Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '06

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
916
 

Ferdi ve ayıp

Ferdi ve ayıp
 

Bu gün bir yardıma ihtiyacı olan kişi için eylem günü ilan edildi... Ferdi.

22 yaşında ve bir hastalıkla boğuşmak zorunda olan bir genç... El birliği ile bir şeyler yapabilmenin telaşına düşmüş bir çok yüreği sevgi dolu insan... ve "amacı dışında" kullanılan bir günlük sayfası... Sosyal bir yardım yapabilmek adına bir eylemin zemininin burada oluşmuş olması esasında ne kadar duyarlı insanlar olduğunu da gösteriyor bir bakıma... Çok ama çok güzel bir duygu...

Bu noktada benim değinmek isteyeceğim olay ise çok farklı... Daha önce de bir çok tekil olayda el birliği ile bir şeyler yapma çabası... Sadece ismini hatırlayabileceğim Burçak Çerezcioğlu var, o da çok yakından tanıdığım bir kişi olması dolayısıyla... Hatırlarsınız belki Mavi Saçlı Kız diye kendi günlükleri de basılmıştı...

Bu kadar bireylerin toplumsal desteğe "muhtaç bırakılması" beni rahatsız eden... Hala bu toplum içerisinde elle tutulan bir şeyler var olduğunu göstermesi açısından güzel ama, yardımcı olmak istemeyen insanların bulunduğu ortamlarda bu insanların yok olmaya mahkum bırakılmışlıkları...

Sosyal bir devlet Türkiye Cumhuriyeti... Mustafa Kemal'in Halkçılık ilkesiyle 6 Ok'un içerisinde kendisine yer bulan bir kavram... ve Türkiye Cumhuriyeti Atatürk İlke ve Devrimleriyle idare ediliyor diye hala kendimize yalan söylüyoruz...

Burada benim karşıma çıkan, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sosyal tarafının ne kadar öldürülmüş olduğu... Daha önce bir engelli arkadaşımızın blogunda bahsettiği hakların ellerinden alınma çabasının da arkadan geleceği... Sosyal bir ülkede bir kişinin sağlık giderlerinin karşılanamaması gibi bir şeyin olmaması gerekiyor... Ancak Sosyal Güvenlik dediğimiz olay tamamen yok edilmek üzere... Nasıl mı?

-Sosyal sigorta kurumlarına primlerini ödemeyip, değişik iktidar zamanlarında affa uğrayan özel sektör sayesinde;

-Hiç bir ihtiyacı olmamasına rağmen hastaneleri kendi ilaç depoları olarak gören zihniyetler sayesinde;

-Döner sermayeden daha fazla pay almak için hastalara parası olmadan hiç bir hastaya bakmama isteği nedeniyle;

-Döner sermayeden gelen parayı taban maaşlarına yansıtarak, hastanelerin "kar kapısı" olmasını engellemeyen sendikalar yüzünden;

-Sendikaları çalışmak zorunda bırakmayan çalışanlar yüzünden;

-Günü kurtarmak amacında olan zihniyetler yüzünden;

-"benim memurum işini bilir" mantığını hayatlarına adapte edenler yüzünden...

Farkındamıyız bilmiyorum ama çok zengin bir ülkede yaşıyoruz... bu zenginliği kalıcı ve herkese sağlık noktasına getirmek için çalışmak gerek diye düşünüyorum... Tüm sendikaların ve sivil toplum örgütlerinin işlevleri dışına çıkartılmasını ve işlevsiz kılınmasını ortaya çıkartmak üzere hep birlikte, sivil toplum örgütlerine üye olup Türkiye Cumhuriyeti Devletinin gerçekten Sivil Sesini duyurmak gerekiyor diyorum...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hükümetimiz, devletin sosyal olan yönünü ve görevini, anayasaya aykırı bir biçimde, yerel yönetimlere devretmeye çalışıyor... kısmen köhne bir yapı sergilemesine; uygulamada bir çok sorunun kaynağı olmasına ve yıllardır bilgisiz yöneticiler ve bakanlar tarafından idare edilmesine rağmen hala önemini yitirmemiş bir kurum olan shçek' in koşullarını iyileştirmek, yönetim yapısını düzenlemek ya da hiç olmazsa uzmanların eline bırakmak yerine iyice işlevsiz kılmaya çalışıyorlar... neden? imf devleti küçültmek gerekir dedi... sosyal hizmet - çıkış noktası bu olmasına rağmen- yalnızca gönüllülüğe, bağışlara, iyiniyete teslim edilemeyecek kadar önemli bir 'devlet işlevi' dir... en azından anayasa da böyle yazıyor... girmeye çalıştığımız ab nin sosyal politika alanında ki uygulamalarını, diğer konularda olduğu gibi uyarlamaya çalışmak yerine tamamen amerikan modelinin (onlar müracaat edene, ihtiyacı olana client, müşteri der)uygulamaya konmasına uğraşmak da bir çelişki değil mi... üzülüyorum...

Topestotitanik 
 12.12.2006 19:24
Cevap :
SHÇEK de görev yapan bir psikolog olarak sadece 0-18 yaş anayasal olarak devletin korumasındadır diyebilirim. Diğer konular kanuni olarak benim için yoruma açık değil. Sevgiyle...  13.12.2006 12:20
 

söylediklerine katılıyorum.gerçekten türkiyede birşeyleri başarmak çok zor.bir haftadır ferdi için verdiğim mücadelede nelerle karşılaştığımı tahmin bile edemezsin.ayrıca ferdiye destek olduğun içinde teşekkür ediyorum. sevgilerimle...

Açelya ÜLGENAY 
 11.12.2006 18:06
Cevap :
Tahmin ederim, üzülerek söylüyorum... Elimden geldiğince bir şeyler yapmaya çalıştım sadece... Bunun yanında benim asıl istediğim herkes için sağlık... İnsanların kurtuluşları "iyi niyetli" insanların çabalarına kalmamalı... Hadi Devleti aşıyor diyelim -ki aşmaz-Türkiye'de insanların sosyal mastürbasyon yaptığı o kadar dernek ve vakıf varki... çoğu zaman yardımların nereye gittiği belli olmayan... Çözüm var ama çıkarlar çatışıyor... arada insancıklar acı çekiyor... Sevgiyle...  11.12.2006 19:56
 

Bir ulkede maliye bakani saglik sigortasi icin fon ayirmadigini soylerse sosyallikten nasil bahsedebiliriz? Insanlar yillarca odedikleri sigortanin karsiligini alamiyorlar. Bu sartlarda hayatta kalmamiz bile sans. Yine de yardim icin biraraya gelen insanlari gormek guzel. Demek ki hala elini vicdanina koyan insanlar var. Insallah insanlarin yardim etme gudusu bir saman alevi gibi yok olmaz. Yaklasimini cok begendim, keyifle okudum. Elinze saglik...

Hasan ARSLAN 
 08.12.2006 0:15
Cevap :
Kesinlikle hayatta kalmamız şans... Bir taraftan eğer çok üzerlerine gidilirse insanlar ellerini vicdanlarının üzerine koymaktn vazgeçecekler ve işte o zaman bu toplumun tamamen çözüldüğü zaman olacak... Ondan korkum... Sevgiyle...  08.12.2006 12:06
 

yazdıklarına kelimesine, virgülüne kadar katılıyorum... yönetim kademesinde yapılan yanlışlar öyle aşikar ki... amaaa dönüp halka baktığımızda, yönetimle pek fark göremiyorum... anasını babasını sağ göstererek maaşını alıp sağlık olanaklarından faydalananların sayısı az mı? Ferdi'lerin bugününde onların suçu az mı? O zaman "vur abalıya" yerine tam da sizin dediğiniz gibi sivil örgütlenmelere bilinçli bir şekilde ağırlık vermek...

Feyhan 
 07.12.2006 21:52
Cevap :
Toplumlar layık oldukları şekilde yönetilirler sözünü burada yaşıyoruz... Azınlıkta kalsak da bizler artık layık olduğumuz herşey için çaba gösterip, bizim çabalarımızı olumsuza çevirmek için içimize sokulan işlevsizleştirme mekanizmalarına izin vermememiz gerek... "Deli olmak" gerek.... Sevgiyle...  08.12.2006 10:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 576
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 1784
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

İnsanın kendisini anlatması zor. Beykoz, Saint Benoit, Psikolog. Bu kadar... Detay gerekiyors..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster