Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Aralık '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
723
 

Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki fark

Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki fark
 

Kaynak: hurriyet.com.tr


Bu akşam FB'nin Ankaragücü ile oynadığı lig maçının tamamını seyrettim. Genelde FB maçlarında topun gözlerimin önünde oyunda kaldığı süre 50-70 dakika olurdu, bu akşam 90 dakikaya yaydım kondisyonumu. E hal böyle olunca, bir de üstüne ilham gelince, birşeyler karalayım istedim. Bunu ilk kez yapıyorum, umarım FB'li dostlarımızı üzmeyiz.

Maçtaki pozisyonları yazmak istemiyorum, seyreden seyretmiştir ya da gazetelerin ilgili sütunlarından okurlar. Ben genel olarak gördüğüm dikkatimi çeken bazı hususları paylaşmak istedim.

Önce Alex'i yazayım. Ağır hava ve saha koşullarından dolayı Alex fazla koşamadı tamam ama bence bu akşam Alex oyundan çıkarılmamalıydı. Dakikalar ilerledikçe saha koşulları ağırlaşmaya başladı. Böyle zamanlarda duran toplara daha fazla ihtiyaç vardı. Aykut Kocaman bu adamın koşmasını değil, duran topları düşünmeliydi. Bence onda ilk günden beri Alex sempatisi yok..

İki takım arasında FB lehine gözle görülür bir kalite farkı vardı. Oyuna ağırlığını koyan her iki yarıda da Kadıköy'ün sarı lacivertli ekibiydi. Ankaragücü rakibinin üstünlüğünü baştan kabullenmiş, oyun planını da buna uygun yapmıştı. Neredeyse hiç çıkmayan bir geri dörtlü, "yerini kaybetmemek" ilk önceliği olan ve her atakta rakibi karşılayan bir orta saha, denk gelirse bir iki adamla gol aramak. Son bölümde cesaretlendiler ve goller geldi..

FB sahanın her bölgesinde üstündü. Top sürekli onların ayaklarında kalıyordu. Ancak anlayamadığım birşeyler oluyordu sahada. FB topla oynamaya başlayınca, birden adeta yürümeye başlıyordu. Sanki gole ihtiyacı olan bir takım olarak değil de 2-3 farkla öndeymişcesine bir ruh haliyle oynuyorlardı.

Takım rakibinden çok daha güçlü aslında, belli. Biraz hızlansa, biraz zorlasa hemen golü atabilecek görüntüde ama sanki aceleleri yokmuş gibiydi.

FB özellikle ileride yardımlaşmıyor. Bir futbolcu topu aldığında yardıma giden yoktu, karşısında iki Ankaragüçlü oyuncu buldu, yardım için topu en az 5-10 saniye oyalaması gerekti. Ankaragücü hemen her pozisyonda yerleşmesini tamamladıktan sonra ceza alanına orta yapabildiler.

...........

Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki fark mı? (FB'yi sadece bu akşam için yorumlamak kaydıyla)

Galatasaray "çırpınan", oyunu rakip alana taşıyan ancak gol pozisyonu yaratamayan "dişleri olmayan aslan" görüntüsünde. Galatasaraylı futbolcuların ruhsuz oynadığını düşünmüyorum, ellerinden geleni yapıyorlar ancak sorun; güçleri yok.

Fenerbahçeli futbolcuların ise kalitesi yüksek ama takım olmak gibi bir endişeleri yok. Yardımlaşmıyorlar, çırpınmıyorlar, yüklenmiyorlar. Dilim varmıyor ama sanki biraz ruhsuz oynuyorlar.

Sonuç; her ikisi de hüsran yaşıyorlar. Ancak ben FB'nin hala yarışta Trabzonspor ile birlikte en kuvvetli aday olduğunu düşünüyorum, çünkü kapasiteleri var.

...........

Emre Belözoğlu için ayrı bir paragraf açmaya bilmem gerek var mı? Yok aslında ama şunu yazmak gerekir:

Maçtan sonra açıklama yapmış: <ı>"Ankaragücü Genel Sekreteri öncelikle adam olsun. Bizlere sataştı. Kim olursa olsun önce adam olsunlar. Genel Sekreter midir nedir, önce adam olmayı öğrensin. Biz kaybettik üzüngünüz. Adı Levent kendisinin. Ben Emre Belözoğlu olarak buradan sesleniyorum, önce adam olsun. Kazanırız da kaybederiz de ama önce adam olsunlar. Kazanıp böyle adam olmayanlarla konuşmaktansa kaybetmeyi tercih ederim."

Güzel değil mi? Ama adamlık dersi veren ve "geçmişi adamlıklarla dolu" bu aynı kişi, maç sırasında durum 1-0 iken, orta alanda bir pozisyonda kendini bariz bir şekilde yere attı. Hakem de faulü vermeyince (o sırada kameralar onun üzerindeydi) yanlış okumadıysam O.... Ç.... şeklinde bir güzel saydırdı.

Yazmayacaktım ama adamlık dersi veren demecini okuyunca tutamadım klavyemi. FB ile bu topçuyu aynı kefeye koymadığımı özellikle belirtiyorum..

<ı>..........

Fenerbahçe hakkında her zaman yazmıyorum, bu nedenle özellikle yazmadan geçmeyeceğim: Gökhan Gönül bir "sporcu abidesi, bir spor efsanesi"dir!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Özellikle FB-GS, üç büyükler aptalca spor dışı rekabet ile birbirleri aşağı çekmek için herşeyi yaptığı sürece Türk futbolu asla ileri gitmez. Türkiye'de, kasıtlı adama girerek sert oynanıyor ve adına sert futbol diyorlar. Aslında, çağ dışı futbol diyebileceğimiz bu ortamda Niang,Alex,Emre,Arda,Baroş,Lincoln,Elano,Keita,Guti,Queresma tarzı oyunculardan gerçek performans almak çok zor.Bu kaliteli ve yıldız oyuncular bu nedenle ancak İstanbul maçlarında biraz oynuyorlar o kadar... Bu arada Avrupa düzeyinin ve üç büyüklerin çok altında kadroya sahip Anadolu takımları ise kendi aralarında ihtiyacı olana takıma yumuşak futbol oynayarak gereken puanları veriyorlar... Bir iki hakem dışında hakemlerimiz de bu kasıtlı sert futbola, aldatmalara izin veren yönetimleriyle en olumsuz katkıyı yapıyorlar...Sonra bunun adına da Anadolu devrimi diyorlar... Böyle bir ortamda, ne Türk milli takımından ne de Anadolu takımlarından Avrupa'da başarı beklemek ise sadece hayal...! Saygılı rekabet şart...

Şevket Onat 
 16.12.2010 21:25
Cevap :
Sayın Onat, tespitleriniz çok güzel. "Anadolu takımları ise kendi aralarında ihtiyacı olana takıma yumuşak futbol oynayarak gereken puanları veriyorlar" kısmını atlayarak size katılıyorum. Bu kısımdaki "yumuşak futbol" kısmına katılıyor, sadece "bilerek puan verildiği" kısmına katılmıyorum, yani benim görüşüm bu tabii.. Bizde oynanan futbol çok acımasız. Avrupa maçlarını izliyoruz, adamlar futbol oynamak istiyor, bizim ligimizde canice adama giriliyor. Katkınız için çok teşekkür ediyorum. Saygı ve selamlarımla..  18.12.2010 0:39
 

Maçın genelinin ruhsuz olması, Aykut'un futbolculara kesin bir dille benim sözümden ayrılmayın diye verdiği kopya taktikleri.. Aykut kendini ispatlamak sevdasıyla maç esnasındaki bireysel taktiklere onay vermiyor, karşı geliyor, cezalandırıyor, maç kazanılmış olsada ceza alıyor futbolcular .. Fenerbaçeli olarak Aykut'tan kurtulmak şimdilik tek dileğimiz .. Saygılarımla ...

Siel Vertu 
 13.12.2010 17:36
Cevap :
Aykut Hoca bu yüzden Alex olmadan takımı oynatmak istedi ama Alex oynadıkça Aykut Hoca'yı mahçup etti. Şimdi ara ara oyundan alması da ondan olabilir. Ancak yine de sezon sonuna kadar şans verilmesi gerekmez mi? Saygı ve selamlarımla..  14.12.2010 13:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 293
Toplam yorum
: 469
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1060
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster