Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
231
 

Fenerbahçe'nin sayılmayan golü

Fenerbahçe'nin sayılmayan golü
 

buz gibi gol ama.. futbolda bunu kabullenmek gerekir.


Aslında buna her maçta verilmeyen penaltıları, ofsaytla kesilen (ve devamında Fenerlilere göre %100 gol olacak) atakları, rakibin lehine verilen bütün kararları vb. eklemek lazım.

Öyle ya.. Fenerli değilsen, muhakkak Fener düşmanısındır! Aleyhine verilen her kararda muhakkak bir kasıt ve/veya düşmanlık yatıyordur!

Ya da her maç aslında senin hakkındır ama puanları hep -sadece- bu yüzden kaybediyorsundur.

Dün akşam da Manisaspor ile Kadıköy’de karşılaştı Fenerbahçe. Manisaspor özellikle ilk yarıda harika bir futbol resitali sundu. Sahanın her yerinde yardımlaştı, topun olduğu bölgede çoğaldı, ayağa pas yaptı, koştu, pres yaptı, topu alan her Fenerbahçeli futbolcuya anında bastı, yüzünü döndürmedi, organize ataklar yaptı.

Ama gelgelelim maç 90+4’teki hakem hatasıyla sona erdi.

Fenerbahçe'nin kalecisi Volkan Demirel, son dakikada ofsayt gerekçesiyle sayılmayan gol nedeniyle karşılaşmadan sonra isyan etmiş: "Hakemler son dakikaya kadar mükemmel bir maç yönetti. Ancak son dakikada verilmeyen golümüzle ilgili hakkımızı arıyorum. Semih pozisyonda görünmüyor bile. Birisinin bana bunun cevabını vermesi lazım. Yeter artık. Hakikaten yeter artık... Her gün anamız ağlıyor bazı şeylerle uğraşmaktan. Hiç olmazsa bizim hakkımızı yemeyin.”

Hemen söyleyelim; pozisyonda ofsayt olmadığı düşüncesindeyim, yani goldü. Burada bir sıkıntı yok. Sıkıntı; bu tür “amigo futbolcuların” bu tür söylemleri ile farklı renklere gönül verenleri düşmanlığa tahrik etmeleridir. Kendi hatalarını başkalarına yükleyerek cinlik yapmalarıdır.

Ama asıl sıkıntı; bu camianın büyük bir kısmının bu tür söylemlerle beslenmesidir. Sadece kendisine yapılan yanlışları görebilme yeteneği/ inadı/ kabullenmezliği yüzünden, sürekli olarak kendilerine haksızlık yapıldığı edebiyatı ve ruh hali ile yaşamayı seviyor olmasıdır. Bunun, yönetiminden başlayarak hemen bütün camiasına yayılmış ve yerleşmiş bir düşünce biçimi haline gelmiş olmasıdır.

Sporun, içinde güzelliklerin yanı sıra yanlışları ve hataları da barındırdığını görebilmek ve kabullenebilmek bir erdemdir.

Önce kendisini özeleştiriye tabi tutmak, neyi ne kadar hak ettiğini sorgulamak bir erdemdir.

Başkalarını yargılarken, kendi lehine yapılan hataları da terazinin diğer kefesine koyabilmek bir erdemdir. 

Bu erdemlere sahip olmayanlar, sürekli haksızlığa uğrayan ve düşmanlık yapılan kesim olduklarını düşünmekten ve mağdur olan rolünü oynamaktan başka bir şey yapamazlar.

Volkan Demirel “Hakemler son dakikaya kadar mükemmel bir maç yönetti” derken, herkesi aptal sanıp aklı sıra cinlik yapıyor. Yani bir yandan hakemleri takdir edebildiğini gösterirken, diğer yandan Kahe’ye yapılan harekete penaltı verilmemesini saklıyor.

Fenerbahçeliler hatırlayacaklardır; yakın geçmişteki bir sezonda 3-0 BJK’nin kazandığı maçtan sonra, 0-0 iken verilmeyen penaltıları verilseydi 1-0 öne geçeceklerini (sanki penaltı gol olmuş gibi) ve skorun asla 3-0’a gitmeyeceğini söyleyerek isyan etmişlerdi.

Dün maçın hemen başında Fenerbahçeli Bekir'in, Kahe'ye yapmış olduğu hareket de net bir penaltıydı.

Şimdi 3-0 kaybedilen BJK maçı sonrasındaki isyanı, bu pozisyonu ve bu pozisyonu dile getirmeyen Volkan Demirel’i tekrar düşünün. Nasıl bir sonuca ulaştınız?

Bir de, biraz önce sıraladığımız erdemleri düşünün?

Aslında bu tür hatalar her zaman olur. Örneğin bir Ankaragücü maçında 90+3'te Özer Hurmacı yarım metre kale içinden çıkarmıştı A.Gücü'nün golünü ama hakem golü vermemişti.

İlk yarı boyunca rakibinin güzel oyunu karşısında çaresiz kalacaksın, ikinci yarıda 40 dakika 10 kişi oynayan bir takıma gol atamayacaksın, maçın başında gözünün önünde Kahe’ye yapılan penaltıyı hiç söylemeyeceksin, başka takımların başına gelince “hakemler hata yapabilir” diyecek ama sana hata yapılınca “yeter artık!” diyeceksin??

İşin kötüsü, neredeyse hep beraber buna inanacaksın??

Bir maç da rakibi tebrik edin, “ama”sız, “fakat”sız, “ancak”sız, kıvırmasız!

Deneyin, spor böyle güzeldir.

Başka bir örnek:

Fenerbahçeli bir yazarımız daha ilk lig maçında hakemi eleştiriyordu. Düşünsenize, daha ilk lig maçı! Sezona böyle giriyordu objektif(!) yazarımız. Doğru, Yunus Yıldırım, Orduspor ceza alanı içinde Stancu’nun, Caner’e yapmış olduğu müdahalede penaltı kararı vermeliydi. Ancak daha ilk haftada koca maçın bütününde olanları bir yana bırakarak bu pozisyondan bahsetme gereği duyan yazarımız, aynı hakemin Yobo’nun Culio’ya yapmış olduğu harekete tartışmasız net bir kırmızı kart göstermesi gerektiğinden bahsetmiyordu..

İşte bu zihniyettir sıkıntı olan..

Kendine yapılan haksızlıkları gündeme getirmek için, kavgaya hazır, pusuda beklemektir. “Ama”, “fakat”, “ancak” vb. ile başlayan spor düşmanlığıdır, hazımsızlıktır.

Mağduru oynamanın genlerine yerleşmiş olmasıdır.

Kendileri gibi düşünmeyen herkes mutlaka haksızdır, mutlaka düşmandır!

Öyle ya.. Fenerli değilsen, muhakkak Fener düşmanısındır! İster Federasyon ol, ister hakem ol, ister medyada ol, istersen taraftar ol, düşmansındır kardeşim! Neden düşmansındır? Onu sorgulamaya ne hacet, düşman olduğun için de yine sen suçlusundur!

Muhteşem bir psikoloji!

Düşmanlarının çokluğuyla övünmek.

Sürekli haksızlık yapılanı oynamak, ağlamayı da saldırmayı da atbaşı sürdürmek.

Ancak..

Hakem hatalarından önce kendimizi sorgulamanın ve adil düşünmenin zamanı gelmedi mi?

Hakem hatalarının bu oyunun bir parçası olduğunu kabullenmenin zamanı gelmedi mi?

Hakem hatalarının sadece sana yapılmadığını görmenin zamanı gelmedi mi?

Rakiplerin hakkını teslim edip tebrik etmeyi öğrenmenin zamanı gelmedi mi?

“Hep ben yenmeliyim, mutlaka yenmeliyim, her ne olursa olsun ben yenmeliyim, yenemezsek ölürüm, yenemezsem mutlaka benim dışımda bir sebebi vardır” psikoloji bugünlere gelinmesinde ana etken değil mi?

46 bin Fenerbahçeli kadın ve çocuğun ellerinden öperim..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 293
Toplam yorum
: 469
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1058
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster