Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1645
 

Fenerbahçe neden şampiyonluğunu çuvala sığdıramıyor? (4/son)

Fenerbahçe neden şampiyonluğunu çuvala sığdıramıyor? (4/son)
 

:))


Bundan önceki üç yazıda, şampiyonluğun kazanılmasından sonra yapılan tartışmaların sebebinin, aslında Fenerbahçe’nin kendisi olduğunu yazmıştım. 

Mızrağın çuvala sığmayışının (göğsü geremeyişin) ilk nedeninin; Aykut Kocaman ve Aziz Yıldırım'ın gereksiz zamanlardaki çıkışları olduğunu, bu açıklamaların ardından yapılan hakem hatalarının aslında FB'yi zor durumda bıraktığını yazmıştım. 

Mızrağın çuvala sığmayışının (sıkıntının) ikinci sebebinin ise, Emenike’nin transferi olduğunu ve bunu yaratanın da yine Fenerbahçe’yi yönetenlerin başarıyı, dedikodulara set çekmeye ve etik duruşa tercih edişi olduğunu savunmuştum. Çünkü Emenike'nin bu şekilde transferi "Emenike FB maçında bilerek oynamadı" söylentilerinin bizzat Fenerbahçe tarafından ayyuka çıkarılmasıydı. 

Diğer olayları da ekleyelim ve bitirelim: 

Mızrağın çuvala sığmayışının (savunma halinin) üçüncü sebebi: 

Emenike transferinin bir benzeri olan Sezer Öztürk’ün transferidir. 

Sezer Öztürk Fenerbahçe’ye karşı çok kötü oynamakla eleştirildi. Bülent Uygun tarafından da ikinci yarıda oyundan alındı. Aynı Sezer Trabzonspor maçında ise gayet güzel oynadı. Buraya kadar sorun yok, olabilir. Ancak transfer ettiğiniz iki “üst düzey” futbolcunun birinin size karşı hiç oynamamış, diğerinin ise son derece kötü oynamış fakat rakibinize karşı çok güzel oynamış olduğunu ve ligin bitiminde her ikisini de aldığınızı düşünürseniz, çok doğal olarak insanları tepkisel bir düşünce içerisine itersiniz. Yani Emenike gibi, Sezer Öztürk transferi de Fenerbahçe’nin bazı şeyleri “göze alarak” yaptığı transferdir ve bence yanlıştır. Kanaatime göre, tek başına Sezer transferi olsaydı, aynı tepkisel düşünceler olmayabilirdi ancak üst üste koyduğunuzda aynı şeyleri düşünmek biraz güç olmaktadır. 

Mızrağın çuvala sığmayışının (karşı saldırının) dördüncü sebebi: 

Hakemlerin verdiği kararların ve yaptıkları hataların tek tek karşılaştırılmasından yana değilim. Ancak çok konuşulan hakemler tarafından Fenerbahçe lehine pozisyon hataları değil, stratejik hatalar yapılmıştır. Bunlar da yapılan "profesyonel" baskının bir sonucudur. Örneğin Lugano ve Emre’nin hiç kırmızı kart görmemeleri doğanın bir mucizesidir. Selçuk, Alex, Gökhan’ın zaman zaman görmediği kartları söylemiyorum bile. 

Mızrağın çuvala sığmayışının (gürültü kirliliği yaratarak yırtmanın) diğer sebepleri: 

Sorular sorular sorular…! 

Rakiplerin Trabzonspor’a karşı yeterince iyi oynamadığını söylemek çok inandırıcı değildir. Çünkü o Trabzonspor birçok takımı son dakikalarda bulduğu gollerle yenebilmiştir. Buradaki tek sorun Trabzonspor başkanının “Türkiye’nin 4’te 3’ü bizim şampiyon olmamızı istiyor” şeklindeki zamansız ve gereksiz açıklamasıdır. 

Bu konuda -şampiyonu belirleyen maça imza atması sebebiyle- en dikkat çekici takım Eskişehirspor’dur. Fenerbahçe karşısında kazanmayı gerektirecek bir oyun oynamayan ve erken goller yiyen Eskişehirspor’un Trabzon karşısında oynadığı oyun ise parmak ısırtmıştır. Bu maçta kaybettiği puanla Trabzonspor şampiyonluğu kaybetmiştir. Aslında bu Fenerbahçe’nin gücünü gösterebileceği gibi, Eskişehirspor’un başında Bülent Uygun’un olması dikkat çekici bir başka faktördür. Bülent Uygun’un takımları hiçbir önemli maçta Fenerbahçe’den puan alamamıştır. Sizce? 

Ligin ikinci yarısında 16 maçta 21 gol yiyen ve sert savunma yapan Sivasspor’un 4 gol yemesini yine de anormal bulmuyoruz. Ancak geçen sezonun son 4 haftasında, 3 hafta üst üste rakip kaleciler hatalı gol yemişken, (Aykut Kocaman gibi ifade etmek gerekirse) Sivasspor kalecisinin yediği 1, 2 ve 4. goller incelenmelidir. Sizce? 

Lig bittikten sonra Emre Belözoğlu’nun ağzından çekildiği iddia edilen mesaja gelince.. Bu konu ispatı gerektiren ve halen soruşturmalık olan bir konu olduğundan fazla iddialı olmamak gerekir. Ancak kendi kendimize bazı sorular sormadan da edemiyoruz: 

1-Mesajı alan kişi neden bu mesajı “alır almaz” yönetimine, antrenörüne, teknik direktörüne, medyaya “hemen” gitmiyor da “lig bittikten sonra” gidiyor? Ligin bitiminden sonra transfer beklerken, Serkan Kırıntılı’ya, Emenike’ye ve Sezer’e geldiği gibi kendisine teklif gelmediği için mi mesajı başkanına gösteriyor? 

2- Bu mesajı alan kişi daha sonra olayın bir “şaka” olduğunu söyledi. Şaka olduğunu düşünüyorsa o halde neden silmedi? Neden sakladı? Ve sonra neden başkanına götürdü? İnsan şaka olduğuna inandığı şeyi önce saklayıp sonra kulüp başkanına gösterir mi? 

3- Bu mesajı gönderen kişi de, ortaya çıktıktan sonra olayın bir “şaka” olduğunu söyledi. O halde maçtan önce tekrar mesaj atıp, “Emre'nin böyle bir şeyden haberi yok, şaka yaptım.” demesi lazım değil miydi? 

4- Gönderen kişinin de alan kişinin de bulanık cevapları karşısında siz olsanız ne düşünürdünüz? 

(Ben şahsen bu olaya yine de inanmıyorum) 

………………….. 

Şimdi bütün bu anlattıklarımıza ilave olarak, Aziz Yıldırım’ın çeşitli zamanlardaki “talihsiz” açıklamalarından bazılarını hatırlayalım: 

“Maçların sahada kazanılmadığını öğrendim.” 

“Hakemler iyi olursa bu kadro şampiyon olur'' 

“İkinciliği hazmedemeyiz” (İkinciliği başarı olarak görmeyip hazmedebilmek beceridir ve arada çok fark vardır.) 

(Demek ki her zaman, ne söylediğimizi ve hangi icraatları yaptığımızı iyi tartmalıyız.) 

……………………… 

Şimdi hepsini üst üste koyunuz..  

Fenerbahçeli futbolcuların emeklerine yazık eden kimdir? 

Israrla söylüyorum: Bunlar aslında en çok Fenerbahçelileri rahatsız etmelidir. Fenerbahçe’nin adı dedikodulardan daha önemlidir! 

“Herkes bize düşman” kolaycılığından ve söyleminden vazgeçilmeli, yapılan eleştirileri “kayıtsız şartsız savunmak” yerine empati yapılmalıdır. 

Rakiplerinize saygınız olmazsa, kazanma yolunda her yolu mubah görürseniz, herkesin size düşmanlığının sebebini olsa olsa “meyve veren ağaç taşlanır” olarak görürsünüz. Sanki başka hiç meyve yokmuş gibi! 

……………………… 

Yazarın notu: İyi şeyler yazınca FB’lilerden “objektif birisi” olduğuma dair, eleştirel yazı yazdığımda ise “tamamen taraflı” yazdığıma dair yorumlar alıyorum. Bunlar beni etkilemiyor. Umarım bana değil de, yazdığım konulara yorum yapılır. 

Şimdiden cevap niteliğinde olsun diye şöyle bir şey yazayım: Örneğin, Emenike olayını savunmak için tarihten örnekler verenler! Örneğin, bilmemkaç yılında kim kimin nesini almış veya kaçırmış önemli midir? O zaman öyle yapılmış olması Emenike olayını temize çıkarır mı? Mesela şimdi siz birisinin bir şeyini çalsanız, "1989'da O da filan kişininkini çalmıştı" derseniz bu sizi temize çıkarır mı? 

Bırakın yanlışları yanlışla savunmayı.. Yanlışı, başka bir yanlışı gündeme getirerek savunmak, yanlışı kabullenmek demektir.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

" Kendime yalan söylediğimden beri , başkalarının söylediklerine inanamıyorum " diyen ve dünya sanatına yön veren sanatçının bu sözü , sizi çok iyi anlatıyor.Yaşamınızda çuvala sığdıramadığınız o kadar çok olaylar var ki . . .Doğal olarak hazmedemediğiniz olayları da çuvala sığdıramıyorsunuz.Fenerbahçe " adam " gibi ŞAMPİYON olmuştur.Siz yaşam boyu o çuvalı elinde tutar durursunuz. Kendinizle de " barışık " olmadığınız belli oldu.Bundan önce gönderdiğim 2 yorumu yayınlamadınız.Bununla 3 yorumumu da yayınlayamayan Bekir Gümüş'ün dürüst olmadığı gibi ,kendinede " güveni " olmayan bir model olduğunu öğrendim.Bu yüzden diğer olayları da " çuvala sığdıramıyorsunuz , sığdıramassınız da " Kısaca " sığ " düşündüğünüz müddetçe " sığ " kalırsınız.Ondan sonra elinizde çuval , sallar durursunuz . . .

mehmet karsel 
 01.07.2011 10:48
Cevap :
Benim yayınlamadığım bir yorum yok.. Bir süredir tatildeydim ve dün döner dönmez gördüğüm iki yorumu yayınladım. Size ait olup olmadığını hatırlamıyorum. Benim kendime güvenimi, dürüstlüğümü sorgulamak sizin işiniz değil! Hele dürüst olmamayı aynen iade ederim. Yargılayacaksanız yazımı yargılayın, beni değil. Buna hakkınız yok! Sığ düşünen sizsiniz, kendi mahkemenizi kurmuş, kendi kararınızı vermişsiniz.. Yakışıyor mu? Bundan sonra ise, sizin "beni yargılayan ve kişiliğimi sorgulayan" yorumlarınızı sileceğimi de buradan ilan ediyorum. FB'ye gelince: Fenerbahçe "adam gibi" şampiyon olma şansını, Aziz Yıldırım Aykut Kocaman'ın açıklamalarından sonra kanal kanal gezip ağlarken kaybetmiştir.  03.07.2011 0:12
 

Mevlana "ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol" demiş. Bizi anlamanızı beklemiyoruz ama en azından renginizi belli edip yazabilirsiniz yazılarınızı. Hıncal'ın tahtına adaysınız sanırım! Hala adı şaibeli gibi kelimeler kullanıyorsunuz, ligde en temiz takım FB. 17 takıma karşı tek başına mücadele etmiş ve mutlu sona HAKEDEREK ulaşmıştır. şaibe arıyorsanız 8taş ve 6S nin trabzom maçlarına bakınız. Emenike'ye çok fazla takmışınız, önümüzdeki sezon derbilerde izlersiniz. Sadri başkan da Şenol hoca da sizin kadar komplo teorilerini düşünemezler. Onlar ağlamayı çok güzel beceriyorlar. Bırakın başkalarını yazmayı kendi takımınızın iyi taraflarını yazınız.

Güzyurdulu Zeki 
 28.06.2011 11:54
Cevap :
İnanılmaz "tarafsız" ve etkileyici bir yorumdu. Teşekkür ederim..  01.07.2011 23:42
 

Bizim bütün hatamız size şampiyonluk sayısında 5 fark atmamız gerekirken sadece 1 fark atabilmiş olmamızdır. Şu anki kadro kalitesi ile de, finansal yapı ile de size fersah fersah fark atmamız gerekirdi. Ancak son anda kaybedilmiş 3 şampiyonluk ve gereksiz bazı hamleler nedeni ile siz hala bize rakip durumdasınız. Siz rakibinize çamur atmak için günlerce kafa patlatacağınıza, tuttuğum takım için ne yapabilirime kafa yorun biraz. Ne Emenike ile, ne Sezer ile Fenerbahçe ismine leke süremezsiniz.

Mehmet Ferit 
 23.06.2011 14:01
Cevap :
Ben değil, Fenerbahçe sürmüştür o lekeyi.. Uzun süre acısını çekeceksiniz..  24.06.2011 12:24
 

SİVAS ŞAMPİYONLUĞA OYNARKEN SAHASINDA FENERDEN 4 YEDİ, GEÇEN SENE 5 YEDİ. KALDI Kİ FB SİVASI GENELDE HEP YENMİŞ. ANCAK İBB NEDENSE BJK VE FBYE KARŞI HEP MUHTEŞEM OYNARKEN TSDEN İLK 8 DKDA 2 GOL YEMESİ, TSYE HİÇ YENİLMEMESİNİ, BİZ FBLİLER ABDULLAH HOCANIN RİZE KÖKENLİ OLDUĞUNA BAĞLAYABİLİRİZ.

mustafa bakyr 
 23.06.2011 8:46
Cevap :
Sadece bir-iki olayı değil, bütün olayları üst üste koyarak değerlendirmek gerekir. Ayrıca size katılıyorum, ben de FB'nin Sivas'ı hep yenmesini eleştirdim zaten :) Rize'liler Trabzon'lularla rekabet içindedir, bunu iyi bilmeniz gerekirdi. Selamlar..  23.06.2011 11:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 293
Toplam yorum
: 469
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1060
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster