Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1947
 

Fenerbahçe'ye küfreden spor yazarı kim?

Fenerbahçe'ye küfreden spor yazarı kim?
 

Saatçi yanlış yaptı evet.. Peki ya Osman Tamburacı ve aleni bir şekilde tempo tuttuğu küfürler?


Neymiş efendim Ercan Saatçi‚ bir dost sohbetinde Galatasaray´a küfretmiş..

Üstelik te "off the record" sandığı(!) bir ortamda.. Yani "kayıt dışı" diye düşündüğü bir ortamda..

Peki kabul.. Zaten bunu kimse inkar etmiyor‚ kendisi de kabul ediyor ancak bir soru soruyor aynı zamanda..

"Taraftarlık delikanlılığınıza güvenerek soruyorum‚ hanginiz bir başka rakibe küfretmediniz?" diyor..

Bu da doğru.

Her Fenerbahçeli GS´ye‚ her GS li de Fenerbahçe´ye hayatlarında en az bir defa küfretmiştir mutlaka..

Küfretmek önemli değildir nihayetinde‚ küfreden kişinin kimliği ve niteliği önemlidir esasen.

Yani Balat´taki bir kahvehanede küfreden Tornacı Hasan ayrıdır‚ Polat Holding´in veya Koç Holding´in üst düzey bir yöneticisinin küfretmesi ayrıdır.

Daha da yani "köpek insanı ısırırsa haber değeri yoktur ancak insan köpeği ısırırsa en bomba haberdir" sansasyonel kriterlere göre.

Bu doğrultudan hareketle son günlerin sıkça yaşanan tartışmasına biz de dühul olmak istedik..

Aslında dühul olmaya da gerek yoktu‚ çünkü günümüz Türkiye´sinde yaşayan her insan bir şekilde futbolu ve kamuoyunu takip ettiği zaman bazı konuları da hatırlıyor akabinde.

Ercan Saatçi ve Metin Özülkü´nün görüntülerini "servis eden" Selim Sırrı Bayer´in burada yaptığı işin meslek etiği ve ahlakına uygunluğunu sorgulamak lazım aslında ancak o olaya daha sonra değinelim..

Hiç lafı uzatmayalım‚ direkt konuya girelim.

Dikkat ederseniz hep Ercan Saatçi ismi üzerinde yoğunlaşıldı.

Amaç burada Ercan Saatçi´nin bir medya kuruluşundaki görevinden ayrılmasını sağlamak. Ve nitekim bunu dün itibariyle dile getirdiler‚ yaptıkları açıklamayla birlikte.

Bizim bu konudaki tahminimiz‚ mutlaka Ercan Saatçi veya o çevrede birilerinin elinde bunlara ait bir başka görüntü var‚ "yayınlanmasını istemedikleri."

Veya bir haber var‚ gündeme gelmesinden çekindikleri.

Buna karşılık da böylesine adice bir oyunun içerisinde rol alıyor herkes kendince. Kimi başaktör‚ kimisi figüran‚ kimisi de "perde arkası"

Şimdi gelelim asıl konumuza..

2004-05 sezonunun şampiyonluk sürecine giden yolunu hatırlıyorsunuz mutlaka. Kadıköy´de GS´yi Nobre´nin golüyle 1-0 yenen Fenerbahçe‚ o sezon şampiyon olmuştu.

Ve işte o maçtan önce de bir Alman ve Fransız kanalı olan ARTE‚ Fenerbahçe-Galatasaray Belgeseli diye bir programın çekimlerini yapmıştı çeşitli mekanlarda. İstanbul´da Galatasaraylıların yoğunlukta gittiği bir mekanda‚ oradaki taraftarların maç günü coşku görüntülerini de bu belgeselde kullandılar. Öyle gizli kamerayla falan değil. Öyle "off the record" olayı da değil..

Açık açık‚ bilinçli..

Yani çeken de bilinçli‚ çekilen de bilinçli.. Kamera önü de canlı‚ arkası da canlı.. Herkes ne söylediğini biliyor ve açık açık söylüyor‚ hangi anlama geleceğini bilerek yani..

İşte bu mekanda‚ spor kamuoyunun yakından tanıdığı bir başka isim daha var. Ekranların renkli siması‚ sık sık sansasyonel fikirleriyle gündeme gelen birisi.

Tıpkı Ercan Saatçi´nin Fenerbahçe´ye gönül vermesi gibi O da kendine Galatasaray´ı seçmiş takım olarak‚ kendi tercihidir kimseyi ilgilendirmez.

Osman Tamburacı ´dan bahsediyoruz..

İşte bu belgesel görüntülerinin 29‚20 dakikasında kameralar‚ o mekandaki taraftarları çekerken tempo tutulmaya başlanıyor‚ Fenerbahçe marşı "değişik bir versiyonda" söylenmeye başlanıyor hep bir ağızdan.

Kameralar bir anda Osman Tamburacı´ya çevriliyor‚ kameraların kendisini çektiğini biliyor‚ gülümsüyor‚ poz veriyor‚ tebessüm ediyor‚ tempo tutuyor‚

Ve tahmin edeceğiniz gibi O da "küfrediyor"

Eee‚ ismi Ercan Saatçi olunca insanlar tepki duyup özür metinleri yayınlanmasını isteyecekler de‚ Osman Tamburacı olunca neden kimse sesini çıkarmayacak?

Üstelik Fenerbahçe Spor Kulübü´nün özür dilemesi bekleniyor bu "münferit" olaydan ötürü‚ aymazlığa bakın..

Madem bir deli‚ kuyuya taş attı‚ herkes uğraşıyor..

Bir taş ta biz atalım o halde..

http://video.google.de/videoplay?docid=8398273975212343792

Buyrun.. 29‚20. dakika ve civarını izleyin..

Haaa bu arada bir de talep‚ haddimiz olmayaraktan..

"Galatasaray Spor Kulübü‚ hemi de resmi internet sitesinden özür dilesin. Çünkü taraftarı aleni bir şekilde Fenerbahçe´ye küfrediyor. Ahan da belgesi"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Pardon ya.. Gerçekten özür.. Küfretmek ayrı, tempo tutmak ayrı.. Haklısınız ağzıyla söylemiyor ama destekliyor hareketleriyle. Durum böyle olunca da eleştirilmez oluyor değil mi? Küfretmemiş oluyor ve de onaylamamış oluyor? Eee peki o alkışlarla destek olma, tebessüm etme ve o ortama ne demeli? Ayrıca bu yazıda bizim anlatmak istediğimiz ne? Siz bu yazıyı okuyarak, özümseyerek, ne söylemek istediğimizi anlayarak mı bu yorumu yazdınız yoksa "ya ben de bir iki karalayayım" mı dediniz? Nedir yani? Osman Tamburacı veya başkası, her kim olursa olsun. Bizim itirazımız bu isimlere değil ki zaten. Bu olayları aymazlığa dönüştürenlere, rant elde etmek isteyenlere, böylesi dost meclisi sohbetleri üzerinden kendi ikballerine devam edenlere, dahası başka kulüplerden özür bekleyen "özürsüzlere.." Bilmem anlatabildim mi?

Mahmut Coşkun 
 03.11.2009 15:59
 

Sonra tekrar seyret filmini. Adam eliyle tempo tutuyor sadece. Durumun iyi değil bir an önce göz ve kulak doktorlarına göster kendini.

Eşit Ağırlık 
 03.11.2009 13:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 1571
Kayıt tarihi
: 12.11.08
 
 

1973 doğumluyum, İstanbul'da ikamet etmekteyim. Özel sektörde görev yapmaktayım. Yaklaşık 5 yıldır..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster