokluğu kadar, hep bu Bilica’nın rolü var. Dengesiz ve çok fazla bireysel hata yapıyor. Yaptığı penaltının ve sonrasındaki penaltı noktasına çukur açması anlaşılır gibi değil. Hani biraz daha eşelese, alttan Kurbağalıdere'nin fışkırması an meselesi. Hatayı bu kadar aleni yapan bir oyuncunun zekası sorgulanmalı. Oyunda kalması, hakemin bence maç içindeki en büyük hatası.

Bilica Fenerbahçe’ye zarar vermeye devam ediyor. Volkan penaltıyı kurtararak, onun hatasını telafi etti ama önümüzdeki sezon bu Brezilya’nın bileti acilen kesilmeli, ya Önder, Bekir’den biri monte edilmeli, ya da doğru dürüst bir adam alınmalı. .

Mustafa Hoca, hakem muhasebecisi olmuş, sürekli hakemlere fatura çıkarmaya başladı. Bünyamin’den sonra, bu kez de günün hakeminden şikayetçi. Eskiden bu konuda pek konuşmazdı. Çünkü o da biliyor ki, geçen sezon çifte kupayı yine bu hakemlerle kaldırmış, kendine 2 yıllık bir opsiyon daha kazanmıştı. O zaman bunlar yürekli idiler de şimdi mi yüreksiz oldular? Bu işler böyledir. Hele bir rüzgar tersine dönsün, akıllı başlı Mustafa hoca bile konuşur. Aslında o da bilir ki, maçın son 15 dakikasında kazandığı penaltıyı atamayan bir takımın kazanması mümkün değildir.

Hakemi eleştirmeden önce, yaptığı değişikliklerle, neden Holosko gibi defansın arkasına kolayca sızabilen bir süratli futbolcuyu neden oynatmadığını düşünmelidir bence.

Fenerbahçe şüphesiz maçtan önce favoriydi. Gerek saha seyirci avantajı ve gerek giderek artan form grafiği ve mücadele gücü ile kazanmaya daha yakındı ve kazandı. Voleybol, basketbol, futbol. Fenerbahçe zafer haftaları vizyonda. Fiesta devam ediyor. Sahada kupalarla turlar atılıyor, Şampiyon sesleri yankılanıyor.

Fenerbahçe çok zor bir haftayı daha firesiz geçti. Önümüzdeki hafta liderlik için büyük bir avantajı var. Şampiyon olur mu bilemem ama çok yaklaştığı kesin.

Eskiden Altıyol veya Bahariye'deki sinamalara iyi bir film geldi mi, rağbet üzerine birkaç hafta daha oynardı. Fenerbahçede o günleri hatırlatırcasına haftalardan beri her branşta, zafer haftalarını uzattıkça uzatıyor, film değişmeden, vizyonda kalmayı başarıyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 444
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 942
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster