Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
918
 

Fenerbahçe değil ama Galatasaray'ın şansı var

Derbi maç, büyklüğüne yakışmayan olaylarla sona erdi.

Galatasaray, oyuna hızlı ve atak başladı. Kendi sahasından kısa paslarla çıkan Galayasaray, Fenerbahçe geri dörtlüsünü bir hayli zorladı. Ceza alanı yayı çevresinden kaleye şut atmayan Galatasaray, verkaçlarla içeri girmeye çalıştı. Fenerbahçe dersine iyi çalışmış olmalı ki kademe hatası yapmadı.

Bilinen bir ezber vardı ancak bu gün bozuldu.

Neydi o?

Galatasaray ilk yarı ve hatta 60. dakikaya kadar oynayarak yorulacak, Fener ise bu dakikadan sonra hızlı adamlarını devreye koyarak bir gol bulup maçı alacak. Amna bu olmadı çünkü Galatasaray Galatasaray gibi oynadı. Performansını tam 90 dakikaya yaydı.
İlk yarının en göze çarpan özelliği, Galatasaray'ın Fenerbahçe'yi kendi sahasına hapsetmesiydi. Önce taktik gereği çıkmıyorlar zannettim ama sonra gördüm ki Galatasaray buna imkan vermiyor.

Fenerbahçe bu durum karşısında astrese girerek, oyunu sertleştirmeye başladı. Gereksiz ve agresif hareketlerle oyunu çirkinleştiren Fenerbahçe, özellikle de arkadan sert müdahelelerle Galatasaray'lıları tahrik etmeye başladılar. Oyun tam sertleşmişti ki ilk yarı imdadına yetişti.

Hakem Fırat Aydınus, arkadan yapılan sert faul ve yüzlerde patlayan kramponları göremeyince oyunda yer yer sertlikler başladı. İkinci yarıya başlanıldığında Galatasaray'ın temposu bir ara düşer gibi oldu. 45 ve 55. dakikalar arasında orta alan bir an için Fenerbahçe'nin hakimiyetine geçer gibi göründü. İşte o sırada Fenerbahçe'lilerin dakikası geldi diye düşündüm. Ama Galatasaray bu akşam umulduğu gibi olmadı. Hemen toparlanarak orta alanda hakimiyet kurdu ve ataklarına hız verdi. Lincoln'ün girmesiyle de pozisyonlara girdi.

Galatasaray her an gol bıulabilir bir görüntüde giderken karşılaşma, eski Galatasaray'lı Emre rakip oyuncularla diyaloğa girmeye başladı.
Bu dakikalarda ise Fenerbahçe kendi sahasından uzun paslarla Guiza'ya top atıyor, karambolden bir golle ezberi oynamaya başlıyordu. Ama Galatasaray hiç top sektirmeyince ikinci yarıda da top hep Galatasaray'ın ayağında kaldı. Verkaç ve ceza alanına atılan toplarla Fenerbahçe'yi hallaç pamuğu gibi atan Galatasaray gol pozisyonları da buldu. Ama bunları direk kaleye göndermek yerine sisteme bağlı kalarak paslaşma yolunu seçince başarılı olamadı. Bunda Lincoln'ün sonradan kadroya alınması neden oldu diyebilirim.

İlk defa Fenerbahçe'yi yenmeden de olsa takımım Galatasaray'ın oynadığı oyunu çok beğendim. İçlerinde sırıtan, bu oyuncu iyi oynayamadı diyebileceğim bir kişi yoktu. Kewell bir kaç pozisyonda daha dikkatli olsaydı Galatasaray'ın bu karşılaşmadan galibiyetle çıkması olsaı idi.

Karşılaşmada Fenerbahçe hiç yorulmadan atakları karşıladı. Yorulduğu anlarda ise doldur boşaltlarla takımlarını dinlendirdiler.

Bu duruma kilitlenen Fenerbahçe beraberliğe yattı. Ve kendi sahasında Galatasaray'ı karşılamak zorunda kaldı.

Karşılaşmanın son düdüğü çaldığında 4 kırmızı ve Galatasaray'ın uçup giden 3 puanı vardı.

Bu karşılaşmada gördüğüm tek gerçek, Fenerbahçe'nin ayağına top değmediğidir.

Yeterki gol yemeyelim, ne olsa onlar yorulur biz kontratakla bir gol bulur, ezberi oynarız bu kez yemedi. Çünkü Galatasaray sevinemediyse bile rakibini de sevindirmemeyi çok iyi bildi.

Ne var ki karşılaşma sonunda çıkan olaylar futbolun ruhuna ve centilmenliğe uymadı. Bu anlamda üzerlerine düşen görevleri eksik yaparak bu olaylara pirim verenleri Türk Futbolu adına kınamamak elde değil.

Galatasaray'ı 3 puan getirmese bile bu karşılaşma için tebrik ediyorum. Aynen Galatasaray gibi oynadılar.
Bundan sonraki karşılaşmalarında Galatasaray'a başarılar dilerim.

Saygılarımla.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 1291
Toplam mesaj
: 257
Ort. okunma sayısı
: 1958
Kayıt tarihi
: 22.11.07
 
 

Okumayı, yazmayı sevmeye çalışan Atatürk sevdalısı eğitimci ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster