Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '12

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1127
 

Fetih 1453, on milyon seyirci bulur...

Fetih 1453, on milyon seyirci bulur...
 

Daha filmin ilk on dakikasını izler izlemez, çıktığı günden beri  yapılan olumsuz yorumlara “yuh” dedim. Nedense insanlar elde edilmiş bir başarıyı tebrik edeceklerine, onu dibe çekmeye çalışıyorlar.  Filmin savaş sahnelerinin Hollywood’u aratmamasının yanında çekimler için bu ne kadar çok çalışıldığı belli oluyor.

Amerikalılar Yüzüklerin Efendisi’ni çekerken ayakta alkışlıyorlar da, Hollywood’a bakışla çok az bir bütçeyle böylesine harika bir filme neden tahammül edemiyorlar anlamış değilim!

Dediğim gibi filmin görsel efektleri  Hollywood’u aratmıyor.  Birkaç gemi sahnesi dışında hiçbir şey sırıtmıyor. Savaş sahneleri görsel bir şölen adeta. Yüzüklerin Efendisi ya da Cennetin Krallığı filmlerindeki savaş sahnelerini aratmıyor. En az onlar kadar başarılı. Ayrıca figüranlar abartı değil, söylendiği kadar var. Asker sayısının çoğaltılması da hiç belli olmuyor.

Daha sonra toplar ve savaş kuleleri harika bir şekilde aktarılmış. Onlarda da hiçbir sorun yok. Yanı sıra bence ilk defa bir Türk filminde müzik bu kadar güzel kullanılıyor.

Figüranların bile bu film için kılıç kullanma dersi aldıkları belli. Bu filmi izlemesem biz Türklerin kılıç kullanmayı unuttuklarını düşünürdüm.

Aynı zamanda konuyu anlatım şekli çok güzel. Tarih kitaplarında olduğu gibi her şey sadece Fatih Sultan Mehmet Han’ın ağzından anlatılmıyor. Ulubatlı Hasan karakterini başrolde kullanmak filme çok hoş bir hava katmış.

Ayrıca Padişah Muhteşem Yüzyıl filmindeki gibi aşağılanmıyor, aksine olması gerektiği gibi yüceltiliyor. Gerçekten de Fatih Sultan Mehmet’e harika bir karakter çizilmiş. Her şey olması gerektiği gibi, ortada çok güçlü, kararlı ve ne yaptığını bilen bir padişah var.

İnsanların bu filmi ne kadar sevdiklerini ve ne kadar merak duyduklarını anladım. Öncelikle gişe rekoru kıracağı aşikar. Salonlar tıklım tıklımdı. İnternetten bilet bulmakta oldukça zorlandım. Filmi izlediğim salonda, bazı sahnelerde etraftan ağlama sesleri duydum. Film insanları gerçekten etkiledi. Şahsen, benim milli duygularımı harekete geçirdi.

Aynı heyecanı önümde oturan yaşlı bir teyze de paylaşıyordu. Yaşının en az altmış olmasına rağmen salondaki herkesten çok daha heyecanlı bir şekilde izledi filmi. Topları döken Urban’ın öldüğü sahnede “Aha, bu da gitti be!”dedi. Ulubatlı Hasan’ın İtalyan komutanla dövüştüğü sahnede resmen ayağa kalkıp alkışladı. Elbette yanında oturan kızı da onu film boyu dürtmek zorunda kaldı.

Kısacası film şimdiden beğenildi. Salonlar doldu, yerler alındı ve merakla izlenmeye başlandı. Ben hiç kimsenin bu filme gittiğinden dolayı pişmanlık duyacağını düşünmüyorum.

FİLMDEKİ EN GÜZEL 3 SAHNE

      -Ulubatlı Hasan ile Şovalye Justiniani'nin finaldeki hesaplaşması

      -Ulubatlı Hasan’ın  sancağı diktiği sahne

      -Fatih Sultan Mehmet Han’ın, babasının onu sevmeyim ne kadar üzüldüğünü hatırlayarak oğlu Beyazıt’ı kuşatmaya gitmeden önce ilk kez sevmesi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 4374
Kayıt tarihi
: 24.01.12
 
 

Yazar- "Doğunun Yedi Muhafızı" Twitter: https://twitter.com/Fuanduka ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster