Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '12

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
226
 

Fethedilemeyen şehir İstanbul

Fethedilemeyen şehir İstanbul
 

Çamlıca tepesi'ne dikilecek olan cami Mihrimah Sultan Cami'nin' sadeliğini ruhunu taşıyabilecek mi? Yoksa Fatih'in İstanbul'unu yok mu ediyoruz?


Bu şehir aslında hala fethedilmeye çalışılıyor, onun sahibi var mı? Bana sorarsanız yok... Her fetheden bir yabancı. Sahibi benim ben aldım dese de... O kendi kimliği içinde ulaşılamaz bir yerde nasıl fetih edilsin ki...

 Kaç yaşında acaba?  2000 yaşından fazla olduğunu biliyoruz. Bastığımız topraklarda bir sürü ata bir sürü din bir sürü uygarlık yeşermiş ve solmuş...

 Hepsinden izleri hiç umulmadık bir yerde bazen bir çiçek de bazen içtiğimiz bir bardak çayda, çocuğumuzun omuz silkişinde bile görmek mümkün. İzleri sürmek için devasa tarihi yapıtlara ihtiyacımız yok. 2000 yaşında bir şehir, dinler, uluslar üstü bir saygıyı hak ediyor diye düşünüyorum.

 Bizler bu şehre iyi bakıyor muyuz? Ya da iktidarlar sevebilirler mi? Yoksa sadece fethedip, elemi geçirirler. Fatih aldığı şehre saygılı davranmış, ismine bile dokunmamış.

 Bugünün fatihleri ise her seçilişlerinde sokak isimlerine varana kadar değiştiriyorlar. Uluslararası bir kurul, bir mahkeme olsa bu kadar şehrine kötü davranan bir devletin eline bu şehri bırakır mıydı?

 Sahilini doldurup betona çevirdik, kumsal sesi yok artık... Deniz kıyısına, denizi çok sevenler (ülkesini seven denizini de sever) adına devasa otoparklar diktik. Denizin seyrine arabalar ve yanındaki İSKİ binasının  çalışanları bakıyorlar...

 Şehir planlamacıları, bu kadar hızla büyüyen bir şehir kimin olursa olsun yapılacak fazla bir şey yoktu, çirkin sonuç kaçınılmazdı diyor. Hayatta kaçınılmaz olan tek şey ölüm,  ondan da kaçabildiğimiz kadar kaçıyoruz.

 Bilim var, tespit var, büyüme tahminleri var. Ama iktidarları denetleyecek, kurumlar var mı? Yapılan bilimsel çalışmalar hayata geçirileceğine raflarda tozlanmaya terk ediliyor. Kimsenin umurunda değil çünkü. Her iktidar bu şehri tekrar fethediyor, hepsi birer fatih. Aralarında siyasetler üstü bir birlik var, uzlaşma var şehrin kimliğine saygı yok.

 Oysa biz iktidar olmayanlar her yıkıp, tekrar yaptığınız şey için ağlıyoruz… Kaybolan çocukluk anılarımıza ağlıyoruz... Yaşarken ölümüzü görüyoruz, koyacak bir mezarımız bile yok. Sadece tarihin sıcak kollarına kendimizi atıyor ve diyoruz ki ne kadar canımızın yandığını çocuklarımıza mutlaka anlat.

Alev KOYAŞ YETGİN

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 734
Kayıt tarihi
: 19.07.12
 
 

1990'lı yıllar bir reklam satış elmanı için  hala pikajla montajın yapıldığı, dergi bağlanana kad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster